1. Hoş geldiniz, Akvaryum Portalı ailesine katılım için kendinizi hazır hissediyorsanız üye olun.
    Yardım sayfasından forum kullanım desteği alın.

Çayın faydaları.

Başlığı 'Hayata Dair Her şey' kategorisinde sedatceyhun tarafından 17 Temmuz 2009 başlatılmıştır.

  1. sedatceyhun

    sedatceyhun

    Mesajlar:
    246
    İsim:
    Sedat Gezer
  2. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Sabahları çay içmezsem başım ağrıyor inanın. Özellikle saat 14-15 cıvarına kadar çay içmezsem hem başım ağrıyor, hem de kafam çalışmıyor. :F
     
  3. taygun

    taygun Guest

    Ben akşam yemeğinde, yemek sırasında da içerim. huh: Çok güzel oluyor. Hani iftar sofralarında olduğu gibi.
     
  4. lepistes

    lepistes

    Mesajlar:
    979
    İsim:
    Muhammed Ali Tavur
    Ben haftada bir iki bardak içerim :bilmem: . Bu yaşıma geldim babamın ağzına bir kaşık çay koyduğunu görmedim :F
     
  5. taygun

    taygun Guest

    Muhammed Bey,

    Valla bence babanız çok şey kaçırıyor. Peki, kahvaltıda da çay içmiyor mu?
     
  6. lepistes

    lepistes

    Mesajlar:
    979
    İsim:
    Muhammed Ali Tavur
    Tamer abi kahvaltıda bile içmiyor. Zaten bende sadece kahvaltıda içiyorum. Haftada bir gün ailemle kahvaltı edince içiyorum.
     
  7. balıkosman

    balıkosman

    Mesajlar:
    257
    İsim:
    Osman Tuna
    Muhammed bey haftada iki bardak demişsiniz biz her sabah kahvaltıya çaysız başlamayız.zaten kültürümüze girmiş bence çay misafirliklerde ve ziyaretlerde ilk sorulan teklif edilen çay oluyor.
     
  8. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Enteresan Muhammed gerçekten. Hayatta duramam çay içmeden. Orhan abinin yanına ziyarete gittiğimde dışardan çay söyleyen Orhan abi demlemeye başladı. :D
     
  9. lepistes

    lepistes

    Mesajlar:
    979
    İsim:
    Muhammed Ali Tavur
    Doğru Onur bey bizim bularda da öyle. Günde 20 bardaktan fazla içen arkadaşlarım var. Çaykolikler daha doğrusu var. Aslında eskiden gece vardiyasında çalışırken bende çok içerdim. Sabaha kadar semaverin altı sönmezdi. Son 4 yıldır fazla içmiyorum.
     
  10. Emrah Ece

    Emrah Ece

    Mesajlar:
    2.341
    Yer:
    İSTANBUL
    İsim:
    emrah ece
    Sabah 08.30 da kahvaltıyla başlayan çay maratonuma saat 10.00 gibi bir su bardağı ile devam ederim öğlen saat 13.00 den sonra bir su bardağı daha akşam 20.00 dan sonra bazen bir bazen iki su bardağı ile :) küçük bardakla çay içemiyorum içsemde doymuyorum ille su bardağı yada fincan olacak çay bardağı oyuncak geliyor bana
     
  11. Neverlander

    Neverlander

    Mesajlar:
    2.924
    İsim:
    Abdullah Üüzümcü
    Su içemediğim için (su içince midem bulanıyor, genetik bir durum, anneannem, ortanca teyzem, annem ve bende var) vücuda suyu çay içinde alırdım taa ki 2003 yılında taşikardi (kalbin hızlı atması) nedeni ile hastaneye başvurana kadar... Çarpıntının çay ile ilişkili olduğu söylendi... Çayı azalttım ancak sıkıntı geçmedi... Daha sonra Çapa'da yapılan tetkikler sonucu perikardit (kalp zarı iltihabı) geçirdiğim saptandı... Aile hikayem alındığında perikarditin Ailesel Akdeniz Ateşi (AAA) ile ilişkili olduğu söylendi... AAA, aniden ateşin yükselmesi ve karnın sol üst kısmının (yani midenin bulunduğu kısmın üst bölümü) şişmesi ile ataklar halinde gelen bir hastalıktır... Anneannem AAA hastasıydı ve tanısı kendisi 73 yaşında iken konabilmişti... O zamana kadar AAA atağı geçirip geçirmediğimi hatırlamıyorum... Birkaç şüpheli sayılabilecek olay yaşamıştım... Daha sonraki dönemlerde kalsik AAA atakları geçirdim ve tanı kesinleşti (kanda atak sırasında fibrinojen yükselmişti)... Bir müddet sonra atakların öncesinde yediklerim ya da içtiklerim dikkatimi çekmeye başladı... Bulgur ve mısır yediğimde ve çayı birazcık kaçırdığımda atak geçiriyordum... Bunu anladığım gün anneannemin neden sidik gibi çay içtiğini ve çay yerine binbir garip otu bir araya koyup kaynatarak elde ettiği o kokusu ve tadı iğrenç zımbırtıyı içtiğini anladım... Kendisine sorduğumda çay içtiğinde karnının şiştiğini söylemişti... Neyse bana Kolşisin adı verilen ilaç başlandı... (İnsanın genetik doktorası yaparken sürekli genetik hastalıklarının ortaya çıkması çok tuhaf oluyor... Ben de genetik hastalık olarak hem AAA hem Ahmet Mete Işıkara (Deprem-dede)'nın hastalığı olan Ankilozan spondilit (AS) var...) Koliisin işe yarıyordu ve ataklar kesilmişti... Bu arada dilimde yaralar çıktı... Dilim resmen Freddy'nin suratına dönmüştü... Konulan teşhis glossit'ti yani dil iltihabı... İleri B vitamini eksikliğinde ortaya çıkan bir durum olduğu söylendi... AS nedeni ile kullandığım ağrı kesiciler vücuttaki B vitaminlerini azaltıyordu... Ancak etçil beslenen bir insan olduğum için sorun çıkmamalı idi ancak çıkmıştı... Aslında etle vücuda aldığım B vitaminlerinin AAA için kullandığım kolşisin yüzünden kalın bağırsak tarafından emilemeyip gaita ile birlikte dışarı atılması olduğu saptandı... Ağrı kesicilerden vazgeçemeyeceğim için kolşisini bırakmak zorunda kaldım ve bol ataklı günler geri geldi... Bir gün anneanneme 73 yaşında tanısı konana ve kolşisin kullanmaya başlayana kadar atakalra nasıl dayandığını sordum... Aldığım cevap ilginçti... "Abdullah, şişeceğini hissettiğin zaman hemen gazlı içecek iç..." dedi... Anneannem sürekli kola içerdi akşamları... Ben de (zaten ataklar öncesi vücudumun verdiği ön sinyalleri çözmüştüm: El(ler)imin yanlarının ya da bacaklarımın üst kısımlarının yanlarının kaşınmaya başlaması, sinirlilik hali, kısık ses ve düşük ışıktan rahatsız olma... Bunlardan biri veya birkaçı atak habercisidir, tabii sadece bende... Tanıdığım diğer AAA hastalarında bunlar yok...) atak geçireceğimden şüphelendiğimde derhal gazlı içecek içerim... Bu sayede çoğu atağı "alevlenmeden" atlatmışımdır... İşte bu yüzden genetiği seviyorum... Hastalığınız genetik ise çözümü de genetik oluyor...

    Amma yazmışım... Neyse forumda Ailesel Akdenizi Ateşi (AAA; Familial Mediterranean Fever [FMF]) hastası başka arkadaşlar varsa onlara kaynak olur...

    Şu an afiyetle çay içebiliyorum... Arkasına gazlı içecek dayamak sureti ile tabii... :D
     
  12. sedatceyhun

    sedatceyhun

    Mesajlar:
    246
    İsim:
    Sedat Gezer
    Çoğunlukla işlerinde olduğumdan sabahları 1 su bardağı ve günde 3-4 saatte bir genelde ufak çay pardağıyla çay içiyor. Sabahları çay içmezsem zihnim açılmıyor desem yeridir. :D

    Abdullah hocam. Durumunuza üzüldüm, umarım yakın zamanda tıp buna bir tedavi bulur.
     
  13. reis

    reis

    Mesajlar:
    6.008
    İsim:
    Olcay Aksu
    Gün ortasında çok fazla değil ama sabahları iki tane duble çay içmezsem kendime gelemiyorum. dost: Gün ortasında içtiğim çayları ise görmeyin gitsin. Resmen zift içiyorum simsiyah sırf dem. :hasta:Biliyorum çok zararlı bukadar demli çay içmek ama normal çay içtiğimde çayın tadını alamıyorum. :hasta:
     
  14. taygun

    taygun Guest

    Abdullah Merhaba,

    Kardeşim neler varmış böyle sende. Geçmiş olsun. Allah başka dert vermesin. Yine de sen dahil hepimiz halimize şükretmeliyiz. Ama hep unutuyor ve hep erteliyoruz.

    Tekrar geçmiş olsun.

    Saygılar
     
  15. Neverlander

    Neverlander

    Mesajlar:
    2.924
    İsim:
    Abdullah Üüzümcü
    Sağolasın Tamer Hocam,

    Artık alıştım... Derdi veren Allah sabrını da veriyor... Zaten halime hep şükretmeye çalışırım... Özellikle Çapa'da Doktoramı yaparken öyle şeylere rastladım ki bendekiler onların yanında hiç sayılır...

    Ayrıca AS sayesinde 60'lı yaşlarımda aynı Deprem Dede gibi Türkiye'nin en seksi erkeği seçileceğim... :F
     
  16. taygun

    taygun Guest

    60'ı bekleme hocam. Hemen açalım bir yarışma burada haha:
     
  17. Neverlander

    Neverlander

    Mesajlar:
    2.924
    İsim:
    Abdullah Üüzümcü
    Tamer Hocam,

    Seçimde oy kullanacak bayanların beli bükülmeden (osteoporoz nedeniyle) böyle bir yarışmaya girmem... Gerçi Hülya Avşar da Deprem Dede'ye oy kullanmıştı ama biz yine de tedbiri elden bıraklmayalım... :D
     

Sayfayı Paylaş