• Hemorajik Septisemi/Ölü/Ölmekte Olan Balıkta Derialtı Kanaması

    Geçenlerde Olcay Hocamız'ın yaşadığı trajediden (Bkz. http://www.akvaryumportali.com/forum...topic=2568.120 ) sonra "Hemorajik Septisemi/Sepsis" hakkında bir yazı yazmaya karar vardim... Aşağıda bu yazıyı bulacaksınız...

    Balıklarda deri altı kanamalarının iki sebebi olabilir... Bunlardan ilki çarpma ve darbeler sonucunda ortaya çıkan kanamalardır... Bunların balığınızın kendisi dışında hiçbir zararı yoktur... Diğeri "sepsis" adını verdiğimiz durumun göstergesi olan kanamalardır... Sepsis, bir canlının vücudunn çok büyük bir kısmının bakteriler ya da virüsler tarafından istila edilmiş olması durumudur...

    Çarpma/darbe sonucu yaralanmalar ile sepsis kaynaklı deri altı kanamaları ayırmanın kolay bir yolu vardır... Yaralanmalarda kanamalı bölgenin üzerinde ezik, çizik ya da sıyrılma gibi bir durum olmalıdır... Sepsis'de erken dönemde kanamalı bölgede deri üzerinde belirti yoktur, geç evrede ise ölü balığın çürüdüğünde deri ne hal alıyorsa öyle bir durum söz konusu olur... Adeta (ki aslında adeta değil gerçekten öyledir) kanamalı bölgenin üzeri çürümüş et gibi görünür... Diğer bir ayırıcı husus da yaralanmalarda kanamanın çok dar bir alan ile sınırlı kalması gerekir... Sepsisde ise kanam yaygındır, balığın hem başında hem kuyruğunda, hem solungacında hem başında, hem sağında hem solunda aynı anda olabilir...

    Balıklarda sepsis genellikle deri, yüzgeç, kas, kalp, böbrek, karaciğer, dalak, bağırsak ve beyin tutulumu ile karakterizedir... Bazı balıklarda birincil tutulum alanı beyin olabilir... Bu durumdaki balıklar genellikle havale geçirip başka belirti olmaksızın, hızlı bir şekilde yani aniden ölürler...

    Sepsisin iki nedeni vardır: Bakteriler ve virüsler...

    BAKTERİYEL SEPSİS:



    Bakteriler özellikle dirençsiz yakaladıkları ve/veya yatkınlığı olan canlılarda sepsise neden olurlar... Sepsise neden olabilecek bakterilerden belli başlı bir kısmı sadece kendini deri altı kanamaları ile gösterir... Bunlar -önem ve kaşılaşılabilirlik sırasına göre- Aeromonas hydrophila, Pseudomonas fluorescens, Vibrio sp., Edwardsiella tarda, Edwardsiella ictaluri, Aeromonas salmonicida, Streptococcus iniae...

    Şimdi bu bakterileri, özelliklerini ve ilişkili oldukları hastalıkları inceleyelim...

    Aeromonas hydrophila



    Çoğu tatlı su türünü etkileyen ve genellikle stres ve aşırı kalabalıklığı fırsat bulan bir bakteridir... En önemli bulgusu derialtı ve yüzgeçlerde kanamadır... Bunun yanı sıra ağızda ve kaslarda da kanam görülebilir... Deride çürüme şeklinde yaraların bulunması da bulgulardan biridir... Bunların dışında gözler ve karın şişebilir... Temelde karın şişliğinin nedeni böbrek ve dalağın büyümesi/şişmesidir... Hastalık su ya da hasta balık yolu ile bulaşmaktadır... Japon balıkları başta olmak üzere tüm sazansılar bu bakteriye karşı çok hassatır ancak bu bakteri diğer tatlı su türlerini de etkileyebilir...

    Derisinde çürüme öncesi çıkıntılar oluşan bir sazan



    Karınında şişlik oluşmuş bir japon balığı



    Deri altı kanmaları ve derisinde çürüme olan bir tirsi balığı




    Aeromonas hydrophila insanda da temas edilen yüzeylerde deri/derialtı lezyonları oluşturabilir:

    Kol - Miyonekroz



    Kol - Selülitit



    Bacak - Ektima gangrenozum




    Aeromonas hydrophila içme sularında çok az miktarda yani enfeksiyona neden olabilecek dozun çok ama çok altında bulunabilir... Kaynak: http://www.ankemdernegi.org.tr/ANKEM..._Ek2_17_20.pdf

    Aeromonas hydrophila klorlamaya nispeten daha dayanıklıdır... Kaynak: http://tmc.dergisi.org/pdf/pdf_TMC_292.pdf


    Pseudomonas fluorescens



    Pseudomonas fluorescens sepsisinin bulguları Aeromonas hydrophila'nınki ile aynıdır...

    Bağışıklık sistemi çökmüş kişiler (örneğin, kanser tedavisi gören hastalar) haricinde insanlarda hastalığa yol açmazlar...

    Pseudomonas fluorescens içme sularında çok az miktarda yani enfeksiyona neden olabilecek dozun çok ama çok altında bulunabilir... Kaynak: http://www.aquasu.com/evsel.htm

    Pseudomonas fluorescens klorlamaya nispeten daha dayanıklıdır... Kaynak: http://tmc.dergisi.org/pdf/pdf_TMC_292.pdf


    Vibrio sp.

    Özellikle V. alginolyticus, V. anquillarum ve V. salmonicida balıklarda sepsise yol açmaktadır... Vibrio sp. sepsisinin bulguları hemen hemen Aeromonas hydrophila'nınki ile aynıdır... V. anquillarum sepsisinde gözlerde de kanam olabilir... Bunların dışında V. damsela sepsisi tuzlu su balıkları olan Damselfish'lerde (Bkz. aşağıdaki resimler) derialtı kanama ve deri çürümelerine benzer bulgular ile kendini gösterir... Somon balıklarında ise V. salmonicida soğuk su ortamında sepsise yol açabilir...

    V. anquillarum kaynaklı gözlerde kanama



    Damselfish











    Çeşitli Vibrio türlerine içme sularında çok az miktarda yani enfeksiyona neden olabilecek dozun çok ama çok altında rastlanabilir... Kaynak: http://tmc.dergisi.org/pdf/pdf_TMC_292.pdf


    Edwardsiella tarda

    Edwardsiella tarda sepsisinin bulguları hemen hemen Aeromonas hydrophila'nınki ile aynıdır ancak bu sepsisten etkilenen balıklar değişiklik göstermektedir... Edwardsiella tarda daha çok kanal kedi balıklarını (Ictalurus punctatus) etkilemekle birlikte japon balıkları, Notemignus crysoleucas, iri ağızlı siyah levrek(Micropterus salmoides) ve Kedi/Cüce yayın balığı (Ameiurus nebulosus)'nı da etkilemektedir... Bunun yanı sıra Asya'daki çoğu yılan balığı da E. tarda sepsisine yatkındır... Hastalanan balıklar vücutlarının bir kısmının kontrolünü kaybedebilirler...


    Edwardsiella ictaluri

    Edwardsiella ictaluri sepsisinin bulguları hemen hemen Aeromonas hydrophila ve diğer bakterilerinki ile aynıdır ancak bu sepsisten etkilenen balıklar "fingerling" ve "yearling" kedi balıkları başta olmak üzere sadece kanal kedi balıklarıdır... Diğer sepsislerden ayırıcı olarak hastalığın ileri evrelerinde balıkların alınlarında yani gözlerinin arasında kalan boşluğun biraz yukarısında delik/derin yara benzeri bir lezyon oluşmaktadır...

    Fingerling Kedi Balığı



    Alındaki lezyon



    Karında şişlik




    Aeromonas salmonicida

    Aeromonas salmonicida japon balıkları ve koiler başta olmak üzere çoğu sazansıları etkilemktedir ancak diğer tatlı su balıklarının da etkilenmeriski bulunmaktadır... Aeromonas salmonicida sepsisi Aeromonas hydrophila ve diğer bakterilerden kaynaklanan sepsislerden farklı olarak daha çok kas dokusunu tutmaktadır... Bunu daha sonra deri de yaygın yaraların açılması izlemektedir... Derialtı kanama görülebilir de görülmeyebilir de... Bunların dışında iç organların şişmesine Aeromonas salmonicida enfeksiyonunda daha çok rastlanmaktadır...


















    Streptococcus iniae

    Diğer bakterilerden kaynaklanan sepsisler ile benzer bulgular taşır...


    VİRAL SEPSİS:

    Viral sepsisten sorumlu olan virüs VHSV (Viral hemorrhagic septicemia virus)'dir... Hastalığın bulguları bakteriyel sepsislere benzemekle birlikte gözlerde de kanama olması, hasta balıkta uyuşukluk halinin daha baskın olması ve vücut renginde belirgin koyulaşma ile farklılaşmaktadır...













    TEDAVİ:

    Bakteriyel hemorajik septisemi/sepsis de tedavi de mutlaka aminoglikozid grubundan antibiyotikler kullanılmalıdır... Bu antibiyotikler bakterilerin yaşamsal protein sentezinde rol oynayan ribozomlarını hedeflemektedir... Ancak bu antibiyotikler iç kulak ve yatay/yanal organda fonksiyon kaybına neden olabilirler... Bunu önlemek için tedavi sırasında Magnezyum ve/veya B vitamini takviyesi mutlaka yapılmalıdır...

    Aminoglikozid antibiyotikler üzerine ayrıntılı bilgi:

    Alıntı Neverlander Şu Kelâmı Etmiş
    ... Aminoglikozid antibiyotikler grubundan bir antibiyotiktir... Bu antibiyotiklerin hemen her omurgalı canlı üzerinde ciddi yan etkileri vardır... Bu yan etkiler arasında en önemlisi sinir sistemi üzerine olanlardır... Balıklarda üç önemli noktayı kapsamaktadır... Görme ve işitme duyuları ile yatay organ... Bu üçü arasında bir balık için en hayati olanı yatay organdır... Yatay organ balığın su içindeki konumunun bilgisine ulaşmaktan tutun da, yakınlarında neler olduğu bilgisini edinmesine, dengesini sağlamasına, suyun sertliği, sıcaklığı, vesaire gibi birçok konuda bilgilenmesine olanak sağlayan yegane organdır... Kısacası balığın su ile olan bütün ilikisini yatay organ belirler... Yatay organın yanında gözler bile kifayetsiz kalabilir bir balık için... Periferik sinie sistemine dahil olan yatay organ aldığı uyarıları beyne iletirken ve beyinden gelen emirleri alırken AMPA/NMDAR reseptörlerini kullanmaktadır... Bunlardan NMDAR reseptörlerine aminoglikozid antibiyotikler sahip oldukları amin grupları aracılığı ile bağlanır ve bloke ederler... Sinyal iletim yolundaki blok balığın çevresi ile olan iletişiminin kopmasına ve dengesini kaybetmesine neden olur... Dengesini yitiren balık için "ölüm" mukadderattır...

    Tabii aminoglikozidlerin yan etkilerinin ortaya çıkmasının iki yolu vardır... Bunlar doza bağımlı ve dozdan bağımsız yollardır... Doza bağımlı yol, basitçe yüksek dozda kullanıldığında istenmeyen yan etkilerin kesin olarak ortaya çıktığı durumu ifade etmektedir... Yani neomisin veya başka bir aminoglikozid antibiyorik içeren hiçbir karışım yüksek doz kullanılmamalıdır... Dozdan bağımsız yol ise, daha çok altta yatan genetik bozukluklar ile ilişkilidir... Bunlardan ilkinde, aminoglikozide maruziyet sonucunda -özellikle sinir hücreleri için hayati öneme sahip olan- F-aktin adı verilen proteinlerin yapısı bozulmaktadır... Bu proteinlerin hasara uğrayan kısımlarının tekrar eski hallerine ulaşmaları için yeniden sentezlenmeleri gerekmektedir... Bu sentez işlevinde rol oynayan diğer proteinleri kodlayan genlerdeki mutasyonlar sentezin gerçekleşememesine ve sonuçta F-aktin yapısının bozulup gitmesine neden olacaktır... İkinci olarak, aminoglikozid antibiyotikler de diğer antibiyoikler gibi bakteri hücrelerinde protein sentezini sonladırma özelliğine sahiptir... Ökaryot adını verdiğimiz ve biz insanlarında üyesi bulunduğumuz canlı grubundaki mitokondriler bakterileri fazlasıyla anımsatmaktadır... Mitokondrilerin kendilerine ait DNA'ları vardır ve sonırlı sayıda olsalar bile yaşamsal öneme sahip bir takım proteinler kodlamaktadırler... Mitokondri DNA'sında meydana gelen bazı mutasyonlar bakteri DNA'sını anımsatmakta ve aminoglikozid antibiyotiklerin hedefi haline gelmektedir... Bu durumda hücrenin enerji santrali olan mitokondriler ortadan kalkmaktadır... Sinir sistemi için enerjinin önemi açıktır ki sinirsistemi en çok enerji tüketen sistemdir... Sonuç olarak, F-aktin sentezinde rol oynayan genlerde ya da mitokondriyal DNA'da mutasyona sahip olan canlılarda aminoglikozid kullanımı ciddi sıkıntılara neden olacaktır... Balıkların bizim elimizdenolmadıkça aminoglikozidler ile karşılaşma ihtimalleri olmadığından gelişmleri sırasında bu koruyucu genlerde mutasyona uğramış olma ihtimalleri bulunmaktadır... Bu nedenle önerilen ilacın çok dikkatli kullanılması gerekmektedir... Özellikle kullanımdan sonraki dönemde balıkların bir veya birkaçında denge kaybı bulgusu olan sürekli dönme, hızlı hızlı yüzme, aniden dibe dalıp yukarı çıkma gibi hareketler fark edildiğinde derhal söz konusu ilaç ya da ilacı içeren yem karışımı kesilmeli ve akvaryuma bol miktarda magnezyum ya da yapısında magnezyum ihtiva eden B -özellikle de B12- vitamini verilmelidir...
    Kaynak: http://www.akvaryumportali.com/forum...hp?topic=556.0

    Başlıca aminoglikozid antibiyotikler:

    Streptomisin
    Gentamisin
    Kanamisin
    Neomisin
    Tobramisin
    Amikasin
    Netilmisin

    Viral hemorajik septisemi/sepsisin tedavisi yoktur... Yapılabilecek şeylerin başında balığın savunma sistemini güçlendirmek için multivitamin takviyesi gelmektedir...

    Hem bakteriyel hem de viral hemorajik septisemilerde havale riski çok yüksek olduğundan akvaryum suyunun sıcaklığı kesinlikle artırılmamalıdır... Yalnız soğuk su ortamında daha aktif olan bazı sepsis etmenlerinin (bkz. yukarı) tedavisinde su sıcaklığının artırılması gerekmektedir...

    Ana Kaynaklar:

    http://www.cichlid-forum.com/article..._bacterial.php

    http://www.americanaquariumproducts....Aeromonas.html

    http://ag.ansc.purdue.edu/courses/aq...s/bacteria.htm

    http://www.lsc.usgs.gov/fhb/leaflets/83.asp

    http://en.wikipedia.org/wiki/Viral_h...gic_septicemia
 
 
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96