1. Hoş geldiniz, Akvaryum Portalı ailesine katılım için kendinizi hazır hissediyorsanız üye olun.
    Yardım sayfasından forum kullanım desteği alın.

Akvaryumumdaki bulanıklık.

Başlığı 'Tatlısu Genel Konular Portalı' kategorisinde LostRua tarafından 8 Eylül 2010 başlatılmıştır.

  1. LostRua

    LostRua

    Mesajlar:
    3.530
    Yer:
    Konya
    İsim:
    Doğuş ARISOY
    Arkadaşlar akvaryumumda ilk başlarda bir yeşerme görmüştüm. Sandım akvaryumumda yeşil su oluyor. Gübrelemeyi kestim dış filtreyi düzene soktum yaprak kalıntılarını filan çıkardım. Sonra bir bulanıklık aldı bana yeşillik var gibi geliyor bulanık gibi geliyor anlayamadım. En son dış filtrenin debisini düşürdüm. %50 klorlu %50 beklenmiş %15 civarında su değiştirdim. 2 güne bir su değişimi yaptım anlayamadım. Hiçbir şekilde gübreleme yapmıyorum. Hiçbir şekilde ilaç kullanmıyorum düşük miktarda yem vermeye çalışıyorum. Ama ablayamadım nasıl geçecek ne yapayım bilemedim size danışıyım dedim. Ve fotoğraflar çektim akvaryumumdan gece ve gündüz. Bu sorun gerçekten kafamı çok bulandırıyor yardımlarınızı bekliyorum.

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
     
  2. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    İlginç açıkcası durum. Tabi filtrenin debisini düşürmene bir mana yükleyemedim ama akvaryumda aşırı alg oluşumunu tetikleyecek maddeleri bolca girmişsin sanırım. Co2 veriyor muydun akvaryuma ? Eğer gübreleme sonrası oluştuysa birkaç % 15 su değişimi ile düzelmez zaten. Sanırım sorun gübre, Co2 gibi besinlerin oluşturduğu ortam.

    Eğer bunlar değilse nadirde olsa bazı akvaryumlarda görülen sarımsı yeşil bir su oluşumu hastalığı olabilir. Bu ise zaten damlası kalsa sistemde tekrarlar. Fakat sorun sanırım yukardakilerden biri.
     
  3. LostRua

    LostRua

    Mesajlar:
    3.530
    Yer:
    Konya
    İsim:
    Doğuş ARISOY
    Vallahi Temel Hocam besinleri kestim co2 de kesildi. Tanka ek birşey girmiyor isterseniz % 50 su değişimi yapıyım. Ama yeterki kurtulayım tanka ek besin girmediği gibi potasyum eksikliği baş gösterdi. Yapraklar dökülüyor. Onlar çürüyor ve nitrata dönüşüyor onları hergün topluyorum görür görmez. Filtre debisini düşürmemin sebebi. Bakterilerin daha uygun bir ortamda tutunmaları içindi. Yani su akışı yavaş olursa bakteriler daha rahat tutunutlar gibi bir düşüncemdi. Şimdi ne yapmamı öneririsiniz tam anlayamadım ışıklar aynı devam ediyor. Ama bilemiyorum ki ışıkları mı kapatıyım ne yapıyım binlerce şey yazıyor ama çözüm bulamadım ben...
     
  4. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Doğuş bitkilerin durumu veya müdahalen konusunda yorum yapmam doğru olmaz yanlış yönlendirmek istemem. Tabanda kum göremedim yok mu ? Suyun durumu bana göre gübreleme, CO2 eklenmesi ile birlikte tamamen alg oluşumuna zemin hazırlanması. Su değişimlerini daha yüksek oranlarda yapman gerekir diye düşünüyorum. Tabi eğer bitkilerde aşırı bozulma yoksa daha az oranlarda değişimler ile alg oluşumunu destekleyen maddeleri zamanla uzaklaştırman mümkün. Konuya hakim arkadaşların bitkiler konusunda yorum yapması daha doğru olur. Filtreni normal debisine almalısın ve artık bakteri konusundan biraz uzaklaşman gerek.
     
  5. volkantr34

    volkantr34

    Mesajlar:
    3.342
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Volkan
    Doğuş , arkadaşının yapıp sattığı gübrelerden olmasın ?? Sen o gübreleri kullanıyordun ya o bakımdan diyorum.. Debinin gücünü düşürmenle bakterilerin daha rahat tutunmasını nerden çıkarıyorsun ?? Kolu bacağımı var bunlarında rüzgara karşı tutunuyolarmış gibi yorumluyorsun.. Allah aşkına kuzum sen bunları nerden çıkarıyorsun söyler misin ? Eğer sana bunları anlatan birisi varsa hemen onunla ilişiğini kes.. Hayatımda ilk kez duyduğum şeyleri senden duyuyorum çünki.. Forumda bu konu ile ilgili yanlış hatırlamıyorsam Temel abinin bir konusu olacak.Eğer bulursan sorununa çözüm bulabilirsin.
     
    murer bunu beğendi.
  6. Toprak Akalın

    Toprak Akalın

    Mesajlar:
    863
    Yer:
    MERSİN
    İsim:
    Toprak Akalın
    En sevmediğim bu işte. :S Hadi normal yosun olsa, balık, karides vs. ile hallediyorsun da, yeşil su zor oluyor yahu. :/
     
  7. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Cevapları çözüm için önemli.

    Bakteriler düşük debide daha iyi tutunur diye birşey yok ama düşük debide suyu daha iyi işlerler Doğuş. Tabi filtrasyonundan ödün vermeni gerektiri mi tartışılır. Ancak sorun kaynağı gübreler, eklenen diğer maddeler ve CO2 ile suyun tamamen alg yaşamına uygun hale gelmesi. Suyun rengini açmak sorun değil, kömür kullanırsın, Uv kullanırsın ama sorunun kaynağını kurutmak gerek. Bu aşamada su değişimleri en uygun yol gibi.
     
  8. volkantr34

    volkantr34

    Mesajlar:
    3.342
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Volkan
    Yanlış anlaşılmasın ama tankın hacmi kaç lt' ki debisi bunu etkilesin ?? Tek çaresi seninde dediğin gibi bol su değişimi abi.. O kadarcık bitkiye hafta 1 bile gübre verilse yeter.. Tankın hacmine göre gübre vermekle bitki hacmine göre gübre vermek çok farklı şeyler.. Arkadaşlar lt'sine göre gübreyi dayıyor.. Onu tüketecek bitkisi olmadan.. Ama maşallah o kadar kesin konuşuyorlar ki sonuçlar üzerine bazen hiçbirşey bilmediğimi yada hiç öğrenemediğimi sanıyorum.. Çok enteresan valla..
     
    murer bunu beğendi.
  9. Toprak Akalın

    Toprak Akalın

    Mesajlar:
    863
    Yer:
    MERSİN
    İsim:
    Toprak Akalın
    Sanırım besinler çok geldi. :/ Yapılacak tek şey, bekleyip düzenli su değişimi yapmak. İlaçla vs. tedavisi varsa o ayrı mesele. :) Bende de böyle sorunlar olmaz inşallah. :/
     
  10. LostRua

    LostRua

    Mesajlar:
    3.530
    Yer:
    Konya
    İsim:
    Doğuş ARISOY
    Volkan hocam o gübreleri ayrı tankta deniyorum kurduğum düzeni bozmam. Bolca su değişimi diyorsunuz su değişimi zooplanktonlar sudan uzaklaştırır zooplaktonlar ise bu yeşil suyu meydana getiren ne hayvan nede bitki sınıfına koyulabilen. Demir potasyum nitrat gibi besinlerle beslenen ve ışıkla ile oksijen ve besin üretmeye başlayan tek hücreli canlıları yok edecektir. Su değişimleri diyorsunuz bolca. Suyun içerisindeki ek besinlerde bu teh hücrelileri çoğaltacaktır. Kusura bakmayın ama bazı sözlerinizi ya siz biraz şişiriyorsunuz yada kendinize ait bir merdiveniniz var sözleriniz gerçekten çok ağır geliyor bana. Burada uygun bir dille en açık şekilde size sorunumu anlattım oysa Volkan Hocamın söyledikleri gerçekten ayıp oldu diye düşünüyorum. Yeşil su oluşumu özellikle yeni kurulan akvaryumlarda oluşmasının sebebi çürüyen bitki ve hayvan artıklarının ilk başta amonyağa dönüşmesi. Biyolojik döngü zayıf olan akvaryumlarda nitrata dönüştürülemediği için belli bir yük miktarı oluyor doğa anada buna izin vermiyor ve o tek hücreliler bu görevi yapıyor. Tek hücrelilerde klorofil maddesi var ve klorofilde bilindiği üzere renk değiştirebilir. O yüzdende karartma gibi yöntemlerin haricinde suyu berraklaştırmak için öncelikle iyi bir biyolojik filtrasyon. Sonrasındada o maddeleri iyice tüketebilecek bir bitki yükü gerekir. Oysa su değişimi bizim tüketerek tek hücrelilerin açkalması sonucunda etkisini yitirmesi gözlenmelidir. Bunun için öncelikle bazı bitkilerimi kaybede bilirim. Çünkü gübreleme yapsam onu çok sayıda bulunan tek hücrelilerim kendine besin yapacaklardır. O yüzden beni fikrim biraz bitki eklemek. Belki yardımcı olurlar. Yakında su pireside bulabilirsem onları bir tül içerisinde akvaryuma koymak. ( Su pireleri akvaryumun içerisindeki tek hücreli canlılarla beslenir bunların beslenmeleri için hamur mayaları vb ilavelerde yapılır yeşil su ile beslenen su pirelerinin besin değerleri çok yüksektir... ) Şimdi benim bilgilerim bunlar yapacaklarım ise akvaryum suyumu stabil tutarak içindeki besinleri oldukça düşürmek olabilir. Ama bunu neden yapamam akvaryumda canlılarım var belli hormonlar ve salgılarıda bu döngüyü tetikler. Onlara besin verir. Peki taze sudada besin var şimdi ne yapacağız. Klorlu su ile destekleyeceğiz. Klor tek hücreleri siyona bakterilerini mavi yeşil algleri suda barındırmaması için ilave edilir. Bizim akvaryumumuzdaki bakterilerin çoğalmalarını engelleyecektir taki 2 güne kadar. 2 gün sonra yine klor etkisini kaybedecektir. Bu şekilde oluşumu yavaşlatabiliriz. Ama kesin çözüm ya u.v ile gizli yada su pirelerinin etkisiz hale getireceğine inanıyorum. Bence artık bu bilgiler üzerindende konuyu geliştirip bir çözüm bulma vakti geldi.
     
  11. Toprak Akalın

    Toprak Akalın

    Mesajlar:
    863
    Yer:
    MERSİN
    İsim:
    Toprak Akalın
    Su piresi de çok güzel bir fikir. :) Telden bardaklık gibi birşeyler yapıp, üzerine kadın çorabı geçirdikten sonra akvaryuma bir vantuzla asarsınız, içine su piresini koyduktan sonra bu yosundan kurtulunabilir.
     
  12. LostRua

    LostRua

    Mesajlar:
    3.530
    Yer:
    Konya
    İsim:
    Doğuş ARISOY
    Bazı usta su piresi yetiştiricileri su piresinin beslenme vaktini akvaryum suyunun durulamasına bağlıyorlar. Akvaryum rengi düzelince yemleme yaptıklarını söylüyorlar. Bu yeşil su dediğimiz tek hücreliler okyanuslardada dengeyi sağlamak için koloniler halinde bulunuyormuş. Ayrıca bazı sıcak su kaynaklarında ve durgun sulardada oluşmuşlar. Doğanın içinde var ama su pireleride bildiğimiz gibi beslemek için özel yeşil su üretiyorlar. Bir şekilde halledeceklerdir diye düşünüyorum. Yani inşallah düşündüğüm gibi olur. Tek istediğim aşılık biraz su piresi bulmak. İlk başta üretimini yapabilirsem sonrada akvaryumumda deneyebilirim.
     
  13. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Doğuş bir makale okumuşsun sanırım ve zooplaktonu getirip su değişimlerinin önüne koymuşsun kendi akvaryumun adına veya genele. Peki zooplaktonun vardı da niye suyunun rengi yemyeşil oldu diye sorarsam ne cevap verirsin ?
     
  14. LostRua

    LostRua

    Mesajlar:
    3.530
    Yer:
    Konya
    İsim:
    Doğuş ARISOY
    Hocam sanırsam daha akvaryumumda oluşmamış olabilir yada kaybetmişte olabilirim. Çünkü klorlu su ile değişim yaptım. Belli bir döneme kadar kendi kolonilerini oluşturamıyorlar. Ama sonrasında kendi hallerine devam ediyorlar. Hatta belli bir dönem geçince özellikle tuzlu sudada yaşamışsınızdır bunu. Daha büyük koloniler oluşturuyorlar. Belli bir beslenme düzenine sahip oluyorlar ve o şekilde devam ediyorlar. Ama klorun etkilediğini düşünüyorum. Acaba başka neden olabilir ki ? :an:
     
  15. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Olmayanlardan medet ummak diyebiliriz bir anlamda alıntıdaki soruna. Alg oluşumuna temel sebeb olarak atık gösterilir, nitrat, fosfat vs ama çözüm su değişimleridir bunlara genelde. Okuduğun makele nedir bilemiyorum ama bilimsellik içerip teoriye uymayan yapı taşıyor, aslında bir çoğu da böyledir. Basit olarak fikrimi yazacağım kafanı karıştırmak istemiyorum. Akvaryumların suyu hep berrak olsun istenir ve aslında senin de hedefin bu. Fakat berrak olan bir suda beslenemeyecek olan zooplaktonları suyun yeşil olduğunda bu sefer sorunu onların eksikliğine bağlıyorsun. Berrak olacaksa zaten kayda alınacak şekilde olmayacaklar demektir. Şu anki suyunu berraklaştırmaya çalışarak başta sen söz ettiğin canlılara darbe vuracaksın. Karar vermen gerek sanırım değil mi ? Zooplonkton mu yoksa bitkimi besleyeceksin ? Bir Paket Sera artemia yavrusu 40 litre seninkinin 2 katı yeşil suyu 2 günde cam gibi yapacak şekilde algleri tüketir ve sonrasında aç kalarak ölür. Senin berrak olan suyunda hangi zooplakton ne kadar yaşar veya çoğalır ? Bir denge oluşur belki oturmuş akvaryum yapısında ama önemi tahmininden azdır. Gübreleme yapmazsın veya suya fazla atık girmezsin ve az su değişimi yaparsın vs belki faydası tartışılabilir o zaman.

    Aşağıdaki akvaryuma günlük %50 su değişimi yapılarak uzun süre idame ettirilmiş sende biliyorsun. Hata yaptığını düşünüyor muyuz ?

    Düşünmüyorsak düşünelim zooplaktonları bu akvaryumu yürüten düşünmüş müdür ? Neymiş... zooplaktonlara berrak suyum olacak diyerek darbe vuran daha sonra eyvah zooplaktonum yok dememeliymiş :ay: Çünkü sen onlarsız başarıyı hedeflemiştin.

    [​IMG]
     
    murer bunu beğendi.
  16. murer

    murer Kıdemli Üye

    Mesajlar:
    4.174
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Murat ERCAN
    Bence bırakman lazım zooplanktonu, bakteriyi, çok bildiğinden oluyor bunlar. Senin suyunda arslanlar gibi gübre fazlalığı ve yüksek organik yük var, bunu tek anlamanın yolu, suyunun nitratını ve fosfatını ölç, oranlar çok yüksek çıkacaktır, nitratında çok fazladır, bunlardan balıklar etkilenmeyecektir, nedeni ise bu oluşumdaki bakteriler tamamen nitrat ile beslenmesidir. Dengesiz verilen Co2 Gh ve pH'ı alt seviyelere çekiyor, suyun ister istemez asidiğe dönerek, yosunları vermiş olduğun gübreler besin kaynağı oluyor, birde üstüne üstlük veriyorsun tepeden aydınlatmayı, arayıpta bulamadıkları hepsini önüne koyuyorsun.

    Diyeceksinki, ''Ben Co2'yi ışıklar kapanınca otomatik kesiyorum'', burada yanılıyorsun, gündüz vermiş olduğun Co2 iyi çözündüğü takdirde, suyu pH'ını düşürdüğü için, aydınlatma ile otomatik kestiğin motor ve vermiş olduğun Co2'den iri taneli baloncuk çıksa dahi yumuşak suda çüzünmüş oluyor.

    High-Tech bitkili akvaryumları test kitleri olmadan idame ettirmek, tankında yetiştirmiş olduğun bitkilerin, karakterist özelliklerini iyi bilmektir, tabi her bitkinin ne karaktere sahip olduğunu bilemeyeceğimizden dolayı, eninde sonunda test kitlerine ihtiyaç duymuş oluyoruz. Test kitleri ile alınmış ölçümler bitki yoğunluğuna bağlı olarak her bitkinin kullanmış olduğu besinleri öğrenmiş oluyoruz, aynı zamanda gözlemleyerekte.

    Burada, ufacık tanklara, illada High-Tech yap demekle olmuyormuş değilmi? High-Tech adı üstünde yüksek teklonoji, bana göre fermete (Mayalı) sistem ile Co2 vermek yüksek teknoloji değil, ilkel teknoloji.

    ''Peki sen biliyormusun?'' sorunada, bu güne kadar yetiştirdiğim bitkileri biliyorum, gerisini hayır.

    Bundan kurtulmanın yoluna gelirsek; Her gün %15-20 su değişimi, temin edebiliyorsan UV, bol sirkülasyon, (Takviye olarak, bir iç veya dış filtre daha.)yemlemeyi azaltmak, gerekirse hiç vermemek, aydınlatmanı tamamen karartmak,hatta hiç ışık almayacak şekilde tankın üzerini örtmek, Co2 ve gübreleme yapmamak, 4-5 gün sonra minimum miktarlar ile başlamak.

    Kafanı çeşitli makaleler okuyarak ve bu makalelerin içinde bulunan bilimsel isimleri geçen bakteriler ile bulandırma, bu hobide bence gerekli değil bunlar derim.

    Geçmiş olsun.
     
    YIKIKTEMO bunu beğendi.
  17. LostRua

    LostRua

    Mesajlar:
    3.530
    Yer:
    Konya
    İsim:
    Doğuş ARISOY
    Yakında bir u.v filtre almayı düşünüyorum atman 5 watt alacağım filtre debisi 1000 ama ben çeyreğinde kullanıyorum diyebilirim. Malum akvaryuma lepistes ekledim. Onlarda akıntının az olmasını seviyorlar. Şimdi ise ultraviole ile şu bakterilerin bir dnasını parçalayalım ultraviole aldıktan sonra 7/24 açık bırakmayı düşünüyorum. Çünkü bahsettiğimiz iş bana göre dna parçalanamsı sırasında belli bir mutasyona uğruyor. O mutasyon sırasında bilirsiniz mutasyon ikiye ayrılır iyi sonuçlar yaratanlarda olabilir kötü sonuçlar doğuranlarda. O yüzden ultraviolelerin kapatılıp açılması taraftarı değilim. Nedeni ise mutasyon sırasında dna tam parçalanamazsa belki başka özellik gösteren bakteriler vb... türeme ihtimali olabilir. Dna'yı yenilendiğini söyleyen bakterilerinde bulunduğu söyleniyor. Ama kanıtı varmıdır bilemiyorum. Dış filtremin su çıkışına bağlayacağım. Atmanı seçmemin nedenide ultraviole şakaya gelmez. En ufak sızıntıda sorunlar yaratabilir diye düşündüğümden dolayıdır. Başka marka önerileriniz var mı ?. Bu sorunu çözdükten sonra mesela 1-2 gün su değişimi yapmak %15-%30 civarı. Sonrada gübrelemeye micro düzeyde başlamak. İhtiyaçlara göre arttırıp azaltırız.
     
  18. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Atman marka olması önemli değil UV filtresinde aslında daha önemli olan saat ömrü olan lambasının yedeğini bulup bulamayacağındır. Bu yüzden lambasının markasına ve yedeğinin olup olmadığına bakmalısın. 5 wat Uv bence düşük biraz daha güçlü olursa iyi olur.

    Bakterilerin DNA'sına girersek senin akvaryumdan bir cacık olmaz Doğuş. Neden hala süslü 1949 Uganda müze makalelerinin etkisindesin anlamış değilim. Yukarda okuyup yazdığın makalenin içeriğini çok güzel çürüttüğümü düşünüyorum. Milenyuma gel Doğuş .:F

    Uv filtresini kapatıp açmak neden zararlı olsun inan anlamıyorum, bakteriler mutasyona uğrayacak diye korkmak nasıl bir düşünce onu da bilemiyorum inan. Buna benim bilgim zaten yetmez.
     
    murer bunu beğendi.
  19. LostRua

    LostRua

    Mesajlar:
    3.530
    Yer:
    Konya
    İsim:
    Doğuş ARISOY
    Temel Hocam 254nm dalga uzunluğu ile bakteriler mantarlar virüsler dokular gibi etkenler üzerinde ani ölümler gerçekleştiren bir ışın. Yani açıkta olsa ve siz o odaya girmiş olsanız ya bir daha aynaya bakamazsınız yada intihar edersiniz. Peki watt ile neyi kıyaslarsak su akışına etki edebiliriz. Suyun temas yüzeyi + suyun akış hızı + ışık şiddeti = Ölüm oranı. Biz watıı düşük tutarsak suyun temas yüzünü değiştiremeyeceğimiz için akış hızını düşürmemiz gerekir. Bu sayede ölüm oranları oranını koruyabilmektedir. Peki dna zincirini saniyelerden bile kısa bir sürede paramparça eden bu filtrenin kapatılması veya açılması ne ifade eder. Sistemi elektiriğe taktığınız anda her çalışmada ömrünü biraz olsun kaybeder ultraviyole filtreleri etkili kullanabilmek için uzun süreli kullanımlar tavsiye ediliyor. Peki mutasyona uğramada neyin nesi. 254nm dalga uzunluğu ile etki ederek dna zincirini kırıyor. Dna zinciri kendini üreme sırasında eşleyebilir ve aynı kopyasını oluşturabilir ama kendini iyileştiremez. Ama bazı bakteri kolonilerinde bölünme yerine eşeyli üreme sistemlerine benzer bir dna transfer görülür. Eğer bu trafser gerçekleştirilirse. Akvaryumunuzda bakterilerin ölmes için antibiyotik kullanımlarında. bazı bakteriler ölecektir ama aksine bazılarıda antibiyotiğe bağışıklık kazanacaktır. U.v dalga boyundan şu an için kurtulabilen bir canlı olamaz. Ona bağışıklık kazanabilen. Ama neden olmasın. Bakteriler için kapsüllü olmak çok zor bir işken bile sadece dna paylaşımı ile saniyeler içerisinde kapsüllü olabiliyor. Uzun süre kullanım yapanlarda u.v filtre sonucu olarak u.v kapandığında daha hızlı bakteri üremesi ve sonuç olarakta beklediğimizden dahada kötü bir sonuç doğuracaktır.
     

Sayfayı Paylaş