Toplam 4 Sayfadan 1. Sayfa 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 45 sonuçtan 1 ile 14 arasındakiler gösteriliyor.
  1. #1
    Müdavim Üye
    Üye Tarihi
    22-11-08
    İsim
    Abdullah Üüzümcü
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    33
    Mesaj
    3,571

    Standart Hemorajik Septisemi/Ölü/Ölmekte Olan Balıkta Derialtı Kanaması Var mı?

    Geçenlerde Olcay Hocamız'ın yaşadığı trajediden (Bkz. Akvaryum Portalı - AKVARYUM PORTALI ) sonra "Hemorajik Septisemi/Sepsis" hakkında bir yazı yazmaya karar vardim... Aşağıda bu yazıyı bulacaksınız...

    Balıklarda deri altı kanamalarının iki sebebi olabilir... Bunlardan ilki çarpma ve darbeler sonucunda ortaya çıkan kanamalardır... Bunların balığınızın kendisi dışında hiçbir zararı yoktur... Diğeri "sepsis" adını verdiğimiz durumun göstergesi olan kanamalardır... Sepsis, bir canlının vücudunn çok büyük bir kısmının bakteriler ya da virüsler tarafından istila edilmiş olması durumudur...

    Çarpma/darbe sonucu yaralanmalar ile sepsis kaynaklı deri altı kanamaları ayırmanın kolay bir yolu vardır... Yaralanmalarda kanamalı bölgenin üzerinde ezik, çizik ya da sıyrılma gibi bir durum olmalıdır... Sepsis'de erken dönemde kanamalı bölgede deri üzerinde belirti yoktur, geç evrede ise ölü balığın çürüdüğünde deri ne hal alıyorsa öyle bir durum söz konusu olur... Adeta (ki aslında adeta değil gerçekten öyledir) kanamalı bölgenin üzeri çürümüş et gibi görünür... Diğer bir ayırıcı husus da yaralanmalarda kanamanın çok dar bir alan ile sınırlı kalması gerekir... Sepsisde ise kanam yaygındır, balığın hem başında hem kuyruğunda, hem solungacında hem başında, hem sağında hem solunda aynı anda olabilir...

    Balıklarda sepsis genellikle deri, yüzgeç, kas, kalp, böbrek, karaciğer, dalak, bağırsak ve beyin tutulumu ile karakterizedir... Bazı balıklarda birincil tutulum alanı beyin olabilir... Bu durumdaki balıklar genellikle havale geçirip başka belirti olmaksızın, hızlı bir şekilde yani aniden ölürler...

    Sepsisin iki nedeni vardır: Bakteriler ve virüsler...

    BAKTERİYEL SEPSİS:



    Bakteriler özellikle dirençsiz yakaladıkları ve/veya yatkınlığı olan canlılarda sepsise neden olurlar... Sepsise neden olabilecek bakterilerden belli başlı bir kısmı sadece kendini deri altı kanamaları ile gösterir... Bunlar -önem ve kaşılaşılabilirlik sırasına göre- Aeromonas hydrophila, Pseudomonas fluorescens, Vibrio sp., Edwardsiella tarda, Edwardsiella ictaluri, Aeromonas salmonicida, Streptococcus iniae...

    Şimdi bu bakterileri, özelliklerini ve ilişkili oldukları hastalıkları inceleyelim...

    Aeromonas hydrophila

    Çoğu tatlı su türünü etkileyen ve genellikle stres ve aşırı kalabalıklığı fırsat bulan bir bakteridir... En önemli bulgusu derialtı ve yüzgeçlerde kanamadır... Bunun yanı sıra ağızda ve kaslarda da kanam görülebilir... Deride çürüme şeklinde yaraların bulunması da bulgulardan biridir... Bunların dışında gözler ve karın şişebilir... Temelde karın şişliğinin nedeni böbrek ve dalağın büyümesi/şişmesidir... Hastalık su ya da hasta balık yolu ile bulaşmaktadır... Japon balıkları başta olmak üzere tüm sazansılar bu bakteriye karşı çok hassatır ancak bu bakteri diğer tatlı su türlerini de etkileyebilir...

    Derisinde çürüme öncesi çıkıntılar oluşan bir sazan



    Karınında şişlik oluşmuş bir japon balığı



    Deri altı kanmaları ve derisinde çürüme olan bir tirsi balığı




    Aeromonas hydrophila insanda da temas edilen yüzeylerde deri/derialtı lezyonları oluşturabilir:

    Kol - Miyonekroz


    Kol - Selülitit


    Bacak - Ektima gangrenozum



    Aeromonas hydrophila içme sularında çok az miktarda yani enfeksiyona neden olabilecek dozun çok ama çok altında bulunabilir... Kaynak: http://www.ankemdernegi.org.tr/ANKEM..._Ek2_17_20.pdf

    Aeromonas hydrophila klorlamaya nispeten daha dayanıklıdır... Kaynak: http://tmc.dergisi.org/pdf/pdf_TMC_292.pdf


    Pseudomonas fluorescens



    Pseudomonas fluorescens sepsisinin bulguları Aeromonas hydrophila'nınki ile aynıdır...

    Bağışıklık sistemi çökmüş kişiler (örneğin, kanser tedavisi gören hastalar) haricinde insanlarda hastalığa yol açmazlar...

    Pseudomonas fluorescens içme sularında çok az miktarda yani enfeksiyona neden olabilecek dozun çok ama çok altında bulunabilir... Kaynak: --AquaSu--

    Pseudomonas fluorescens klorlamaya nispeten daha dayanıklıdır... Kaynak: http://tmc.dergisi.org/pdf/pdf_TMC_292.pdf


    Vibrio sp.

    Özellikle V. alginolyticus, V. anquillarum ve V. salmonicida balıklarda sepsise yol açmaktadır... Vibrio sp. sepsisinin bulguları hemen hemen Aeromonas hydrophila'nınki ile aynıdır... V. anquillarum sepsisinde gözlerde de kanam olabilir... Bunların dışında V. damsela sepsisi tuzlu su balıkları olan Damselfish'lerde (Bkz. aşağıdaki resimler) derialtı kanama ve deri çürümelerine benzer bulgular ile kendini gösterir... Somon balıklarında ise V. salmonicida soğuk su ortamında sepsise yol açabilir...

    V. anquillarum kaynaklı gözlerde kanama



    Damselfish











    Çeşitli Vibrio türlerine içme sularında çok az miktarda yani enfeksiyona neden olabilecek dozun çok ama çok altında rastlanabilir... Kaynak: http://tmc.dergisi.org/pdf/pdf_TMC_292.pdf


    Edwardsiella tarda

    Edwardsiella tarda sepsisinin bulguları hemen hemen Aeromonas hydrophila'nınki ile aynıdır ancak bu sepsisten etkilenen balıklar değişiklik göstermektedir... Edwardsiella tarda daha çok kanal kedi balıklarını (Ictalurus punctatus) etkilemekle birlikte japon balıkları, Notemignus crysoleucas, iri ağızlı siyah levrek(Micropterus salmoides) ve Kedi/Cüce yayın balığı (Ameiurus nebulosus)'nı da etkilemektedir... Bunun yanı sıra Asya'daki çoğu yılan balığı da E. tarda sepsisine yatkındır... Hastalanan balıklar vücutlarının bir kısmının kontrolünü kaybedebilirler...


    Edwardsiella ictaluri

    Edwardsiella ictaluri sepsisinin bulguları hemen hemen Aeromonas hydrophila ve diğer bakterilerinki ile aynıdır ancak bu sepsisten etkilenen balıklar "fingerling" ve "yearling" kedi balıkları başta olmak üzere sadece kanal kedi balıklarıdır... Diğer sepsislerden ayırıcı olarak hastalığın ileri evrelerinde balıkların alınlarında yani gözlerinin arasında kalan boşluğun biraz yukarısında delik/derin yara benzeri bir lezyon oluşmaktadır...

    Fingerling Kedi Balığı



    Karında şişlik




    Aeromonas salmonicida

    Aeromonas salmonicida japon balıkları ve koiler başta olmak üzere çoğu sazansıları etkilemktedir ancak diğer tatlı su balıklarının da etkilenmeriski bulunmaktadır... Aeromonas salmonicida sepsisi Aeromonas hydrophila ve diğer bakterilerden kaynaklanan sepsislerden farklı olarak daha çok kas dokusunu tutmaktadır... Bunu daha sonra deri de yaygın yaraların açılması izlemektedir... Derialtı kanama görülebilir de görülmeyebilir de... Bunların dışında iç organların şişmesine Aeromonas salmonicida enfeksiyonunda daha çok rastlanmaktadır...


















    Streptococcus iniae

    Diğer bakterilerden kaynaklanan sepsisler ile benzer bulgular taşır...


    VİRAL SEPSİS:

    Viral sepsisten sorumlu olan virüs VHSV (Viral hemorrhagic septicemia virus)'dir... Hastalığın bulguları bakteriyel sepsislere benzemekle birlikte gözlerde de kanama olması, hasta balıkta uyuşukluk halinin daha baskın olması ve vücut renginde belirgin koyulaşma ile farklılaşmaktadır...









    TEDAVİ:

    Bakteriyel hemorajik septisemi/sepsis de tedavi de mutlaka aminoglikozid grubundan antibiyotikler kullanılmalıdır... Bu antibiyotikler bakterilerin yaşamsal protein sentezinde rol oynayan ribozomlarını hedeflemektedir... Ancak bu antibiyotikler iç kulak ve yatay/yanal organda fonksiyon kaybına neden olabilirler... Bunu önlemek için tedavi sırasında Magnezyum ve/veya B vitamini takviyesi mutlaka yapılmalıdır...

    Aminoglikozid antibiyotikler üzerine ayrıntılı bilgi:

    Alıntı Neverlander Şu Kelâmı Etmiş
    ... Aminoglikozid antibiyotikler grubundan bir antibiyotiktir... Bu antibiyotiklerin hemen her omurgalı canlı üzerinde ciddi yan etkileri vardır... Bu yan etkiler arasında en önemlisi sinir sistemi üzerine olanlardır... Balıklarda üç önemli noktayı kapsamaktadır... Görme ve işitme duyuları ile yatay organ... Bu üçü arasında bir balık için en hayati olanı yatay organdır... Yatay organ balığın su içindeki konumunun bilgisine ulaşmaktan tutun da, yakınlarında neler olduğu bilgisini edinmesine, dengesini sağlamasına, suyun sertliği, sıcaklığı, vesaire gibi birçok konuda bilgilenmesine olanak sağlayan yegane organdır... Kısacası balığın su ile olan bütün ilikisini yatay organ belirler... Yatay organın yanında gözler bile kifayetsiz kalabilir bir balık için... Periferik sinie sistemine dahil olan yatay organ aldığı uyarıları beyne iletirken ve beyinden gelen emirleri alırken AMPA/NMDAR reseptörlerini kullanmaktadır... Bunlardan NMDAR reseptörlerine aminoglikozid antibiyotikler sahip oldukları amin grupları aracılığı ile bağlanır ve bloke ederler... Sinyal iletim yolundaki blok balığın çevresi ile olan iletişiminin kopmasına ve dengesini kaybetmesine neden olur... Dengesini yitiren balık için "ölüm" mukadderattır...

    Tabii aminoglikozidlerin yan etkilerinin ortaya çıkmasının iki yolu vardır... Bunlar doza bağımlı ve dozdan bağımsız yollardır... Doza bağımlı yol, basitçe yüksek dozda kullanıldığında istenmeyen yan etkilerin kesin olarak ortaya çıktığı durumu ifade etmektedir... Yani neomisin veya başka bir aminoglikozid antibiyorik içeren hiçbir karışım yüksek doz kullanılmamalıdır... Dozdan bağımsız yol ise, daha çok altta yatan genetik bozukluklar ile ilişkilidir... Bunlardan ilkinde, aminoglikozide maruziyet sonucunda -özellikle sinir hücreleri için hayati öneme sahip olan- F-aktin adı verilen proteinlerin yapısı bozulmaktadır... Bu proteinlerin hasara uğrayan kısımlarının tekrar eski hallerine ulaşmaları için yeniden sentezlenmeleri gerekmektedir... Bu sentez işlevinde rol oynayan diğer proteinleri kodlayan genlerdeki mutasyonlar sentezin gerçekleşememesine ve sonuçta F-aktin yapısının bozulup gitmesine neden olacaktır... İkinci olarak, aminoglikozid antibiyotikler de diğer antibiyoikler gibi bakteri hücrelerinde protein sentezini sonladırma özelliğine sahiptir... Ökaryot adını verdiğimiz ve biz insanlarında üyesi bulunduğumuz canlı grubundaki mitokondriler bakterileri fazlasıyla anımsatmaktadır... Mitokondrilerin kendilerine ait DNA'ları vardır ve sonırlı sayıda olsalar bile yaşamsal öneme sahip bir takım proteinler kodlamaktadırler... Mitokondri DNA'sında meydana gelen bazı mutasyonlar bakteri DNA'sını anımsatmakta ve aminoglikozid antibiyotiklerin hedefi haline gelmektedir... Bu durumda hücrenin enerji santrali olan mitokondriler ortadan kalkmaktadır... Sinir sistemi için enerjinin önemi açıktır ki sinirsistemi en çok enerji tüketen sistemdir... Sonuç olarak, F-aktin sentezinde rol oynayan genlerde ya da mitokondriyal DNA'da mutasyona sahip olan canlılarda aminoglikozid kullanımı ciddi sıkıntılara neden olacaktır... Balıkların bizim elimizdenolmadıkça aminoglikozidler ile karşılaşma ihtimalleri olmadığından gelişmleri sırasında bu koruyucu genlerde mutasyona uğramış olma ihtimalleri bulunmaktadır... Bu nedenle önerilen ilacın çok dikkatli kullanılması gerekmektedir... Özellikle kullanımdan sonraki dönemde balıkların bir veya birkaçında denge kaybı bulgusu olan sürekli dönme, hızlı hızlı yüzme, aniden dibe dalıp yukarı çıkma gibi hareketler fark edildiğinde derhal söz konusu ilaç ya da ilacı içeren yem karışımı kesilmeli ve akvaryuma bol miktarda magnezyum ya da yapısında magnezyum ihtiva eden B -özellikle de B12- vitamini verilmelidir...
    Kaynak: Akvaryum Portalı - AKVARYUM PORTALI

    Başlıca aminoglikozid antibiyotikler:

    Streptomisin
    Gentamisin
    Kanamisin
    Neomisin
    Tobramisin
    Amikasin
    Netilmisin

    Viral hemorajik septisemi/sepsisin tedavisi yoktur... Yapılabilecek şeylerin başında balığın savunma sistemini güçlendirmek için multivitamin takviyesi gelmektedir...

    Hem bakteriyel hem de viral hemorajik septisemilerde havale riski çok yüksek olduğundan akvaryum suyunun sıcaklığı kesinlikle artırılmamalıdır... Yalnız soğuk su ortamında daha aktif olan bazı sepsis etmenlerinin (bkz. yukarı) tedavisinde su sıcaklığının artırılması gerekmektedir...

    Ana Kaynaklar:

    Bacterial Diseases of Fish

    Aeromonas, Vibrio, Septicemia, Pop Eye: Treatment & aquarium diagnosis of.

    http://ag.ansc.purdue.edu/courses/aq...s/bacteria.htm

    http://www.lsc.usgs.gov/fhb/leaflets/83.asp

    Viral hemorrhagic septicemia - Wikipedia, the free encyclopedia
    Abdullah ÜZÜMCÜ ( Neverlander) Bio. Dr., Moleküler (Tıbbi) Genetik...

  2. #2
    Akvaryum Portalı
    Üye Tarihi
    28-09-08
    İsim
    Temel Sert
    Yer
    Kartal, Turkey
    Yaş
    42
    Mesaj
    19,806
    Blog Başlıkları
    4

    Standart Hemorajik Septisemi/Sepsis: Ölü/Ölmekte Olan Balıkta Derialtı Kanaması Var mı?

    Mükemmel bir paylaşım olmuş Abdullah hocam. Genele yayılmış ama konu kendi içinde dağıtılmadan aktarılmış. Eline emeğine sağlık. Akvaryumuma ilk ve yanlız şekilde eklediğim Damsel türünde yaşadım bu sorunu. Tabi o zamanlar değil hastalığa teşhis, balığın genel bilgileri bile yoktu.

    Müsadenle sabit başlık yapılmıştır Abdullah hocam.

    Saygılar...

  3. #3
    Özel Üye
    Üye Tarihi
    11-12-08
    İsim
    Hüseyin ÇELİK
    Yer
    Diyarbakır
    Yaş
    21
    Mesaj
    2,612

    Standart Hemorajik Septisemi/Sepsis: Ölü/Ölmekte Olan Balıkta Derialtı Kanaması Var mı?

    Abdullah Abi ''Hoca''lık ünvanını hakediyorsun. Bu ne yaa ? Resmen bilgiye boğdun bizi. Teşekkür etmekten başka bişey bırakmıyorsun. En içten dileklerimle teşekkürler.


    Saygılar...
    Gün gelecek aydınlıkta dahi zikretmekten korktuğunuz hakikati , karanlıklarda zikredeceksiniz...

  4. #4
    Müdavim Üye
    Üye Tarihi
    22-11-08
    İsim
    Abdullah Üüzümcü
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    33
    Mesaj
    3,571

    Standart Hemorajik Septisemi/Sepsis: Ölü/Ölmekte Olan Balıkta Derialtı Kanaması Var mı?

    Temel Hocam, Hüseyinciğim ben teşekkür ederim... Yeter ki bu illet başkalarının başına gelmesin...

    Bu arada yukarıda yazmayı unutmuşum ama Olcay Hocam'ın başlığında ( http://www.akvaryumportali.com/forum...topic=2568.120 ) da sabit, bu hastalığa yakalanan balıklar derhal akvaryumdan çıkarılmalı ve ayrı bir tankta tedavi edilmeli ve çıktığı akvaryumdaki balıklara da tedavi uygulanmalı... Hastalık çok bulaşıcı olduğundan hastalığın görüldüğü tanktan hiçbir balık başka balıkların yanına koyulmamalı... Ve hasta balık ve hastalıklı akvaryumlarla uğraşırken akvaristler mutlaka eldiven giymeli...
    Abdullah ÜZÜMCÜ ( Neverlander) Bio. Dr., Moleküler (Tıbbi) Genetik...

  5. #5
    A.Y.İ...Üstad Üye
    Üye Tarihi
    03-12-08
    İsim
    Volkan
    Yer
    Istanbul
    Yaş
    35
    Mesaj
    3,390

    Standart Hemorajik Septisemi/Sepsis: Ölü/Ölmekte Olan Balıkta Derialtı Kanaması Var mı?

    Kanki harika bir anlatım olmuş.İçeriğinde ki bilgilerde çok değerli , eline emeğine sağlık... Senden bunlara maruz kalınmaması için alınabilecek tedbirlerle ilgili bir çalışmada istiyoruz.. Tekrar ellerine sağlık..
    130*45*55 High Tech Bitkili Karma Akvaryum

  6. #6
    Üstad Üye
    Üye Tarihi
    10-11-08
    İsim
    Olcay Aksu
    Yer
    İst
    Yaş
    36
    Mesaj
    6,459

    Standart Hemorajik Septisemi/Sepsis: Ölü/Ölmekte Olan Balıkta Derialtı Kanaması Var mı?

    Abdullah hocam bu kıymetli bilgiler için çok teşşekür ederim.



    Hocam benim balıklarımda aynı böyle olmuşlardı

    Ancak hocam hala akıl sır erdiremediğim nokta;10 dk önce hiçbir hastalık belirtisi olmadan,10 dk sonra balığın hertarafı kan revan içinde kalıyordu huh:



    Bu resimdeki balık mesela belli hasta olduğu.Ama benimkilerde zerre kadar belirti olmadan,ani bir şekilde ölüyorlardı ve balığın hertarafından resmen kan fışkırıyordu ve anında çürüyordu
    Üzerimize kılıç çekilmedikçe, ülkemize saldırılmadıkça, milletimiz cefa çekmedikçe bizden kimseye zarar gelmez! Bilge Kağan''


  7. #7
    DIY Grup
    Üye Tarihi
    01-10-08
    İsim
    Ozan Sıdal
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    27
    Mesaj
    454

    Standart Hemorajik Septisemi/Sepsis: Ölü/Ölmekte Olan Balıkta Derialtı Kanaması Var mı?

    Paylaşım çok güzel.Teşekkür ederim benim anladığım bu hastalık baya iyileştirmesi zor bir hastalık.Bir anda balıklarınızın çürüyerek ölmesi enteresan Olcay bey.Umarım karşımıza çıkmaz.
    Ozan Sıdal- İstanbul...Het türlü aleti yapılır bozulur.

  8. #8
    Müdavim Üye
    Üye Tarihi
    29-12-08
    İsim
    Cem
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    26
    Mesaj
    1,506

    Standart Hemorajik Septisemi/Sepsis: Ölü/Ölmekte Olan Balıkta Derialtı Kanaması Var mı?

    Olcay Hocam,senin balıkların sepsisten dolayı nöbet geçirdi ve öldü.O yüzden,aniden ölümlerine tanık oldun.
    Teşekkür ederim Abdullah Abi.Olcay Hocamızın başına gelen üzücü olaydan böyle bir makale tarzı yazı çıkması gerekiyordu zaten.Eline sağlık...
    [B]Cem EMRE[B]
    İstanbulBildiklerim,bilmediklerim yanında,evrendeki yerim kadardır.

  9. #9
    Müdavim Üye
    Üye Tarihi
    22-11-08
    İsim
    Abdullah Üüzümcü
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    33
    Mesaj
    3,571

    Standart Hemorajik Septisemi/Sepsis: Ölü/Ölmekte Olan Balıkta Derialtı Kanaması Var mı?

    Alıntı volkantr34 Şu Kelâmı Etmiş
    Senden bunlara maruz kalınmaması için alınabilecek tedbirlerle ilgili bir çalışmada istiyoruz..
    Kanka ve diğer arkadaşlar,

    Maalesef bu bakterilerden özellikle Aeromonas hydrophila ve Pseudomonas fluorescens içme sularımızda bulunuyorlar ve yine ve daha büyük maalesef ki klora karşı daha dirençliler... Daha önce Olcay Hocam'ın yaşadığı trajedide de dile getirmiştim, su arıtmalarında hedef insan sağlığı olduğundan klor kullanımında ilgili/ilgisiz bakterilerin sayısının insan sağlığı için tehdit oluşturmayacak seviyelere indirilmesi hedefleniyor... Keza bu da başarılıyor... Bir ara İstanbul içme sularında aşırı Klor kullanılıyordu, ancak özellikle Çapa'da bulunduğum zaman şahit olduğum ve daha sonra basından da takip ettiğim üzere bu yüksek Klor düzeyleri nedeni ile özellikle 3-6 yaş civarı çocuklarda klora bağlı karaciğer hastalıkları (toksisite) gelişti... Bunun üzerine büyük ihtimalle Sağlık Bakanlığı Belediye'yi uyardı ve klor seviyelerini düşürttü... İşte bundan sonraki dönem biz çeşme suyunu dinlendirip akvaryumlarında kullanan akvaristler için facianın kapımızda dolaşmaya başladığı dönem oldu...

    Aeromonas ve pseudomonas'ların tamamen ölmesi için gerekli klor düzeyinin çok altında klor kullanılması ve ayrıca bu iki bakteri cinsinin klora aşırı dayanıklı olmasının üzerine bizim çeşme sularından klor tamamen uçsun diye suları uzun süre bekletip/dinlendirip kullanmamız facianın zeminini teşkil ediyor... Çünkü bu süreçte ilk gelen sudaki klor düzeyi nedeniyle diğer bakterilerin ölmüş olması Aeromonas ve Pseudomonas'ları rakipsiz bırakıyor ve bu iki cins bakteri rekabetin bulunmadığı ortamda çok ama çok hızlı bir şekilde üreyebiliyor... Bunun önüne geçebilmek için aşağıdaki önlemler alınablir...

    1. Çeşme suları kullanımlarından en çok 2-3 gün önce doldurulmalı ve dinlendirilmeye başlamalı...
    2. Dinlendirme için çok büyük kaplar/tanklar kullanılmamlı... Bu çok önemli... Su değişimi bittiğinde elinizde kalan su varsa hemen yok edilmeli... Çünkü kalan suyun içinde de Aeromonas ve Pseudomonaslar üremiştir ve bu eski suyun üzerine dinlenmek üzere yeni su koymanız sakıncalıdır... Anında yeni konan suda da üremeye başlayacaklardır ki zaten iki su birbirine karışmış olacak...
    3. Mümkünse uzun süre dinlenecek olan suların içine PS (penisilin-streptomisin) karışımı koyulmalı... Bu olmasa bile streptomisin ya da başka bir (özellikle ucuz aminoglikozid antibiyotik) koyulabilir...
    4. Su değişiminden sonra kalan sulara (eğer miktar ziyan edilemeyecek kadar çoksa) klor eklenebilir...

    Bir diğer unsur ise hemen bütün bakterilerin ve VHSV virüsünün hasta balıklar aracılığı ile gelebileceğidir... Aldığımız balıklar hasta olmayabilir ancak o an için hastalığın etkilerini göstermiyor (asemptomatik ya da pre-semptomatik) olabilirler.... Diğer taraftan hastalığı tanlklarındaki hasta bir balıktan henüz yeni kapmış olabilirler... Bu nedenle akvaryumculardan balık alınırken tankta deri-altı kanamaları olan ya da gözlerinin biri ikisi veyahut karnı şişmiş, ve dahi derisinde çok sayıda açık yarası olan balıklar olup olmadığına dikkat edilmeli... Böyle bir durum söz konusu ise kesinlikle o akvaryumdan farklı türde bile olsa balık alınmamlıdır... Aslında sadece Hemorajik Sepsis açısından değil her türlü hastalık için bu uygulama yapılmalıdır...

    Herkese sağlıklı balıklar dilerim...
    Abdullah ÜZÜMCÜ ( Neverlander) Bio. Dr., Moleküler (Tıbbi) Genetik...

  10. #10
    Üstad Üye
    Üye Tarihi
    10-11-08
    İsim
    Olcay Aksu
    Yer
    İst
    Yaş
    36
    Mesaj
    6,459

    Standart Hemorajik Septisemi/Sepsis: Ölü/Ölmekte Olan Balıkta Derialtı Kanaması Var mı?

    Abdullah hocam;biliyorsun benim akvaryumlara hastalık vurmuştu.Şimdi o akvaryumlardan birine yavru koymam gerekli fakat korkuyorum :hink: Hocam akvaryumu 20 gün önce komple boşaltmıştım ve hiçbir işlem yapmadan öylece boş duruyordu.Bu bakteri hala akvaryumda canlı kalabilirmi? Yada kaldıysada yeni ekleyeceğim suda üreyebilirlermi ? Bu akşam tabana iki kova su koydum,1,5 kg kaya tuzu ve epey bir metilen mavisi döktüm.Bir iki gün bu şekilde beklettikten sonra o suyla akvaryumun heryerini ve içindeki kafa motoru vs gibi ekipmanlarıda bunla yıkamayı düşünüyorum.Ancak korkularım var.Bu hastalıkmıdır bakterimidir siz daha iyi bilirsiniz. Bukadar dezenfektasyon işlemi yeterli gelirmi bu bakteriye karşı.Yada başka ne yapabiliriz emin olmak için ? huh:

    Valla artık riske atacak balığımda sabrımda kalmadı Bu bakteriyi akvaryumdan çıkartamazsam bu yavrularımda ölür.Ondan sonra görün benim halimi ateş:

    Akvaryumu kurduktan sonra ilk önce içine bir iki tane yavru koyacağım ve birkaç gün besleyip durumlarını gözlemledikten sonra diğer yavrularıda ekleyeceğim. Ne olur ne olmaz.
    Üzerimize kılıç çekilmedikçe, ülkemize saldırılmadıkça, milletimiz cefa çekmedikçe bizden kimseye zarar gelmez! Bilge Kağan''


  11. #11
    Müdavim Üye
    Üye Tarihi
    22-11-08
    İsim
    Abdullah Üüzümcü
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    33
    Mesaj
    3,571

    Standart Hemorajik Septisemi/Sepsis: Ölü/Ölmekte Olan Balıkta Derialtı Kanaması Var mı?

    Olcay Hocam,

    Akvaryumda ıslaklık kalmadı ise hiç korkmanı gerektirecek bir durum yok... Yalnız eğer seninkilere vuran bakteri değil de virüs ise o zaman sorun olur... Çünkü virüsler canlıların bulunmadığı ortamlarda kristalize olurlar ve sonsuza kadar bu şekilde kalabilirler, müdahale edilmedikçe...

    Bence en güvenilir olanı akvaryumunu çamaşır suyu ve deterjan karışımı ile hiçbir kıyısı köşesi kalmayacak şekilde yıkamak ve ondan sonra defalarca durulamak ki hiç bir sabun/kimyasal artığı kalmasın... Şahsen ben bunu ciddi enfeksiyonlardan sonra kendi akvaryumlarımda uyguluyorum ve şu ana kadar hiç sorun yaşamadım... naz:
    Abdullah ÜZÜMCÜ ( Neverlander) Bio. Dr., Moleküler (Tıbbi) Genetik...

  12. #12
    Üstad Üye
    Üye Tarihi
    10-11-08
    İsim
    Olcay Aksu
    Yer
    İst
    Yaş
    36
    Mesaj
    6,459

    Standart Hemorajik Septisemi/Sepsis: Ölü/Ölmekte Olan Balıkta Derialtı Kanaması Var mı?

    Abdullah hocam;işte tamda aradığım cevap buydu.

    Ben hep karadüzen,bildiğinden şaşmayan ve uygulayan biriyim.Ve bugüne kadarda bu son bir yıl hariç,kayda değer bir kayıp yaşamamıştım.

    Eğer bunca makele virüs,bakteri vs okumamış olsaydım,çoktan elime çamaşır suyu,detarjan,kezzap ne buldumsa akvaryuma girişmiştim. Demekki öyle yapmış olsaydımda doğruyu yapmış olacaktım. huh: Gözünü seveyim kara düzenin Eee nede olsa eski toprak sayılırız

    Hocam;akvaryumu boşaltmıştım fakat, dibinde 2-3 cm su kalmıştı.Yani tam kuru değildi.Ayrıca sumpta yarıya kadar su vardı.

    Ben akvaryuma bir önceki yazımda belirttiğim gibi müdahele ettim ve yarın yada öbür gün o suyla yıkamayı ve ardından iyice durulamayı düşünüyordum. Peki bu durumda öneriniz nedir ? Bu suyla yıkayıp durulamam yeterlimi yoksa çamaşır suyu,detarjan,tuz ruhu ne buldumsa akvaryuma girişeyimmi ? huh:

    Saygılar.
    Üzerimize kılıç çekilmedikçe, ülkemize saldırılmadıkça, milletimiz cefa çekmedikçe bizden kimseye zarar gelmez! Bilge Kağan''


  13. #13
    Müdavim Üye
    Üye Tarihi
    22-11-08
    İsim
    Abdullah Üüzümcü
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    33
    Mesaj
    3,571

    Standart Hemorajik Septisemi/Sepsis: Ölü/Ölmekte Olan Balıkta Derialtı Kanaması Var mı?

    Alıntı volkantr34 Şu Kelâmı Etmiş

    Kanka ve diğer arkadaşlar,

    ... İşte bundan sonraki dönem biz çeşme suyunu dinlendirip akvaryumlarında kullanan akvaristler için facianın kapımızda dolaşmaya başladığı dönem oldu...

    Aeromonas ve pseudomonas'ların tamamen ölmesi için gerekli klor düzeyinin çok altında klor kullanılması ve ayrıca bu iki bakteri cinsinin klora aşırı dayanıklı olmasının üzerine bizim çeşme sularından klor tamamen uçsun diye suları uzun süre bekletip/dinlendirip kullanmamız facianın zeminini teşkil ediyor...

    1. Çeşme suları kullanımlarından en çok 2-3 gün önce doldurulmalı ve dinlendirilmeye başlamalı...
    2. Dinlendirme için çok büyük kaplar/tanklar kullanılmamalı...

    Kullanılmalı mı kullanılmamalı mı?

    Birde kanka şimdi suyu dinlendirmemizle dinlendirmememiz arasında ki farkı anlayamadım açıkçası ?

    3. Mümkünse uzun süre dinlenecek olan suların içine PS (penisilin-streptomisin) karışımı koyulmalı... Bu olmasa bile streptomisin ya da başka bir (özellikle ucuz aminoglikozid antibiyotik) koyulabilir...

    bunlara örnek herkesin rahatça bulabileceği isimlerde ilaçlar varmı ?

    4. Su değişiminden sonra kalan sulara (eğer miktar ziyan edilemeyecek kadar çoksa) klor eklenebilir...

    Ne kadara ne kadar klor ekleyebiliriz?
    Yukarıdaki alıntılanmış metnimin içinde krımızı ve kalın olarak fontladığım kısımlar Volkan'ın kafasına takılmış (mesajı ÖM ile yollamıştı)... Belki başka arkadaşlarında kafasında soru işareti olabilir diye burada cevap vermeyi uygun gördüm...

    ... İşte bundan sonraki dönem biz çeşme suyunu dinlendirip akvaryumlarında kullanan akvaristler için facianın kapımızda dolaşmaya başladığı dönem oldu...

    Orijinal mesajda da yazdığım gibi İstanbul Belediyesi tarafından evlere verilen sularda aşırı miktarda kullanılan klor özellikle çocuklarda ciddi sorunlara yol açtı ve bu nedenle Sağlık Bakanlığı olaya müdahale edip klor miktarını azalttırdı... Şu an şebeke suyunda kullanılan klor düzeyleri bizim sağlığımızı koruma özelliğine sahip ancak tabii ki Belediye biz akvaristlerin şebeke sularını dinlendirip akvaryumlarda kullandığımızı düşünemez... Musluklardan ilk doldurduğumuz anda suyun içindeki bakteriler özellikle de aeromonas ve Pseudomonas'lar balıklarımıza zarar verecek sayıda değiller... Ama biz suları kullanmadan önce dinlendiriyoruz... Eskiye yani Bakanlığın müdahalesinden önceye nazaran daha fazla sayıda gelen Aeromonas ve Pseudomas'lar dinlenmekte olan sularda hızla üremeye başlıyorar... Klor yavaşça dinlenmekte olan sudan çıkıp giderken aeromonas ve Pseudomonas'lar üst düzey birey sayılarına ulaşmaya başlıyorlar ve aslında artık içtiğimizde bizim için bile zaralı olacak sayılara ulaşıyorlar... Bize zarar verebilecek düzeyde sayısını artırmış Aeromonas ve Pseudomonas'lar maalesef balıklarımız için ölümcül raddeyi kat ve kat aşmış oluyorlar...

    1. Çeşme suları kullanımlarından en çok 2-3 gün önce doldurulmalı ve dinlendirilmeye başlamalı...

    Alınabilecek ilk önlem suların en fazla sadece elzem olan süre kadar bekletilip akvaryumlarda kullanılması ki bu da 2-3 gün... Yani 4 gündür bekleyen/dinlenen sular akvaryumlarda kullanılmamalı...

    2. Dinlendirme için çok büyük kaplar/tanklar kullanılmamalı...
    Kullanılmalı mı kullanılmamalı mı?

    Şebeke suyunu dinlendirmek için büyük tanklar kullanılmamalı... Yani önce haftalık su değişimi için bize lazım olan su miktarı belirlenmeli ve ona göre nispeten küçük ve ayrı kaplar/bidonlar kullanılmalı... Bence en uygunu suları damacanalarda dinlendirmek... Mesela benim haftalık su değişiminde kullandığım su miktarı yaklaşık olarak 40-50 lt... Bu nedenle 3 adet damacana kullanıyorum... Yani 3 ayrı damacanada 19'ar lt'den 57 lt su dinlendiriyorum...

    Olcay Hocam'ın örneğine dönecek olursak yanlış hatırlamıyorsam su değişimleri için kullanacağı suları şebekeden alıp 400-500 lt'lik bir tankta dinlendiriyordu... Şimdi sorun şu: Eğer Olcay Hocam su değişimi yaptığında tankta su artıyordu ise ve daha sonra bu suyu boşaltmadan üzerine yine dinlendirmek üzere şebekeden yeni su koyuyor idi ise otomoatikemn eski ve bakterilerden zenginleşmiş artık su ile yeni şebeke suyu karışıyordu... Bu durum, sıfırdan şebeke suyu ile doldurulmuş bir tankın kullanlmasından daha riskli çünkü dinlenme sürecine zaten tonlarca bakteri ile birlikte girmiş oluyor...

    PS (penisilin-streptomisin)
    bunlara örnek herkesin rahatça bulabileceği isimlerde ilaçlar varmı ?

    Valla özellikle penisilin için isim vermeye hiç gerek yok... Hangi eczaneye girilir de penisilin iğne sorulursa 4-5 çeşit çıkar... En ucuzunu alıp kullanabilirsiniz... 1 tüp penisilin iğne 19 lt (1 damacana suya) 1 hafta yeterli olur... Streptomisin aminoglikozidler için de en ucuz olanı olmalı diye düşünüyorum çünkü en az amin grubunu o içeriyor... Ama piyasada bulunamama ihtimali olabilir... Kanamisin çok güçlüdür ancak piyasadan kaldırıldı diye biliyorum... İnsanlarda sıklıkla işitme kaybına neden olduğundan... (Doktora tez konumdu...) Netilmisin ve tobramisin en kolay bulunabilecek olanları... İkisi de göz ve kulak damlası olarak satılıyor olması lazım... Göz damlası formatlarının isimleri sırasıyla Netira ve Tobrased... Netira, Tobrased'e göre pahalıdır ancak daha etkilidir... Bu damlalar kulalnılacaksa ya da es kaza iğne olarak bulursanız 19 lt suya (1 damacanaya) 1-2 ml olacak şekilde ekleyin...

    Yani genel formül: 19 lt suya 2 ml penisilin ve 2 ml streptomisin (veyahur streptomisin yerine 1-2 ml netilmisin veya tobramisin)

    Ne kadara ne kadar klor ekleyebiliriz?

    Klor kaynağı olarak çamaşır suyu kullanılabilir... Bunun için Cem Emre (Ruptur)'nin bir formülü vardı:

    Alıntı RuPTuR Şu Kelâmı Etmiş
    1lt'ye %5lik çamaşır suyundan 80 ml koyuyorsun abi.Normalde litreye 4mg klor konuluyor.10luk enjektorle uygulayabilirsin.Ondan sonra 3-5 gün beklet.
    Ben de başka bir formül buldum:

    ~%4'lük çamaşır suyundan 19 lt (1 damacana) suya 10 ml (enjektörle) çamaşır suyu koyulabilir... Etkisinin geçmesi için gerekli süre ~1 hafta...

    Herkese sağlıklı balıklar...
    Abdullah ÜZÜMCÜ ( Neverlander) Bio. Dr., Moleküler (Tıbbi) Genetik...

  14. #14
    Müdavim Üye
    Üye Tarihi
    22-11-08
    İsim
    Abdullah Üüzümcü
    Yer
    İstanbul
    Yaş
    33
    Mesaj
    3,571

    Standart Hemorajik Septisemi/Sepsis: Ölü/Ölmekte Olan Balıkta Derialtı Kanaması Var mı?

    Alıntı olcay034 Şu Kelâmı Etmiş
    Bu suyla yıkayıp durulamam yeterlimi yoksa çamaşır suyu,detarjan,tuz ruhu ne buldumsa akvaryuma girişeyimmi ? huh:

    Saygılar.
    Olcay Hocam hiç riske girme ve acele de hareket etme... Çamaşır suyu, deterjan karşımı ile akvaryuma giriş ve her tarafını yani sumpunu falan bile iyice temizlediğinden ve daha sonrasında iyice duruladığından emin ol...

    Dediğim gibi seninkilerin ölüm nedeni özellikle bakteri değil de virüs ise ancak bu yolla kurtulabilirsin... Keza aynı yöntem bakteriler için daha bile fazla etkilidir...
    Abdullah ÜZÜMCÜ ( Neverlander) Bio. Dr., Moleküler (Tıbbi) Genetik...

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •  
 
 
 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96