1. Hoş geldiniz, Akvaryum Portalı ailesine katılım için kendinizi hazır hissediyorsanız üye olun.
    Yardım sayfasından forum kullanım desteği alın.

Akvarist Önerisi

Başlığı 'Canlı Doğuran Portalı' kategorisinde ordulu52 tarafından 24 Haziran 2012 başlatılmıştır.

  1. ordulu52

    ordulu52

    Mesajlar:
    10
    İsim:
    furkan ALIMLI
    Lepistes almayı düşünüyorum. Akvaryumcudan almak istemiyorum, bana akvaris önerir misiniz?
     
  2. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
  3. bulents

    bulents Özel Üye

    Mesajlar:
    5.730
    Yer:
    İstanbul
    Önerim yok ama müsaadenle farklı bir bakışı dile getirmek isterim.
    Ne hale gelmiş akvaryum hobisi,hobicisi, değerli esnafımızın elinde. En kolay bulunan bir tatlı su türünü bile hobici artık esnaftan almak istemiyor. Nedir sebebi bunun diye hiç mi soran yoktur esnaf arkadaşlardan.

    Sent from my GT-I9100 using Tapatalk 2
     
  4. AyberkGamze Solak

    AyberkGamze Solak

    Mesajlar:
    10
    İsim:
    Ayberk SOLAK
    Cevap: Akvarist Önerisi

    Çok haklısınız Bülent abi, ne yazık ki bazı akvaryum işini yapan kişiler yüzünden temiz işini yapan akvaryumcular bile zarar görmekte ne yazık ki yapacak hiç bişey yok. :(
     
  5. taakaa

    taakaa

    Mesajlar:
    2.446
    İsim:
    Doğan AYDIN
    Cevap: Akvarist Önerisi

    Yapılacak şey net toplanıp buna denen olan adamı dükkanındaki akvaryuma sokup karşısında çekirdek çitliycez:D:sopa:
     
  6. ordulu52

    ordulu52

    Mesajlar:
    10
    İsim:
    furkan ALIMLI
    Cevap: Akvarist Önerisi

    Yorum yapan herkese teşekkürler.

    Onur beye mesaj yolladım cevap bekliyorum saat:gif
     
  7. ordulu52

    ordulu52

    Mesajlar:
    10
    İsim:
    furkan ALIMLI
    Cevap: Akvarist Önerisi

    Onur bey ticaret yapmadığını söyledi. Başka önerilerilerinizi bekliyorum :smiley33:
     
  8. Ankaraguclu

    Ankaraguclu

    Mesajlar:
    2.713
    Yer:
    Ankara
    İsim:
    Miraç küçükerdem
    Cevap: Akvarist Önerisi

    Furkan Bulunduğun Ortamdaki çevreni araştır arkadaşlarına sor soruştur illaki karşına çıkacaktır satan bu iş ile ilgilenen hobiciler. Kargo ile balık gelirse sana hiç bir yararı olmaz.
     
  9. bulents

    bulents Özel Üye

    Mesajlar:
    5.730
    Yer:
    İstanbul
    Ankaradan daha uzak bir ilden zaten ulaştırmak zor olur. Bizde olsa ulaştırırdık bir şekilde ama malesef baktığımız türlerden değil uzun zamandır.
    Özel bir tür mü arıyorsun bu arada.

    Sent from my GT-I9100 using Tapatalk 2
     
  10. penqun

    penqun

    Mesajlar:
    651
    İsim:
    Haktan KAYACAN
    Cevap: Akvarist Önerisi

    Bazı internet sitelerinde satılık yerli üretim lepistesler oluyor araştırırsan bulabilirsin.
     
  11. Ankaraguclu

    Ankaraguclu

    Mesajlar:
    2.713
    Yer:
    Ankara
    İsim:
    Miraç küçükerdem
    Cevap: Akvarist Önerisi

    Bülent abi arkadaşın bulunduğu konum ORDU ANKARADA Olan benim :) Vallahi Ben Yollamak İsterimde Yavrular Çok Arızalı Özürlü Doğdular hepsi Ölüyor Tek tek TOplam 13 tane kaldı son 3 tanesi daha ölecek başka ölmeyecek :D
     
  12. bulents

    bulents Özel Üye

    Mesajlar:
    5.730
    Yer:
    İstanbul
    Biliyorum miraç kimin nerde olduğunu :)
    Ordu Ankara yakın, otobüsle gönderilebilir diye söyledim. Daha uzun mesafede, özellikle yaz sıcağında sorun olur.
    Ayrıca ben yurdun her köşesini geziyorum biliyorsun. Giderken götürürdük elde,olsa.

    Sent from my GT-I9100 using Tapatalk 2
     
  13. Ankaraguclu

    Ankaraguclu

    Mesajlar:
    2.713
    Yer:
    Ankara
    İsim:
    Miraç küçükerdem
    Cevap: Akvarist Önerisi

    :) Abi vallahi balıklar sağlam doğsalardı yollardım arkadaşa Malum Hepsi Mefta :) son 3 tane kaldı onlarda ölsün daha ölecek balık yok.Eceli ile ölen ölecek artık. Sen Geziyon Tabi Senin Tuzlu su balıklarından götürü ver :D :D
     
  14. kerem11

    kerem11

    Mesajlar:
    882
    İsim:
    Kerem Ürütürk
    Cevap: Akvarist Önerisi

    "son 3 tane kaldı onlarda ölsün daha ölecek balık yok."

    Çok yanlış bir yaklaşım yapmışsınız hiç hoş karşılamadım. :(
     
  15. Ankaraguclu

    Ankaraguclu

    Mesajlar:
    2.713
    Yer:
    Ankara
    İsim:
    Miraç küçükerdem
    Cevap: Akvarist Önerisi

    Kerem Sorun nedir Dostum ? Özürlü Doğdu balıklar Kuyrukları yok ölecekler yani diğerleri full gitti bunlarda gidecek
     
  16. bulents

    bulents Özel Üye

    Mesajlar:
    5.730
    Yer:
    İstanbul
    İşaret edilmek istenilen nokta, öleceklerini kabullenmek yerine, yaşatmak için sonuna kadar mücadele etmeyi seçmek.

    Sent from my GT-I9100 using Tapatalk 2
     
  17. Ankaraguclu

    Ankaraguclu

    Mesajlar:
    2.713
    Yer:
    Ankara
    İsim:
    Miraç küçükerdem
    Cevap: Akvarist Önerisi

    Bülent abicim Bende İstiyorum Yaşatmayı Fakat Denileni Yaptım "Olan İle Ölene Çare yok" Araştırdım Kuyruğu Sivri Kürdan Ucu ve iğne gibi Olanlar hep Ölmüş. Ya benim aldığım bu balık erken doğum yaptı yada akraba yakını ile çiftleşti. Mesela Benim kendi büyüttüğüm lepistesim Doğum yaptı 10 Tane hepsi Sağlıklı bir birinden Güzeller :)
     
  18. kerem11

    kerem11

    Mesajlar:
    882
    İsim:
    Kerem Ürütürk
    Cevap: Akvarist Önerisi


    Dediğimi anlayan anlıyorlar alıntıda denildiği gibi.
     
  19. Onur G. HİTİT

    Onur G. HİTİT

    Mesajlar:
    896
    Yer:
    İlkadım/SAMSUN
    İsim:
    Onur G. HİTİT
    Cevap: Akvarist Önerisi

    Adım geçmiş, gene ünlü olduk. tem04.gif

    Ben ticarete baya bir uzağım. Satış yapmıyorum. Arada bir (çok nadiren) akvaryumcuya 3-5 balık götürüp yemle falan taka ediyorum (birkaç yılda bir böyle yapıyorum). Çoğunlukla etraftaki meraklı ve hevesli hobicilere hediye ediyorum canlılarımı.

    Bülent Hocam'la aynı düşüncedeyim. Ben şahsen bir hobicinin sürekli bir şeyler satmasına karşıyım. Sürekli satış, ilan, para olan yerde bence "hobi" biter, "tüccarlık" başlar. Zaten şu anki durumda neyin ne olduğu iyice belirsizleşmiştir. Kim hobici, kim tüccar, kim canlı koleksiyoncusu; her şey birbirine karışmış durumda.

    Akvaryum Portalı'nı ve elebaşılığını yaptığım Lepistes Kulübü'nü bunun dışında tutuyorum; forumların hemen hemen tamamında hobici (?) olan pek çok insanın sürekli satış ilanları verdiklerini görüyorum. Hobici olan biri elbette elindeki çok üreyen canlıları elden çıkarabilir. Ama bir adam haftada 2-3 kez ilan veriyorsa, bir kalemde en az 300-500 TL'lik veya 2-3 bin TL'lik orada bana göre hobi bitmiştir. Benim tanıdığım çoğu akvaryumcuda post aleti bile yokken hobici (?) geçinen adamların forumlarda "kredi kartına 7-8 taksit" yaparak satış ilanı verdiklerini bile gördüm.

    Bu işten ekmek yiyen akvaryumcular ve ruhsatlı üretimhane sahipleri; hobici geçinen vergi kaçakçısı çakma akvaristler yüzünden zor durumlara düşüyorlar. Bunun vergisi var, kirası var, ıvırı zıvırı var, adamlar ekmek parası kazanmaya çalışıyorlar. Ama öte yandan, işi akvaryumculuk olmayan ve "hobici" geçinen pek çok kişi vergi vermeden, kira vermeden bol bol canlı üretip forumlarda satıyorlar. Ben bu tür bir şeyi kendime yakıştırmadığım için satış falan yapmıyorum.

    Konuyla ilgili yazılarım aşağıdadır. Yazılarda tamamen kendi fikirlerimi paylaştım. Dileyen katılır, dileyen katılmaz... Okumaya üşenmezseniz aşağıya ekliyorum.

    :!: YAZI 1 - Ticaret ve hobi birbirine karışmamalıdır

    Ticaret ile hobinin birbirine karıştırılması en çok rahatsız olduğum konuların başında geliyor. Bu konuya sık sık değiniyorum. Değinmeye de devam edeceğim. Yine bu konuda bir şeyler yazmak istedim.

    Ticaret elbette iyi bir şey. Buna karşı çıkmam mümkün değildir. Ancak, "ticaret" denen şey, "tüccar" olan kişiler tarafından yapılmalıdır. Tüccar olan kişi de bu işi kanunlara uygun olarak yapan, vergisini veren, ruhsat sahibi bir kişi olmalıdır. Bununla birlikte, bir hobicinin fazla üreyen balıklarını veya kullanmadığı malzemelerini normal bir fiyat karşılığında elden çıkarması da anormal bir durum değildir. Anormal olan şey, kendilerini "hobici/akvarist" olarak göstermeye çalışıp sürekli olarak forumlarda ilanlar vererek bir şeyler satan kişilerin durumudur.

    Kendimden bahsedeyim biraz.

    İnsanların arayıp da bulamadığı Endler balıklarını isteyenlere hediye ediyorum (ama balıkları asla kargoya vermiyorum).

    Piyasada cüce vatoz kıtlığı var. Bazı yerlerde 3 cm'lik cüce vatozlar 6-7 TL'yi buluyor. Benimkiler çok ürüyorlar, hediye ediyorum. Veya lazım olan birkaç ufak tefek zımbırtıyla takas ediyorum. Daha doğrusu, böyle bir şeyi bir kez yaptım.

    Pistia bitkisini parayla satanlar gördüm. Çok ürüyorlar, hediye ediyorum.

    Gül, saz vesaire çok ürüyor. İsteyenlere hediye ediyorum.

    Lepisteslerim... İsteyenlere hediye ediyorum.

    Bazılarının 7-8 TL istedikleri platileri hediye ettim.

    Çatır çatır yumurtlayan ve acayip yavru aldığım, gözüm gibi baktığım melek çiftini genç bir akvarist kardeşime karne hediyesi olarak hediye ettim (sonra o da üretmişti bunları).

    Yaprakları neredeyse bir metreyi bulan, en az 40-45 yaprağı ve 4-5 yan kökü bulunan dev kripto bitkilerini eşe dosta hediye ettim.

    Kan kırmızısı kiraz karideslerim sürekli ürüyorlar, isteyenlere hediye ettim.

    Evimde şu anda 7, işyerimde 1 adet akvaryumum var. Görenler, duyanlar "NE KADAR PARA KAZANIYORSUN?" diye soruyorlar. Beş kuruş kazanmadığımı, hatta üste para verdiğimi söylediğimde şaşırıyorlar. "PARA KAZANDIRMIYORSA NEDEN UĞRAŞIYORSUN?" diye soruyorlar. Pek çok kişinin dini imanı para olmuş, zevk aldığım bu uğraşımdan para kazanmıyor oluşum onları şaşırtıyor.

    Nesli tehlikede olan bir balığımız var. Dünyada sadece bizim memleketimizde yaşıyor. Ben bunların koruma altına alınmaları için senelerdir uğraşıyorum. Epey de aşama kaydettik. Bazı kişiler, "BUNLARI AKVARYUM SEKTÖRÜNE KAZANDIRALIM, O ZAMAN NESİLLERİ KURTULUR" diyorlar. Yani akvaryum sektörüne kazandırıp "PARA EDEN" canlılar haline getirirsek kurtulabilirlermiş... Nesilleri tehlikede olan canlılara bile ne yazık ki "MANGIR" açısından bakıyoruz.

    Ben hediye ediyorum fazla üreyen canlılarımı. Veya en fazla akvaryumcu arkadaşıma götürüp yemle falan takas ediyorum nadiren.

    Tercih meselesidir. Ben bu uğraşımdan hiç para kazanmıyorum. Umurumda da değil.

    Peki, çok mu zenginim? Hayır... Kendi halinde bir adamım. Zengin değilim. Parayla da işim olmaz, ihtiyaçlarımı karşılayabildiğim sürece fazlasına hiç gerek yok.

    Küçük yaşlardan beri tutkuyla bağlı olduğum hobimi de para denen pis şeyle kirletemem.

    Kişisel görüşüm budur. Tercih meselesidir. Katılan katılır, katılmayanların canı sağ olsun. Ben hobiciyim, akvaristim. Tüccar olmadım. Belki uzun yıllar sonra emekli olduğumda düşünürüm, ama şimdi değil. "Gizli tüccar" olmaya da hiç niyetim yok açıkçası.

    :!: YAZI 2 - "PROFESYONEL" ve "AMATÖR" kavramları hakkında

    Birbirine karıştırılan kavramlardır. Birbirlerine tamamen zıt olmasına rağmen yanlış yerlerde kullanılan kavramlardır "profesyonel" ve "amatör" kavramları. Tıpkı "hobici/akvarist" ile "canlı koleksiyoncusu" kavramlarının birbirlerine karıştırılması gibi...

    Bazen forum sitelerinde görüyorum, hobiye yeni başlayan arkadaşlar tecrübeli kişilere genellikle "profesyonel" diyorlar.

    Ben de bu yakıştırmayla sık sık karşılaşıyorum. Bana da yanlışlıkla "profesyonel" diyenler oluyor.

    İlk önce bu sözcüklerin sözlük anlamlarına değinelim.

    PROFESYONEL: Yaptığı işi meslek haline getiren kişi. Bir işi kazanç sağlamak amacıyla yapan kişi. Uzman.

    AMATÖR: Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı kişi. Bir işi meslek alanı olmadan yapan kişi. Acemi.

    Tanımlarda profesyonel kavramı için "uzman" ve amatör kavramı için "acemi" şeklinde açıklamalar da geçiyor. Bu açıklamalar olsa da fark etmez. Profesyonellik, "meslek, para kazanma" ile ilgilidir. Amatörlük ise "kişisel zevk, uğraş, hobi" ile ilgilidir.

    Ben bir amatörüm. Amatör olmaktan da çok memnunum. Oldukça bilgiliyim, oldukça tecrübeliyim, ama ben bir amatörüm. Çünkü bu hobiyi para kazanmak amacıyla yapmıyorum.

    Profesyonel olanlar; tüccarlardır, akvaryumcu dükkanı işletenlerdir, üretimhane işletenlerdir, para kazanmak amacıyla malzeme ve yem üretenlerdir.

    Amatör olanlar ise sadece ve sadece hobicilerdir, akvaryumla sadece zevk için ilgilenenlerdir.

    :!: YAZI 3 - "HOBİHANE" nedir, "ÜRETİMHANE" nedir?

    Akvaryum camiası içinde "HOBİHANE" kavramını sık sık duymaktayız.

    Akvaryumla uğraşanların bazıları, "HOBİHANE" adı altında "ÜRETİMHANE" kurmaktadır.

    Hobimizde pek çok kavramın birbirine karıştırıldığı gibi, bu iki kavram da birbirine karıştırılmaktadır. Hobi kavramıyla ticaret kavramı, akvaristlik kavramıyla canlı koleksiyonculuğu birbirine sıklıkla karıştırılıyor. Aynen bunun gibi; hobihane ve üretimhane kavramları da birbirine karıştırılmaktadır.

    Birbirine sürekli karıştırılan hobici, canlı koleksiyoncusu ve tüccar kavramlarına daha önce değinmiştik: Hobici (AMATÖR), canlı koleksiyoncusu, tüccar (PROFESYONEL) kavramları üzerine

    Şimdi de bu başlıkta "hobihane" ve üretimhane" kavramlarının birbirlerinden farklarına değinmek istiyorum.

    HOBİHANE: Akvaryumlarla ile amatör olarak ilgilenen birinin (hobici, akvarist) akvaryumlarıyla ilgilenmek amacıyla kurduğu oda veya salondur. Amaç para kazanmak değildir. Akvarist, kişisel zevkine göre ortamı düzenlemiştir. Akvaryumlar dekorludur.

    Benim hobihanem (akvaryum odam):

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    ÜRETİMHANE: Akvaryumlarla profesyonel olarak ilgilenen birinin para kazanmak için balık üretmek amacıyla kurduğu tesistir. Öncelikli amaç para kazanmaktır. Akvaryumcular genel olarak dekorsuzdur. Bunların bazıları gerçek üretimhanelerdir (ruhsatlıdır, vergisi ödenmektedir). Bazıları ise ruhsatsızdır, işletmecileri vergi de vermemektedir ve "hobihane" diye diye tanıtılmaktadır.

    Bozüyük'te eskiden melek balığı, çöpçü, vatoz, Malavi cikletleri ve lepisteslerin üretildiği bir üretimhane (hobihane denmişti, ben de öyle sanmıştım, ama basbaya üretimhaneymiş):

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Samsun'da diskus üretimi yapan CG Discus'un (www.cgdiscus.com) eski halinden görünüm (bu eski halidir, şimdi ise çok daha profesyonel bir durumdadır, üstelik vergi veren profesyonel bir işletmedir):

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Burada "ÜRETİMHANE" konusunda dikkat edilmesi gereken bir nokta var:

    Bazı kişiler tam anlamıyla üretimhane olan ortamlarını "hobihane" diye tanıtmaya çalışmaktadırlar. Bunlar; bu işten en az profesyonel bir üretimhane işletmecisi veya bir akvaryumcu kadar para kazanmaktadırlar. Ama vergi vermemektedirler. Akvaryum hobisiyle ilgili forumları ziyaret ederseniz, "HOBİHANE" diye yapılan tanıtımları incelerseniz, bu tanıtımları yapanların alışveriş bölümlerindeki etkinliklerini izlerseniz ne dediğimi anlarsınız.

    Bazı kişiler ise vergisini vererek, meslek olarak bu işi yapmaktadırlar ve gerçek anlamda üretimhane sahibidirler (CG Discus gibi).

    Sonuçta ister o türlü olsun, isterse diğer türlü olsun; "HOBİHANE" ve "ÜRETİMHANE" kavramları arasında dağlar kadar fark vardır.

    :!: YAZI 4 - Akvaryum sektörüne farkında olmadan darbe vuruluyor

    Akvaryum sektörüne farkında olmadan darbe vuruluyor arkadaşlar.

    Ne zamandır bu konuya değinmek istiyordum. Kısmet bugüneymiş...

    Genel bir tespit, genel bir yazıdır bu yazım.

    Akvaryum alışverişlerimizi bundan yıllar önce akvaryumculardan yapardık. Hobideki tek kaynağımız akvaryumculardı. Bilgi kaynağımız da onlardı, malzeme ve canlı kaynağımız da onlardı. Şu anda da büyük ölçüde akvaryumculardan malzeme ve canlı alıyoruz hobiciler olarak.

    İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte sanal alışverişler de yaygınlaştı. İnternetin etkisi on yıldır hissediliyor. Özellikle son 5-6 senedir sanal alışveris sitelerinde büyük bir artış var. Gördüğüm kadarıyla hobiciler çoğunlukla internet üzerinden alışveriş yapıyorlar. Malzemeler, balıklar, bitkiler, yemler, pek çok şey internet aracılığıyla alınıp satılır oldu.

    İnternetten alışveriş genel anlamda çok daha ucuz. Ama bu bence akvaryum sektörüne darbe vuruyor. Daha doğrusu; büyük mağazalara pek darbe vurmasa da (büyük petşopların internetten alışveriş seçenekleri var genelde) "semt akvaryumcusu" dediğimiz esnaf deyim yerindeyse tarumar oluyor.

    Peki, bu iş böyle devam ederse ne olur? Bence önümüzdeki yıllarda semt akvaryumcuları daha da büyük darbe alacak ne yazık ki.

    Aklınıza bir soru gelmiştir. Muhtemelen "Bu herif akvaryumculardan yana mı?" diye soruyorsunuzdur. Ben yansızım. Yani şu veya bu tarafı tuttuğum yok. Ama nedense semt akvaryumcularını genel anlamda daha samimi buluyorum. Tabiri caizse süper/hipermarketleri soğuk bulan, mahallenin köşesindeki bakkal amcayı -çeşit az bile olsa- tercih eden biriyim.

    Aslında akvaryumculara vurulan darbe bununla da sınırlı değil. Yani iş sadece sanal mağazaların artmasıyla falan bitmiyor. Hobiciler veya kendilerini hobici olarak adlandıran gizli tüccarlar da bu durumda büyük bir pay sahibidir.

    Herhangi bir akvaryum forumuna girip bakın. Fotoğraf, bilgi, makale paylaşımının son yıllarda geri planda kaldığını göreceksiniz. Paylaşımlar son yıllarda daha çok forumların alışveriş bölümlerinde oluyor. Yani eskiden hobiciler ellerindeki fazla malzemeleri veya fazla üreyen canlıları makul bir fiyat karşılığında ellerinden çıkarırlardı ama son yıllarda bu durumda büyük bir değişme var. Hobicilerin açtıkları satış ilanlarındaki fiyatlar ve çeşitlilik semt akvaryumcularınınkileri çoktan geride bıraktı bile. Buna elbette bizim forumumuz dahil değil. İlginçtir, bizim forumumuzda parayla bir şeyler satıldığını çok nadiren görüyorum.

    Bu konuda neler düşünüyorsunuz?

    :!: YAZI 5 - Akvaryumla ilgili forumlarda önemli olan bilgi mi, para mı?

    Akvaryumla ilgili forumlarda önemli olan bilgi mi, para mı?

    Pek çok akvaryum forumunu takip ediyorum. Akvaryum hobisi konusunda tanınmış biri sayılırım, bunu reddedemem. Pek çok forumda senelerdir aktif üye olan ve geçmişte bazı forumların yönetim kadrosunda bulunan biri olarak sizlere bir gözlemimi aktarmak istiyorum.

    Özellikle son yıllarda iyice belirginleşen bir durumdur, bilgi ve haber paylaşımıyla ilgili konu başlıkları çok fazla ilgi çekmezken alım-satım başlıkları çok ama çok fazla ilgi çekiyor.

    Mesela akvaryum camiasıyla ilgili bir haberi paylaşıyoruz diyelim, veya sucul konularla ilgili herhangi bir haber paylaşıyoruz diyelim... Bu tür paylaşımları inceleyenlerin sayısı çok fazla olmuyor. Bu tür paylaşımlara yorum yazanlar da çok fazla değil...

    Ama herhangi bir ilan verdiğinizde bu ilanı inceleyen ve ilana yorum yapan kişiler çok ama çok fazla olabiliyor. İşin içine para, ticaret gibi unsurlar girdiğinde çok yoğun bir ileti trafiği yaşanıyor.

    Ve ben bu duruma da anlam veremiyorum.

    Eskiden de akvaryum forumlarında alışveriş bölümleri vardı, ama son yıllardaki kadar ilgi görmüyordu bu bölümler.

    Bizim forumumuz ve birkaç forum daha bu konuda istisnadır. Ama genel anlamda akvaryumla ilgili forum sitelerinde insanların foruma girme nedenleri bir şeyler satmakla ilgili oluyor.

    :!: YAZI 6 - "AKVARİST" ve "BALIK KOLEKSİYONCUSU" arasındaki farklar

    Hatırlarsınız, akvaryum ile ilgilenen çeşitli insan tiplerini yarı geyik muhabbeti içerikli olarak daha önce yazmıştım:

    AKVARYUM HOBİSİ İLE İLGİLENENLERİN ÇEŞİTLİ TÜRLERİ

    Benzeri bir yazı, seneler önce BİLYAP'ta da paylaşılmıştı:

    Bilinçli akvaryumculuk nedir, bilinçli akvarist kimdir? | Bilyap Aquaristic Akvaryum Sitesi

    Bu tür yazılar yazmamda en büyük etken, ülkemizde cehaletin her şeyi etkilemesidir. Hobicilik de cehaletten payını almıştır. İnsanların "A"yı öğrenmeden "Z"ye atlama eğilimi, her şeyde olduğu gibi akvaryum hobisinde de vardır. Akvaryum hobisinde bazı kavramlar bilerek veya bilmeden başka kavramlar yerine kullanılmaktadır. Bunlardan en sık karşılaştığım durum, "BALIK KOLEKSİYONCUSU" olan kişilerin kendilerine "AKVARİST, AKVARYUM HOBİCİSİ" demeleridir. Aslında akvaristlik ve balık koleksiyonculuğu birbirinden çok farklı ve hatta birbirine tamamen zıt kavramlardır.

    Şimdi de "AKVARİST" ile "BALIK KOLEKSİYONCUSU" arasındaki farklara değineceğim. Aslında bu ikisi sıklıkla birbirine karıştırılıyor. Balık koleksiyoncuları asla akvarist değildirler. Balık koleksiyonculuğu akvaristlikle bir ilgisinin olmadığı gibi, akvaristliğe tamamen zıt bir durumdur.

    AKVARİSTLİK (AKVARYUM HOBİCİLİĞİ) İLE BALIK KOLEKSİYONCULUĞU ARASINDAKİ FARKLAR:

    1- Akvaristler, besledikleri balıklarını "can" olarak görürler. Balık koleksiyoncuları için ise besledikleri balıklar genellikle kalem, çakmak, süs eşyası gibi bir maldır.

    2- Akvaristler, besledikleri balıkların doğal yaşam alanlarını akvaryum ortamına taşımaya çalışırlar. En azından balıkların akvaryumda kendilerini rahat hissedebilecekleri bir dekor yaparlar (üretim ve karantina tankları bunun dışında tutulabilir). Balık koleksiyoncuları için ise dekorun bir önemi yoktur. Akvaryumun bir bütün olarak da önemi pek yoktur. Önemli olan balıktır, önemli olan meta açısından değerli olan balıktır (yani "can" olmayan, "mal" olan balıktır).

    3- Akvaristler için balıklar ev hayvanıdır, dosttur. Balıklarla duygusal bağlar kurulur. Bu yüzden balıklar değerlidirler. Çok pahalı olmaları, çok ucuz olmaları hiçbir anlam ifade etmez. Balık koleksiyoncuları ise balıklarına önceden birilerinin belirlediği bir takım standartlara göre değer biçerler ("kuyruğu şöyle olursa, desenleri böyle olursa değerlidir" gibisinden standartlar). O standartlara uymayan balık (yani mal) beş para etmez bir balıktır (yani beş para etmez bir maldır).

    4- Akvaristler, doğallıktan yanadırlar. Akvaryumlarını mümkün olduğunca doğaya uygun bir şekilde düzenlemeye çalışırlar. Balıkların da doğal görünmelerinden yanadırlar. Genleriyle oynanmış, çeşitli çaprazlamalarla hayatlarını rahat bir şekilde idare ettirmekte zorlanmaya başlamış ve ucubeleşmiş türlerden uzak dururlar (o türler çok para etse bile; long fin diye tabir edilen balıklar, kuyruklarını taşıyamayan lepistesler, gözleri dışarı pörtlemiş sazangiller, balon diye tabir edilen ve yüzmekte zorlanan canlı doğuranlar, içi görünen albinolar gibi). Balık koleksiyoncuları için ise doğallık aranan bir durum değildir. Hatta çoğunlukla makbul bir şey de değildir. Bir balık doğal formundan ve renklerinden ne kadar uzaklaşırsa (upuzun ve janjanlı adlara sahip olan zavallı lepistes varyeteleri gibi) o kadar değerlidir.

    5- Akvaristler çevrecidir, hayvanseverdir.
    Balık koleksiyoncuları için ise para etmeyen bu tür olgular asla önemli değildir veya ilk öncelikli konular değildir.

    6-
    Akvaristler; ekoloji, taksonomi, doğal yaşam alanları konusunda bilgilidirler veya bilgi sahibi olmaya çalışmaktadırlar. Balık koleksiyoncuları için ise bu tür şeyler pek önemli değildir. Balık koleksiyoncuları için önemli olan tek şey; besledikleri balıkların az bulunur olması, çok para etmesi, hilkat garibesi olarak nitelendirilebilecek derecede doğallıktan uzaklaşmasıdır.

    7-
    Akvaristler, balıklarına işkence çektirmezler. Çünkü balıkları "can"dır.Balık koleksiyoncuları ise balıklarına işkence çektirme konusunda hiç çekinmezler. Hatta kedi-köpek güzellik yarışmalarının benzerlerini düzenleyerek balıklarının hayatlarını riske atmaktan da çekinmezler. Çünkü balıkları "mal"dır.


    :!: YAZI 7 - Akvaryum hobisinde canlılara saygı duyuluyor mu?

    Bildiğiniz gibi bu bölümde akvaryum hobisine felsefe açısından değiniyorum zaman buldukça. Esasen, en önem verdiğim konulardan biridir bu konu. Akvaryum etiği, akvaryum hobisinin ne olduğu veya ne olmadığı, akvaryum hobisinin bilim ve sanat dallarıyla kesişimi gibi konulara değiniyorum. Fikirler sunuyorum. Kabul edilir, kabul edilmeyebilir, o ayrı konu...

    Bu başlıkta da akvaryum ve canlılara saygı konusuna kısaca değineceğim. Katkıda bulunursanız, konumuz zenginleşecektir.

    Bildiğiniz gibi, akvaryum hobisinin temelinde doğa sevgisi ve canlılara duyulan saygı vardır. Doğa sevgisi ve canlılara saygı olmayan akvaristlik mümkün değildir. Zaman zaman değindik, akvaryum hobisi ile canlı koleksiyonculuğu birbirine taban tabana zıt olan ama birbirlerine karıştırılan olgulardır.

    Yirmi küsür senelik akvaristlik yaşantımda ne yazık ki akvaryum hobisine saygı duyulmadığını zaman zaman gördüm. Sizler de mutlaka görmüşsünüzdür. Adına boyalı balıklar mı dersiniz, hilkat garibesine dönüştürülmüş canlılar mı dersiniz, ne dersiniz bilemem.

    İlk önce "papağan ciklet" meselesine değinmek istiyorum. Papağan ciklet, insanoğlunun doğaya saygısızlığının yaşayan abidesi gibidir. Bildiğiniz gibi, bu balıklar doğada bulunmayan, insan eliyle üretilen, birden fazla Amerkan cikletlerinin melezleştirilmesiyle elde edilen balıklardır. Genellikle hobiye yeni heves eden kişiler tarafından beğenilirler, "sevimli" bulunarak satın alınırlar. Ama bu balıklar doğuştan özürlüdürler. En bastinden, ağızlarını kapatamazlar. Beslenmeleri bundan dolayı çoğu zaman sıkıntılıdır (ağzınız sürekli açık olarak bir ömür geçirdiğinizi düşünün). Üremeleri çoğu zaman sıkıntılıdır. Ama para kazanmak amacıyla üretilmektedirler. Çünkü hobiye yeni başlayan insanlar görüntülerinden dolayı bu zavallı balıkları "sevimli" bulmaktadırlar. Talep çok olduğu için üretimleri de devam etmektedir.

    Para için üretilen, doğaya saygısızlığın yaşayan abidelerinden olan, tüm ömürleri sıkıntı içinde geçen papağan ciklet (fotoğraf Royalpetstore.com sitesinden alınmıştır):

    [​IMG]

    Özürlü doğdukları bilinmesine rağmen bile bile üretilen bu balıklar, çektikleri sıkıntılar yetmiyormuş gibi, bir de boyanarak satılmaktadır (fotoğraf Cichlidsearch.com sitesindendir):

    [​IMG]

    Boyalı balık demişken, ilk akla gelen balıklardan biri Chanda ranga adlı balıktır. Perciformes takımından olan bu güzel balık, normalde şeffaf bir vücut yapısına sahiptir. Bu haliyle çok da güzeldir aslında. Ama paraya doymayan insanoğlu, bu balıkları pembe, mavi, sarı, yeşil, turuncu renklere boyayıp kepazeye çevirmektedir. Derilerine boya enjekte edildikleri için kısa süre içinde mantar başta olmak üzere çeşitli hastalıklara yakalanıp ölmektedirler.

    Chanda ranga balığı doğal haliyle çok güzel bir balıktır (fotoğraf Menandpets.com sitesindendir):

    [​IMG]

    Ama doğanın ve yaşamın içine eden para hastası insanlar bu harika balıkları da boyayarak (ve kısa zaman içinde öleceklerini bile bile) satmaktadırlar (fotoğraf Petpig.com adresinden alınmıştır):

    [​IMG]

    Çok para kazanmak için "ÖZEL" adı altında üretilip satılan ve lepisteslikten çıkarılmış lepisteslere değinmeye gerek bile duymuyorum. Bu konuda sitemizde çokça değindik.

    Yani kısaca; ırmakları kurutan, denizleri kirleten, yağmur ormanlarını katleden, sağa sola nükleer santraller kuran ve gözünü para hırsı bürümüş olan insanlar canlılara saygı duymamaktadır. Doğaya ve yaşama zerre kadar saygısı olmayan bu tür insanlar ne yazık ki akvaryum hobisinde de vardır.

    Bu konuda çok mu sertim bilmiyorum, ama gönülden bağlı olduğum hobiye ticaretin bu kadar fazla karışmasını kabullenemiyorum. Ticarete karşı değilim. Ama ticareti işi ticaret olanlar yapmalıdır. Ben bunu savunuyorum.

    Eklemeyi unutmuştum, paylaşmam gereken bir şey daha var. Bizim bir Facebook sayfamız var. Epey hareketli bir sayfa sayılır. Baya da üye var. Sayfaya üye olanlar çeşitli paylaşımlarda bulunuyorlar.

    Bundan bir zaman önce bir üye, sayfa duvarına bir ilan bırakmıştı. Online lepistes satışı yapılan bir sayfaydı tanıttığı sayfa. Kendisine ruhsatlı bir üretimhane olup olmadığını sormuştum. Ruhsatsız bir üretimhane olduğunu söylemişti üye. Ben de önce ekran görüntüsünü almıştım, sonra da gerekli açıklamayı yaparak ilanı kaldırmıştım.

    Bu tür faaliyetleri ben kaçakçılığa benzetiyorum. Hani piyasaya ruhsatsız, vergisiz ürün sürenler vardır ya, onlar gibi... Kaçak sigara olur, merdiven altında üretilen deterjanlar olur, şu olur, bu olur... Bence hiçbir fark yok.

    Ama bunu belirtirken şunu da açıkça ifade etmeliyim: Herhangi bir akvarist, kullanmadığı malzemelerini veya çok üreyen canlılarını elbette elden çıkartabilir, satabilir. Bunda hiçbir sakınca görmüyorum. Kırk yılda bir ilan verip 5-10 balık, bitki, kullanılmayan malzeme satabilir akvaristler.

    Benim karşı olduğum nokta; "akvarist" olarak kendini tanıtıp, forumlarda çoğunlukla veya tamamen satış bölümünü kullanan kişilerin davranışlarıdır. Yani bir insan birkaç günde bir balık satış ilanı veriyorsa, haftada bir çeşitli akvaryum malzemelerinin satış ilanını veriyorsa, sık sık büyük miktarlarda yem satış ilanları veriyorsa -kimse kusuruma bakmasın- orada akvaristlik bitmiş demektir bana göre.

    "KAYIT DIŞI EKONOMİ" konusuna girer bu durum.

    Mesleği balık üretimi veya akvaryum işletmeciliği olan, vergisini veren, ruhsat sahibi olan, ekmeğini bu işten çıkaran kişiler; "akvarist" görünümlü "kayıt dışı ekonomi" odaklarıyla başa çıkmakta zorlanıyorlar gibime geliyor. Bundan dolayı ben bu duruma (akvaristlik adı altında yapılan yoğun ticari faaliyetlere) karşıyım.

    Anlattığım duruma dair görüntü:

    [​IMG]
     
  20. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Cevap: Akvarist Önerisi

    İlginç işler hocam bu işler. Bakalım ne olacak. Ellerine sağlık olaya parmağı tam sokan mesajlar bunlar.
     

Sayfayı Paylaş