1. Hoş geldiniz, Akvaryum Portalı ailesine katılım için kendinizi hazır hissediyorsanız üye olun.
    Yardım sayfasından forum kullanım desteği alın.

Bakteriler hakkında.

Başlığı 'Tuzlu Su Kimyası ve Ekipman Portalı' kategorisinde suret tarafından 23 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. suret

    suret

    Mesajlar:
    2.160
    Yer:
    istanbul
    İsim:
    Burak N
    Aslında diğer bir konu üzerinde yazıyordum fakat hem konu dağılmasın hem de karışıklık olup insanların kafası karışmasın diye buraya bir konu açıp konuyu toparlamak ve bilgi ve tecrübelerimizi yaymak, paylaşmak amacına uygun olması için yeni bir başlık açıp edindiğim bilgileri yazma gereği hissettim. Deneme yanılma aşamasında olup düşünceler içermektedir. Lütfen kesin cevap alınana kadar denemeyiniz...

    Edit 1: Aslında biraz birşeyler buldum ama galiba akvaryum suyumuzdaki bakterilerin türlerini öğrenebilsek işimiz daha kolay olacak. Nitekim şöyle bir yazı buldum: Fermentasyon bakteriler ve maya hücreleri tarafından enerji üretmek için kullanılır. Fermentasyon yapan bakterilere bir örnek yersinia pestis olabilir. Bu nedenle akvaryumumuzda hangi bakteri türlerinin yerleştiğini, ne amaçla ne yaptıklarını, türlerini, cinslerini nasıl öğrenebiliriz? Ben bildiğimi söyleyeyim: aerobic ve unaerobic bakteriler vardır, kayalarda, gözeneklerde veya kum altında yaşarlar, oksijen alan veya almayan yerlerde yaşar ve çoğalırlar. Peki hangisi bize ne fayda sağlar?

    Edit 2: Akvaryumda veya değil, yaşayan her canlının tüketim ihtiyacı olduğu göz önünde bulundurulursa bu bakterilerin de yemek yemesi, içmesi, belki de nefes alması gerekir. Her halikarda tüketecekleri bir şeylere ihtiyacı var ki yaşamlarını devam ettirebilsinler. O halde onları da doyurmak lazım. Hiç bir ekleme yapılmayan ve canlı yükü sabit olan bir akvaryumda hastalık söz konusu olduğunu hiç duymadım. Sistem stabil hale geldikten sonra balık dışkılarından, yem artıklarından veya bilmediğim başka nedenlerden ötürü bu bakterilerin yaşamlarına devam ettiği sonucuna vardım. Çıplak gözle göremediğimiz ve mikroskop altında görsek de ne türünü ne de zararlı mı yararlı mı olduklarını anlayamayacağımız küçücük canlıların temel ihtiyaçlarını düşünmek, ve onlara müdahalede bulunmak bizim için ne oranda önemlidir?

    Bakteriler sayesinde belki de hayatımızı idame ettiriyoruz. Demirden tutun da yoğurda kadar pek çok yerde kendilerini umursamasak da onlar büyük işler başarıyorlar.

    Bakterilerin gelişmesi ve sağlam bir sistemin oluşması için belli bir zaman döngüsünde akvaryuma eklenecek şeker, maya, bakteri yemi, votka, sirke, tuz gibi ürünler/katkılar eğer eklenmesi kesilirse üreyip çoğalan bakterilerin topluca ölümüne ve suda bulanıklığa yol açacağı için belki de bakteriler için her hafta düzenli bir takım katkılar eklemek yerine 15 günde bir çok az miktarda veya ayda bir az miktarda eklemeler yapılarak su değerleri toplu ölümleri kaldırabilecek kadar bozulmadan yeterli besin eklenmiş olup bakterilerin ihtiyaçları bir nebze olsun giderilebilir. Bu basit bir döngüye bağlandığında ise acaba faydası ne olacaktır? Ayda bir eklemek veya 15 günde bir eklemek arasındaki fark ne olacaktır? Sistem sekteye uğradığında bizi ne gibi sürprizler bekleyecektir?

    Canlılarımızda hastalıkların oluşmasına imkan vermemek, organik atıkların sistemden hızla ve kolayca atılmasını sağlamak yaşamalarını ve çoğalmalarını kontrol edebileceğimiz bakterilerle mümkünmüdür? 1 Kuruş para vermeden büyüttüğümüz bakteriler aslında 100 lira verdiğimiz mercan kadar değerlimidir?

    Kendime notlar :
    - Bana daha büyük bir mikroskop lazım.
    - Bakteri topluluklarının sayısı her 9,8 dakikada ikiye katlanabilir. (En iyi şartlarda)
    - Bazı organizmalar besinler mevcut olunca son derece hızlı çoğalır, örneğin yaz aylarında bazı göllerde yosun ve Cyanobakteriyel büyümelerinde olduğu gibi.
    - Bakteriler, çoğu zaman laktobasil türleri, maya ve küflerle beraber, fermante edilmiş gıdaların (peynir, turşu, sirke, şarap, yoğurt gibi) hazırlanmasında binlerce yıldır kullanılmaktadır. o halde biz bu gıdaları akvaryuma koyarsak etkisi bizim için ne olur?
    - Bakteriler mutasyona uğrayabilir. Elimizi sabunla yıkadıktan ve kuruladıktan sonra herhangi bir nedenle tekrar akvaryuma elimizi sokarsak, kalmış olan bir takım sabun artıkları bakteriler üzerinde mutasyona sebep olabilir. Bu mutasyon onların ölümü değil güçlenmesi ile sonuçlanabilir. Hastane virüslerinde olduğu gibi süper virüsler veya süper dirençlşi bakteriler sürekli buralarda kullanılan kimyasal temizleme araçlarına bağışıklık kazandıkları için bu maddelere karşı bir savunma sisemi geliştirirler. bu nedenle bazı türleri hiç bir zaman öldüremeyiz, temizleyemeyiz. Evimiz çin de bu tehlikeli durum geçerlimidir? Süper enfeksiyonmuydu neydi buun tam adı...
     
  2. Okurt

    Okurt

    Mesajlar:
    2.079
    İsim:
    Özdemir Kurtman
    Cevap: Bakteriler hakkında.

    Yersinia pestis hıyarcıklı veba mikrobudur Burak bey. :) aman diyeyim :)
     
  3. suret

    suret

    Mesajlar:
    2.160
    Yer:
    istanbul
    İsim:
    Burak N
    Aman bizden uzak olsun :)

    O zaman şu işe de yarayabilir ; Bakterileri aman sürekli üresinler azot döngüsünü oluştursunlar diye baştacımız yapıyoruz. Hatta ilk kurulumda bile neler çekiyoruz diatom başlasın bitsin diye. Boş akvaryumu yemlemek, çürümesi için ıspanak atmak veya bir tane küçük balık koymak ki yesin içsin pislesin, sistem oluşsun otrusun. E madem bu kadar değerli bu küçük bakteriler, neden sadece azot döngüsü adı altında bizim için önemli olsun ki? daha fazla yararlanalım. Daha bizim bilmediğimiz kimbilir neler neler yapıyorlar da biz farkında değiliz. Mesela benim akvaryumumda artan bir yosun sorunu var. Ben yosunu tüketmesi için kullanmayı düşünüyorum. Bakterileri eğitemeyeceğime göre, bu yosunların türüne uygun bakteri türü elde edip, onların yosun ile beslenmesini sağlayabilirim. Yosun bitince ne olacak? Yosun bitecek mi ? zaten yosun tüketiyorlar mı? Yosun nedir ?


    Çivi yöntemini iki kere sorguladım. İkinci denememde süreyi burada yazıldığından daha da uzun tuttum. Sonra anemon öldü, çiviyi de çıkardım net bir sonuca varamadım. Fakat üçüncü günün sonunda akvaryum ilk kurulduğu günden beri hiç olmadığı kadar berraktı. Pirinç de benzer bir etki gösterir sanmıştım fakat, türündenmidir nedir bilinmez o bir işe yaramadı. Eğer akvaryumdaki doğal yapıyı bozmayacak şekle ve büyüklüğe sahip bir metal iskelet, gemi, demir parçası bulunursa zamanla pas üstüne pas kaplayacak ve daha sonra bu pas bir zarar verebilir mi? Akvaryum içinde sabit duracak bir metalden bahsediyorum. Canlı kaya var da canlı metal neden yok?

    Pas tutan gemilerin okyanus tabanında üzerlerinin mercan iskeletleriyle kaplı olduğunu biliyoruz. Bunlar zamanla yeni mercan kolonileri oluşturuyor ve hatta bazı türler için saklanabilecekleri, üreyebilecekleri ortamlar oluşturuyorlar. Okyanusun hacmi ile geminin hacmi kıyaslanırsa bizim akvaryumumuza belki de maket gemi yerine 1 tane çivi koymamız ve onu sabit tutmamız bizim işimize yarayabilir. Bunu test edeceğim ve belki bu arada araştırarak başka şeyler de keşfedeceğim.

    Radyoaktif, elektrostatik, manyetik... Birimler ne kadar küçük değerlerde olursa olsun, akvaryumu pil olarak düşünürsek içinde biriken gerilimin dışarı boşaltılması gerekir mi? Tamamen doğadan izole bir sistemin doğal olması beklenebilir mi? Bu mudur akvaryum mantığı? Doğadan izole halde, test tüpü mantığıyla üzerinde oynayabileceğimiz bir sistemmidir? Okyanusun içinde ne varsa akvayumun içine de sokmak gerekir. Okyanusta ne zararlıysa, onu uzaklaştırmak, ne faydalıysa onu taklit etmek doğalın bir kopyası ve taklidi olabilr. Başarıyla yürütülebilirse ve doğaya bağımlı hale getirilebilirse ya da bağımlığın seviyesi arttırılırsa başarı üstüne başarı elde edilebileceği kanaatindeyim ki ne olduğunu bilmediğimiz türlerin üremesi de bunun basit bir göstergesidir. Demek ki tuzlu su akvaryumları buna yatkın. Elimizin altındaki sistemde neler oluyor? neler olacak? neler olmalı ve olmamalı? Hangi dengeyi ne bozuyor? hangi denge eksik ve bunu biz kurmalıyız?

    Benim akvaryumumu okyanusa kıyaslarsak, bendeki yosun miktarı ile okyanustaki yosun miktarı aynı olsaydı dünya yaşanılamaz kadar pis kokan ve yenilemez kadar hastalıklı balıklarla dolup taşardı. Okyanus mu yanlış, akvaryum mu? Işık mı yanlış, su mu? Hadi ışığı suyu bertaraf ettik, ya diğer eksikler ne olacak? varsın isteyen bu noktada bıraksın, ben akvaryumda beyaz balinanın yaşam alanını oluşturayım da o ister gelsin ister gelmesin..

    İnsanlar gibi, okyanusta yaşayan bakteriler ve küçük bitkilerin de enerji ve büyüme için demire ihtiyacı var. Ancak onların bizden farklı olarak istedikleri zaman tüketebilecekleri yeşil sebzeler ya da kırmızı et gibi demir kaynakları yok. Peki onların demiri nerden geliyor?

    Halomonas titanicae adlı bakterinin, demiri ve pası tüketerek yaşadığı belirtiliyor. Bu ismi titanik'ten alıyor, 50.000 tonluk gemiyi yiyip bitiren bakteri yeni keşfedilmiş.

    Pas şeklindeki demir Avustralya ve Güney Afrika’da görülenlere benzer okyanus tabanlarında silisyumla karışık büyük tortullar oluşturmuştur.

    Deniz suyu bir elektrolit, magnezyum anot ve demir de katot gibi davrandığından, bir elektrik akımı oluŞur. Magnezyum, elektronlarını demirden daha kısa sürede bıraktığından demirin yerine oksitlenir. Bizim akvaryumlarımızda eser miktarda kullandığımız magnezyum bu aşamada sözü dahi edilemeyecek miktardadır.

    Fosfat remover olarak çivi kullanılması. Fikir bu forumda Temel abiden çıktı, ilk iki denememde başarı sağladım. Daha uzun soluklu denemelere yarından itibaren başlayacağım. Belki de bundan sonra canlı kaya gibi canlı maden'de bulunduracağım akvaryumda sabit. Veya korktuğum başıma gelirse ayda bir veya 2-3 ayda bir değiştirilmesi gerekebilir, kullanacağım metalin yoğunluğuna ve miktarına bağlı. Onu bunu katkı olarak girmektense doğala en yakın sistemi kurmak için gezelim görelim...

    Yarından sonra sırada diğer seçenekler var.. Hepsi bir anda olmaz ama neden bazlarının zararlı gördüğü maddeleri de almıyoruz ki denizden?
     
  4. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Cevap: Bakteriler hakkında.

    Süper konu olmuş teşekkürler. Bir şeyler yazayım dedim ama kafam öyle duman ki yazdım sildim.
    Biraz okuyayım mesajlarınızı sonra dalış yapacağım.:D
     
  5. suret

    suret

    Mesajlar:
    2.160
    Yer:
    istanbul
    İsim:
    Burak N
    Cevap: Bakteriler hakkında.

    Antibiyotik kullanımı bazı kişilerce usta olmanın bir ifadesi gibi görünüyor sanırım. Akvaryumda hastalık mı var? Şu antibiyotiği kullanırsan iyi gelir, bende vardı oldu şeklinde bir inanış hakim. Sanırım dünya üzerinde en çok ilaç tüketen ülke olmak bizi direk bu yola kılavuzluyor. Kanımıza işlemiş. Hastaysan alıcaksın ilacı iyileşeceksin. Ya hastalık tekrarlarsa? Gene doktor, gene ilaç? Bir daha hastalık? bir daha ilaç.. Ya her sene tekrarlayan ve sonu gelmez gibi görünen grip virüsüne karşı ne yapacağız? Her sene grip aşısı? Her sene bu hastalığa yakalanacağımızı bile bile aşı olmak ve gene de hasta olmak ayrı bir ironi, tarifi mümkün değil. Düzeltici tedavi yerine koruyucu tedavi daha iyi değilmidir? Hasta olmadan önlem almak?
    Bitkisel dedavi işe yarar mı?
    Lokman hekim antibiyotik kullandı mı?
    Kocakarı ilacı nedir?

    Hangi hastalıklar olduğunda akvaryuma antibiyotik atıyoruz? Bu antibiyotik hangi organizmaları yok ediyor?
    -Prospektüsü var kardeşim aç bak
    Baktım tabii ki her ilacı kullanmadan önce prospektüsüne baktığım gibi buna da baktım. İçinde milyon tane şey yazıyor. Gram pozitif bakterilerde, negatiflerde, suşlarda, inhibitör.. yazıyor evet. Ama eksik olan şey burada antibiyotiğin hangi bakterileri öldürdüğü! değil, akvaryumdaki hangi bakterileri öldürdüğü. Akvaryumun prospektüsü var mı? Akvaryumdaki hangi bakteriler bizim için yararlı ve hangileri zararlı? iç/dış parazit dediğimiz hastalıklar nasıl bir şeydir, virüsmüdür, bakterimidir? Balıklar üzerinde, mercanlar üzerinde yaşayan hangi mikro organizmaları antibiyotiklerle kontrol altına almalıyız? aksi gibi, her şeyi kontrol altına almak zorundamıyız? Nereye kadar?
     
  6. halilkocan

    halilkocan

    Mesajlar:
    7.761
    İsim:
    halil kocan
    Cevap: Bakteriler hakkında.

    Burak abi güzel düşünceler,

    Ama bence kafanı fazla bulandırma düşündükçe farklı şeyler deneyeceksin ve sonunda akvaryum isyan edecek. Yanlış anlama dene ama hepsini peş peşe ve fazlasıyla deneme.

    Çivi yöntemini niye kollandın hiç haber de vermedin Cyano mu var da kullandın ?
     
  7. suret

    suret

    Mesajlar:
    2.160
    Yer:
    istanbul
    İsim:
    Burak N
    Cevap: Bakteriler hakkında.

    Çivi yöntemini şu yüzden kullandım; Akvaryum suyu artık hakikaetn yeşile dönmüştü. Yani berraklık filan yok bitti. Su bi bulanık acayip. yosun olduğu kanısına vardım. İlk denememde çok endişeliydim ama düzeldiğini görünce 24 saat sonra aldım çivileri çıkardım. Pas tuttular evet. İkinci denememde daha uzun süre tuttum akvaryumdaki yosun hakikaten önemli ölçüde azaldı, su son derece berraklaştı. Sanırım 3.günün başlarında veya 2.günün sonunda çivileri çıkardım. Bugün baktım, kumun üzeri coraline alg kaplı. Yani bembeyaz kumda mor ve hatta gri/siyah renkli bir takım yosunlar var. Muhtemenel coraline alg kaplı mosmor kayalardan söküldü ve dağıldı. Kayalardaki morluklar da yer yer kendin beyaz lekelere bırakmaya başlamış. Yani kayalar üzerindeki alg yapısı sökülüyor. Bu son çivi denememde oldu.

    Tekrar yapıcam ama bu sefer daha az alan kaplayacak başka bir metal parçasını uzun br süre tutmayı düşünüyorum. Ondan önce de bir miktar su değişimi daha yapıp anemon'un ölürken bıraktığı kokuyu biraz daha azaltmayı ve kum üstünde biriken alg yapısını tamamen temizlemeyi hedefliyorum. bu aşamadan sonra 2 veya 3 gün kadar gözlemleyip eğer sorun görmezsem deneyeceğim.

    Cyano yoktu, yemyeşil su vardı, camlarda yeşil yosunalr oluşmaya başlamıştı ama çok rahatsız edici seviyeye ulaşmamıştı. Ben sadece bu oluşumun normal olmaması ve daha da ilerlememesi nedeniyle öncelikle önlem olarak sonra da tedavi amacıyla kullandım. İlk çivileri sump'da kullandım, ikincisini direk akvaryumun içinde. 5 veya 6 tane 5 cm'lik orta kalınlıkta beton çivisi. bu arada başka hiç bir katkı, canlı girmedim. İşin doğrusu bir süre daha suyu ve sistemi oturtana kadar, iyice anlayana kadar bir şey almamayı düşünüyorum. belki küçük bir kaç frag...
     
  8. halilkocan

    halilkocan

    Mesajlar:
    7.761
    İsim:
    halil kocan
    Cevap: Bakteriler hakkında.

    Burak abi yosun sorununu bence civi ile değil de senin şu markası belli olmayan lambalarını ati veya gisseman ile değiştirerek çöz bana göre kesin çözüm olabilir.
     
  9. suret

    suret

    Mesajlar:
    2.160
    Yer:
    istanbul
    İsim:
    Burak N
    Cevap: Bakteriler hakkında.

    Aslında evet, RO veya aydınlatma. İki seçenekten biri kaldı, önce RO'yu saf dışı bırakmayı düşünüyorum Temel abi'den öyle onay aldım :) Eğer su değilse aydınaltmayı değiştireceğim. Bilmiyorum gerçi bakarsın yarın elimde lamba geliveririm :) yok yok bu sefer öyle olmayacak. Anemon sorunum nedeniyle damacanayla ro karışık saçma sapan bir su değişimi yaptım, 20 litreye bir maşrapa tuz koydum, ro suyu dolunca bir de tuzsuz değişim yaptım yani yapılmaması gereken ne varsa yaptım :)

    Artık bir çeki düen vermenin zamanı geldi akvaryuma hakikaten.
     
  10. halilkocan

    halilkocan

    Mesajlar:
    7.761
    İsim:
    halil kocan
    Cevap: Bakteriler hakkında.

    O zaman dikkatli yavaş git önce tuz ve su değerlerini dengele ondan sonra denemeler yap. Hepimiz biliyoruz ki tanka girilen bir girdi hemen çıkmıyor sen her su değişiminde birazını alıyorsun çok sık ve fazla yaparsan da dengeleri bozuyorsun. Ona göre dengeli gitmek lazım.
     
  11. suret

    suret

    Mesajlar:
    2.160
    Yer:
    istanbul
    İsim:
    Burak N
    Cevap: Bakteriler hakkında.

    Valla bizim akvaryuma girmeyen pek bi şey kalmadı zaten :) Ben komple girdim, her türlü yağlı yağsız yiyecek girdi, yeşil yaprakları olan her türlü sebze girdi, bazı meyveler girdi, piyasada denemediğim yem kalmadı, çivi, demir, plastik, bez, iğne iplik, tavuk, hindi, hıyar.. saydıkça komik şeyler çıkıyor ortaya :)
     
  12. suret

    suret

    Mesajlar:
    2.160
    Yer:
    istanbul
    İsim:
    Burak N
    Cevap: Bakteriler hakkında.

    Ve belki de demirin miktarı veya boyu çok önemli. İstemediğimiz yosunlar mutlaka bir işe yarıyor kaldı ki benim yosun sorunum kocaman öbek öbek yosunlar değil, akvaryum suyunun yeşile dönmesi. Bundan bir sonraki aşama acaba büyük bir yosun oluşumuna sebep verip mercanların üstünü kaplayacak kadar ilerleyecekmiydi, başıma bela olacakmıydır bunu hiç bilemeyeceğim, o kadar ilerlemesine hiç izin vermedim. Peki, bu yosun oluşumlarının önüne geçmek veya onları başıboş bırakmak yerine kontrol altında tutmak mı gerekir? Bizim sevmediğimiz japonların sevdiği yosunlar akvaryumda neyi besliyor ve neyi dengeliyor? Bu yosunları ya da yosun oluşumlarını pod'ların kendilerine yemek yaptığını, bazı büyük türlerin naso'ya yem olabildiğini biliyoruz peki ya sonra?

    He akvaryum kendi başına, başlıbaşına bağımsız bir ekosistem olduğu gibi gelişmeleri müteakiben eklenecek canlı demirin olmasının ve miktarının, yoğunluğunun, ağırlığının, konumunun da buna etki edeceğini düşünüyorum. Bunu uzun bir süre test etmeli ve oluşan pasın suya salınıp salınmayacağını ve başka ne gibi etkileri olacağını görmeliyim. Bu esnada diğer canlı popülasyonunu aşama aşama kaydetmeli ve köklü hiç bir değişiklik yapmamalıyım. Herhangi bir ekleme, çıkarma olmadan bu süreye dayanabilirmiyim gerçekten? Peki sonucunda elime ne geçecek?

    başa dönecek olursak akvaryumda yeşile dönen su hakim. Suyu bulandıran ışık veya su kalitesi. Suyu veya ışığı değiştirmeden bakteri kullanarak doğal yönden sorunu çözmeye çalışırsak bu olabilir gibi görünüyor ama akvaristitn bir süre gözlemesine ve sahip olduğu ekosisteme göre değişiklik arz ediyor. Kurulum aşamasını dahi paldır küldüre getiren bir millet olarak biz (pek çoğumuz gibi ben de) bir süre gözlemle ondan sonra 10 gram demir koy dme şansına sahip değiliz. -Al tak şu fosfat remover'i, kullan şu ... iş bitsin abi ne uğraşıyon manyakmısın? lafını işitince zaten bakteri popülasyonun sistemimiz üzerindeki yaşanabilirliğinin getirisi olan fayda ve zararlarını ve kontrol altından tutulup çeşitliliğinin belirlenmesi, türlerine göre beslenmesi ihtiyaçlarnın giderilmesi fikri hiç bir önem arz etmiyor.

    Yosunları tamamen gidermek bir hata, hem de çok büyük bir hata. Ben yaptım oldu. Siz yapmayın. Coraline alg'lerim sökülüyor, (bu biraz da benim özellikle istediğim bir şeydi) kumum gir, mor yosunlarla kaplanıyor, pembe kayalarım beyazlıyor, cam üzerinde pod kalmadı, gene cam üzerinde hiç yosun parçacıkları da kalmadı. Canlılar da buna göre tepkiler veriyor. Evet bunca zamandır bir günlük gibi buraya yazıyorum ve boş mu yazıyorum? Kendi testlerim başarılı, fikirlerim gerçeği gösterdi. Şimdi dengeleme ve kontrol altına alma zamanı.

    Biraz daha abartırsam makyaj yapılmış çirkin bir kadına dönecek akvaryum. Doğal güzellik gibisi var mı?
    Bakterileri seviyoruz...
     
  13. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Cevap: Bakteriler hakkında.

    Konu o kadar dalmış içeriye ki aslında tam okumadım diyemem ama zaten dağınık beynim pek algılamadı diyelim. Zira güzel ilerlemiş tebrikler. Bakteriler evet iyidir, hatta gözle görünmeyen veya önemsemediğimiz birçok alanda da iyilik yap denize at misali çalışırlar. Ancak bakterilerin sürekliliği sağlamak esastır ki yoksa bir anda dengeler değişir, bu yüzden köklü değişimler, ani ilaç kullanımı, kumu almak, geri koymak gibi işlemler pek önerilmez. Bakteriler ile sudan yosun yapacak tüm unsurları toplamak onlara özel alanlar yaratmayla mümkündür. Öyle 3 köfte 5 kuruş olmaz.

    Bir akvaryumda yosun sorunu baş gösteriyorsa baş suçlu sudur, baş suçludur ancak tuzun markası, kalitesi gibi unsurlarda vardır ama baş faktör sudur. Önce onu sorgulamak gerekir.

    Unutulmaması gereken aslında pek de yazılmayan ama tam tabiriyle bize akvaryum adına bağırarak tüyo veren unsurlar vardır. Nedir diye bakarsak;

    Yosun;

    Bu tosun 3 silahşör bir araya gelmeden oluşmaz.

    Fazla atık, Nitrat vb.
    Fazla Fosfat.
    Hatalı aydınlatma.

    Bu şu demektir; Hatalı aydınlatma tek başına istenmeyen alg sorunu pek yaratmaz, yaratır ancak belli belirsiz ve çok çok bariz hatalı aydınlatmada görünür.
    Fosfat ve Nitrat geriye kalır. Hatalı yemlemeyle bu unsurlar oluşabilir ama tabii eğer çok çok sapıkça yemleme yapmıyorsak. Fakat Fosfat, Nitrat, ağır metal gibi unsurları ise aslen suyun kendisidir...:) Anlamı sizin suyunuzun ne olduğudur, içeriğidir. Önce onu sorgulamak en iyisi.
     

Sayfayı Paylaş