1. Hoş geldiniz, Akvaryum Portalı ailesine katılım için kendinizi hazır hissediyorsanız üye olun.
    Yardım sayfasından forum kullanım desteği alın.

Banggaii Kardinal Erken Yumurta Atımı ve Yapay Kuluçka Teknikleri

Başlığı 'Deniz Akvaryumu Üretim Forumu' kategorisinde Montimahir tarafından 1 Aralık 2013 başlatılmıştır.

  1. Montimahir

    Montimahir

    Mesajlar:
    5.729
    Yer:
    Bursa
    Banggaii kardinal üretiminde sık karşılaşılan problemlerden biri, erkek kardinalin kuluçka döneminde sıkıntılar yaşayıp, yumurtaları erken salarak yemesidir(yemeyedebilir).

    [​IMG]

    Erkeklerin bu davranışları ile ilgili teoriler arasında;

    -Hastalık,

    -Tank üretimi (yapay kuluçkadan çıkmış) anaçlar kullanılması,

    -Olgunlaşmamış veya tecrübesiz çiftler,

    -Stres ya da tedirginlik (uygun olmayan tank hacmi, sert tank arkadaşları, ya da bizler),

    -Anaç bakımına önem verilmemesi,

    -Yetersiz beslenme, gösterilebilir.

    Öncelikle Banggaii yumurtaları için en uygun kuluçka yerinin, babanın ağzının içi olduğunu hatırlatalım. Yumurtaların babanın ağzında koruyucu bir mukus tabakası ile kaplandığı yorumları yapılsa da, Matt Pedersen böyle bir durum gözlemlememiştir.

    Aynı soydan gelen anaçlar(kardeş) veya anaçların yapay kuluçkada üretilmesi teorisi:

    Tatlı su balıkları üretiminde ağızda kuluçka yapan türlerde, yumurtaların anaçların doğal bakımına bırakılmasının yavrular için daha olumlu olacağı görüşü hâkimdir. Yapay olarak büyütülen yavruların kendi yavrularına doğal şekilde bakmayacaklarına da inanılmaktadır, Pedersen’ e göre bu dogmatik inanış ta yanlıştır.

    Bir başka yanlış inanış ta; aynı soydan gelen balıklar çiftleştirildiğinde, yavrularına doğal kuluçka sağlamayacakları görüşüdür. Pedersen kendi tecrübelerine göre bu genellemeleri abartılı bulmaktadır. Tank üretimi kardinal çiftlerinin yumurtalarını erken attığını gören Pedersen, aynı şartlara bir çift vahşi kardinal daha eklemiş ve aynı problemin onlarda da olduğunu görünce, sorunun kaynağının tank üretimi anaçlar ya da aynı soydan gelen balıklar olmadığının farkına varmıştır.

    “Banggaii Rescue” çalıştayı sırasında tamamen vahşi soylar ile çalışan Pedersen, yumurta atma olaylarına bu dönemde de şahit olmuş ve ebeveyn davranışları açısından vahşi balıklar ile tank üretimi balıklar arasında pek bir farklılık olmadığını belirtmiştir.

    Genç anaç teorisi:

    Gençlik ya da tecrübesizlik, Banggaii’ lerin ilk birkaç yumurtlamalarında sıklıkla gözlemlenen bir durumdur. Alsında bu hemen hemen tüm balık türlerinde karşılaşılan bir durum olduğundan, endişe etmeye gerek yoktur. Ancak yeni bir çift, ikinci ya da üçüncü kuluçkasında da başarısız oluyorsa, mutlaka başka bir olumsuz dış faktör söz konusudur.

    Stres ya da tedirginlik teorisi:

    Öncelikle üretici olarak bizler, çiftlerimizin yavrulamayı kesmesi ya da ara vermesine neden olabilecek dış faktörler arasında ilk sıradayız. Çok tecrübeli olan Pedersen bile bu tip davranışlar ile halen karşılaştığını belirtmiştir. Örneğin erkeklerinden biri her kuluçkada, kendisi yemlemek için tanka yaklaştığı sırada ağzındaki yumurtaları bırakmıştır. Eğer erkek sizi tehdit olarak algılıyorsa ya da korkuyorsa, ağzındaki kuluçkayı bırakabilir/yutabilir.

    Ağzında kuluçka olan bir erkeği sudan çıkartmak ya da başka bir yere almak, bu açıdan risklidir. Eğer erkek dişiden rahatsızsa, bu durumda yapılacak en iyi şey; erkeğin değil dişinin yakalanıp ayrılmasıdır.

    İlle de erkek ayrılacaksa, bunun ağ ile değil de akvaryumcuların kullandıkları maşrapalar ile yapmak bu riski azaltabilir.

    Tank hacmi:

    Pek çok üretici, erkeklerin ufak tanklarda kuluçkayı daha erken bıraktıklarını düşünmektedir. Ayrıca genel kanı, çok kalabalık tanklarda çoğu erkeğin yumurtalara bakmayı reddettikleri yönündedir. Pedersen kendi tecrübelerine göre minimum tank hacmi konusunda emin olamamıştır. Önerilen tank hacmi 75 litre olsa da, 40 litrede ya da tam tersi 1 tonluk tanklarda başarılı çiftler gözlemlenmiştir.

    Bu gözlemlere göre; tank hacmi banggaii üretiminde (doğal kuluçka açısından) sıkıntı çıkartabilecek önemli bir faktör değildir.

    Bitkinlik ya da tükenmişlik sendromu teorisi:

    Erkeklerin aralıksız üreme faaliyetleri sonucunda yorgun düşmeleri, Frank Marini’ nin özellikle üzerinde durduğu bir konudur. Bilindiği gibi erkekler kuluçka sırasında 3-4 hafta hiçbir şey yemezler. İki haftada bir yumurtlayan dişilere kıyasla, erkekler eski formlarına geri dönebilmeleri için aralarda en fazla bir hafta kadar zaman bulabilmektedir. Bu zamanı da bulamazlarsa, bir sonraki kuluçkayı tutamayacak kadar açtırlar.

    Marini’ nin bu konudaki tavsiyesi; dişilerin tekeşli olmamalarından faydalanarak, bir dişiye üç erkek düşecek şekilde dönüşümlü olarak seri üretime devam edilmesidir. Bu haremde her erkeğin üç hafta kuluçka tuttuğunu düşünürsek, bir sonraki kuluçkaya kadar her erkek yine üç hafta dinlenme ve form tutma vakti bulabilecektir.

    Böyle bir imkân yoksa erkek aralarda tecrit edilerek kuvvetli şekilde beslenmeye çalışılmalıdır. Bu şekilde doğal kuluçkadaki muhtemel riskler düşürülebilir.

    Beslenme teorisi:

    Alman araştırmacı Wolfgang Mai, 2004’ te yayımladığı makalesinde; sadece mysis karidesi ve Artemia ile beslenen çiftlerin, 6. günde yumurtaları atmaya devam ettiklerini gözlemlediğini yazmıştır. Pedersen de, yine aynı şekilde beslenen çiftlerde yumurta atımlarının genellikle 5. ve 8. günler arasında gerçekleştiğini not düşmüştür.

    Mai bu ilginç sorunu, menüye (iki günde bir) somon yağına batırılmış taze midye ekleyerek çözmüştür. Balıklar artık kuluçkayı başarılı bir şekilde sonlandırabilmektedir. Pedersen ‘de bu tecrübeyi kendisi test etmiş ve olumlu sonuçlar almıştır.

    Pedersen, somon yağı ve midye yerine donmuş istiridye ve Selcon kullanmış, 113 gr. donmuş istiridyeyi 20 ml. Selcon ile mikserleyerek dondurmuştur. Mysis ve artemia diyeti yerine bir ay boyunca bu karışımı denemiş ve ilk başarılı doğal kuluçkaya şahit olabilmiştir.

    Bu diyetin balıklardaki üreme aktivitesini had safhaya taşıdığını, hatta yıllardır yumurta almayan bir çiftini bu şekilde yavrulattığını da notlarına eklemiştir. Yaptığı bu denemeler sonucunda, midye ve selcon karışımı diyet, Pedersen’ in anaç menüsünde ilk sıraya yerleşmiştir.

    Ancak istisnai şekilde, bu tarifi hiç almayan kardinaller de çıkabilmektedir. Pedersen, üremeye isteksiz olan anaçlar için, ilk olarak “beslenmelerinde değişikliğe gidilmesini” önermektedir. Bu tür kuvvetli diyetlerin, balıkların karaciğerlerinde yağlanma yapabileceği ihtimaline karşı, uygulamanın iki günde bir yapılmasını da not düşmüştür.

    Menüye eklenebilecek bir diğer besin de taze karidestir.

    Matthew Wittenrich’ in tüm balıkları için uyguladığı anaç diyetine bir göz atalım;

    113 gr. taze ya da donmuş karides
    28 gr. kalamar
    28 gr. deniztarağı (istiridye)
    28 gr. yengeç eti
    28 gr. taze balık
    14 gr. nori ya da başka bir tür deniz yosunu
    1 tatlı kaşığı sıvı balık vitamini
    1 paket jelatin (yemlerin suda askıda kalabilmesi için)

    Bu diyet anaçların form tutmaları ve sağlıklı/dayanıklı yumurta üretmeleri için önerilen ev yapımı diyettir.

    Gelecek bölüm : "Yapay kuluçka teknikleri"

    [​IMG]

    Kaynak: “Banggai Cardinalfish, A guide to captive care, breeding and natural history”, Ret Talbot, Matt Pedersen, Matthew Wittenrich, Gerard Allen, Martin Moe, Roy Yanong, Thomas Waltzek. Reef to Rainforest Media, 2013
     
    cimlikaya, YIKIKTEMO ve Alparslan bunu beğendi.
  2. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Mahir yine harika bir yazı, geçen gün yayınlanan Onyx renk alma makalesini geriye dönerek belkide 6 sefer okudum. Çünkü olurya muhtemel bir lazım olmada ışık sistemini kurgularken ararken onu kaçırmayalım, bunu zıplamayalım diyerek dönerek okuduk hep. Bu makalede çok faydalı ama bazı noktaları gerçek anlamda balıktan balığa değiştiği çok çok açık. Acemi veya genç balık diyerek yumurta atma konusuna ben de kesinlikle katılmıyorum, çünkü bendekiler de malum çok küçük geldiler ve ilk seferinde ve ikinci üremede de ağzından yavruları almak deveye hendek atlatmaya benziyordu. Mysis ve artemia veriyorum ama sözü edilen sorunu yaşamadım, farklı kuru yemler vererek de karma yapıyorum, benim kolayıma gelen kurutulmuş krill Banggaii kardinallerin baş besini diyebilirim.

    Stres evet çok önemli, aslında bu tür hem utangaç ama ortama alışınca da her şeyi taciz edecek kadar yüzsüz, sanırım çoğu türde olduğu gibi bunlarda da ortamı sahiplenme süreci var ve sahiplenme sonrası her şey daha kolay ilerliyor. Zaten inanılmaz bir yaşam mücadele güçleri, azimleri ve donanımları var.
     
    Montimahir bunu beğendi.
  3. Montimahir

    Montimahir

    Mesajlar:
    5.729
    Yer:
    Bursa
    Yapay kuluçka teknikleri

    İlk bölümde olası nedenlerinin yazıldığı üzere, Banggaii kardinallerin erken kuluçka bırakımı konusunda oldukça ünlü olduklarını biliyoruz. Bu tür olaylar yaşayan hobici, dilerse burada anlatacağımız yapay kuluçka yöntemlerini deneyebilir.

    “Yapay kuluçka” kısaca; yumurtaların alınması, erkeğin bir sonraki kuluçkaya form tutması için düzenli beslenme rejimine geri döndürülmesi ve bu sırada alınan yumurtaların sağlıklı bir şekilde gelişimlerinin sağlanmasıdır.

    Bu işlem ile erkeklerin sürekli devam eden üreme döngüsünde daha az yorulmaları/hırpalanmaları sağlanır, anaçların üretkenliği arttırılabilir ve yumurtaların kaybolma/yenilme riskleri minimuma indirilebilir. Daha da önemlisi, doğal kuluçka sorunu olan çiftler de üretime dâhil edilebilir.

    Kuluçka sıkıntısı yaşayan çiftlerde, yumurtaların genellikle 5-8. gün arasında kaybolduğu gözlemlenmiştir. Bir üretici olarak öncelikle sizin yapmanız gereken gözlem; bu rutini takip edip, kuluçka başlangıcı ve sonlandırılma aralıklarını not etmektir. Bu periyodu 2-4. Kuluçkada kesin olarak belirledikten sonra, yumurtaları atılmalarından bir gün önce erkekten alarak yapay kuluçkahaneye koyabilirsiniz.

    Burada yaşanabilecek tek sıkıntı, balıklarınızın zamanlamalarının bir saat gibi çalışmama ihtimalidir. Böyle bir durumda, süreci kesin olarak belirleyebilmek için birkaç batım yumurtayı (her batım bir aylık kayıp demektir)feda etmeniz gerekebilir.

    Aslında yapay kuluçka yöntemleri de yüzde yüz (her seferinde) başarılı olamamaktadır. Yapılan denemelerde, yapay kuluçkanın başarısının “yumurtaların erkekten alınma zamanı” ile doğru orantılı olduğu görülmüştür. Bu da ilk bölümde bahsettiğimiz, erkeğin ağzında yumurtaları koruyan bir anti-patojenik bir madde ya da salgı olma ihtimalini aklımıza getirmektedir.

    Özetle; erkek yumurtaları ağzında ne kadar uzun süre tutuyorsa, yapay kuluçkanın başarılı olma ihtimali de o kadar artmaktadır. Yumurtaların erkeğe geçmesinden 3-4 gün sonra yapılan erken denemeler pek başarılı olmamaktadır.

    Pedersen, çalışmalarında yumurtaların en erken ne zaman alınabileceğini ve bunun sonucunda yapay olarak sağlıklı yavrulara ulaşılıp ulaşılamayacağını araştırmıştır. Bilinen kayıtlar içinde, Anthony Calfo’ nun ilk günden itibaren yumurta ayırma çalışmaları mevcuttur.

    Calfo’ nun yönteminde; yumurtalar üstü kapalı bir petri kabına alınmış, su her gün tazelenmiş, suya neutroflavin (akriflavin) eklenerek, her gün iki üç kez karıştırılmıştır.

    Tecrübesiz hobicilere pek tavsiye edilmeyen bu yöntemin dışında, dünya çapındaki amatörler değişik yöntemler geliştirmiştir. Bazı hobiciler tatlı sudaki cichlid tarzı kuluçkahaneler denemektedirler, ancak Pedersen hava ile çalışan bu tarz tasarımların Banggaii’ ler için uygun olmadığı görüşündedir.

    Klasik Cichlid tarzı kuluçkahanelerin sıkıntıları, boyutları ve genel şekilleridir. Cichlid yumurtaları birbirinden bağımsızken, Banggaii yumurtaları birbirine yapışık bir öbek şeklindedir. Bu öbek, dar silindirik gövdenin içinde tabancaya yerleştirilmiş mermi gibi durur ve devir daime engel olarak ya fazla akıntıdan tavana yapışır, ya da çok yavaş akıntıdan bozulur.

    Bu nedenle klasik kuluçka makinesi tasarımı Banggaii’ lerde pek verimli olmamaktadır, öncelikle hava yerine su ile döndürülmeleri sağlanmalı, daha da önemlisi ana bölmenin büyüklüğü ve şekli değiştirilmelidir. Günümüzde en çok rastlanan tasarım, dibi oval, ters çanak şeklindeki cam kadeh tarzı bölmelerdir. Bu bölmeye yumurtalar tabandan hafifçe yukarıda salınacak şiddette su akışı sağlanmalıdır. Eğer akıntı yumurtaları kadehten dışarı atacak şekilde kuvvetli ise, kadehin derinliği arttırılmalıdır, mesela derin bir şarap kadehi kullanılabilir.

    Bu şekilde çalışan bir sistemde kadehin ağzına file germeye gerek yoktur, yavrular yüzmeye başladıklarında kadehi kendileri terk edip akvaryuma giriş yapabilirler.

    Malzemeler:

    Oval tabanlı cam vazo ya da şarap kadehi
    En düşük debili minik kafa motoru
    Uygun çapta silikon hortum
    Su debisinin hassas kontrolü için kaliteli bir vana

    Debi kontrolü için motorun çıkışını çeşitli parçalar ile tıkayabilir ve vanayı kadehe girişten hemen önce hassas akıntı ayarı için kullanabilirsiniz.

    Akıntı, yumurtalar bölmede nazikçe dans edecek şekilde ayarlanmalıdır.

    Eğer kendin-yap konusunda iyi değilseniz, piyasada “MacDonald- tipi” olarak satılan ticari hazır ürünler de kullanabilirsiniz.

    Pedersen denemelerindeki başarı oranının, öncelikle ilk bölümde bahsettiği anaçların beslenmesi ile direkt alakalı olduğunu düşünmektedir. Diğer yandan babanın ağzında kısmen karanlık içinde durduklarını düşünerek, ışıklı ve karanlık ortamlarda kontrollü deneyler de yapmıştır, ancak pek bir fark gözlemlememiştir.

    Yapay kuluçkalarda karşılaşılan en önemli sorunlardan biri de mantar ile mücadeledir. Başarısızlıkların çoğunda sebep, bu tür patolojik nedenlerdir.

    Pedersen, öncelikle tatlı suda melek balıkları ile yaşadığı bir tecrübeyi aktarmış; ilk denemede anne baba ile akvaryumda bırakılan yuvanın %75’ i ilk 48 saat içinde mantarlaşarak kaybedilirken, ikinci partide yumurtalar bırakılır bırakılmaz alınarak, RODI su içinde hava taşı ve “metilen mavisi” kullanarak yüzde yüz çıkış başarısı yakalanmıştır.

    Bu deneyiminden yola çıkarak; 21 litrelik bir tankta, 25 W’ lık ısıtıcı ve kadeh tarzı bir kuluçka sistemi hazırlamıştır. Her deneme arasında, tüm araç gereçler iyice temizlenmiş, eski suya 5-10 ml. hidrojen peroksit eklenerek dezenfekte edilmiş ve sonunda RODI ile durulama işlemi gerçekleştirilmiştir.

    Pedersen, tüm tuzlu su türlerinin üretiminde; kuluçka tanklarını taze yeni tuzlu su ile kurduğunda başarısız olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle bu tür sistemlerin, anaç suyu ile kurulmasını önermektedir.

    Yapay kuluçka denemelerinde öncelikle geçmiş tecrübelerine dayanarak formalin (%37 formaldehit) denemiş (günlük 4 litreye 1 damla şeklinde) ancak yumurtalar iki gün içinde kaybedilmiştir.

    Daha sonra tatlı sudaki melek balığı üreticilerinin tecrübelerine dayanarak, hidrojen peroksit ile denemeler yapmıştır( günlük 4 litreye 0,5 ml. şeklinde). Ancak yine dört gün içinde yumurtaları kaybetmiştir.

    Metilen mavisi ile yapılan denemelerde ise daha başarılı sonuç almıştır(tek doz, 4 litreye 10 damla/0,5 ml. şeklinde). Yumurtalar salınır salınmaz alınmış (ilk gün) ve 8-9. günlerde yumurtalardan minik kuyruklar görünmeye başlamıştır. Ne yazık ki bu deneme 14 gün sürmüş, yapılan hatalı bir akıntı ayarlaması ile yumurtalar kaybedilmiştir.

    Pedersen ilk günden yumurta ayırma denemelerinde en fazla 14 gün başarılı olabilmişse de bu yöntemin başarılı olabileceğine inandığını belirtmiştir.

    Yumurtaları mantarlaşmaktan korumak için kullandığı dört farklı kimyasaldan bahsetmiştik, bunlar; acriflavin, formalin, hidrojen peroksit ve metilen mavisi.

    Metilen mavisi içlerinde en tehlikesizi ve sektörde sık kullanılan maddedir. Formalin, piyasada zor bulunmasının yanında içlerindeki en tehlikeli kimyasal olarak en son tercihtir. Hidrojen peroksit bulunması daha kolay ve iyi bilinen bir oksitleyicidir, acriflavin ise Calfo’ nun kendi yapay kuluçka denemesinde hali hazırda kullandığı etken maddedir.

    Ancak acriflavin ve hidrojen peroksit’in tatlısu melek balığı larvalarında deformasyonlara neden olduğunu da belirtmiştir. Dolayısı ile Pedersen çalışmaların devamında tercihinin metilen mavisi’ nden yana olacağını söylemektedir.

    Buna karşılık Matthew Wittenrich, ilk günden alınan yumurtaların günlük olarak bu maddeler ile banyo yaptırılabileceğini önermektedir.

    Formalin > 1 litreye 1-2 ml. > en fazla 15 dakika > banyo sonrası taze tuzlu su ile durulama.

    Hidrojen Peroksit > 1 litreye 1-5 ml. > en fazla 15 dakika > banyo sonrası taze tuzlu su ile durulama.

    Bu bence günlük yaşantısında hobiciyi oldukça sıkıp/yoracak bir işlem.

    Sonuç olarak, ilk günden yapay kuluçka denemelerinin ucu açıktır. Pedersen yine anaç diyetlerinin öneminden bahsederek, erkeğin mümkün oldukça uzun süre tutmasının faydasından dem vurmuştur.

    Temel abi’nin yaptığı gibi, 21. günde yavruların alınabileceğini ve eğer tam gelişme olmamışsa, keseli yavruların birkaç gün yapay kuluçkada tutularak, başarılı üretim yapılabileceğini de söylemektedir.

    Başarılı yapay kuluçka teknikleri ile üretim verimi arttırılabilir. Banggaii’ lerin kuluçka başına ortalama yumurta sayısı 40 civarıdır. Bunun yarısının babanın ağzındayken zayi olabileceğini düşünürsek, başarılı bir kuluçka ile bir batında kırk yavru alınabilir. Erkeklerin 21-30 günlük zorunlu açlık süreleri kısaltılıp verimli ömürleri uzatılabilir.

    Gelecek Bölüm : “Kusturma”

    Kaynak: “Banggai Cardinalfish, A guide to captive care, breeding and natural history”, Ret Talbot, Matt Pedersen, Matthew Wittenrich, Gerard Allen, Martin Moe, Roy Yanong, Thomas Waltzek. Reef to Rainforest Media, 2013
     
    Alparslan ve YIKIKTEMO bunu beğendi.
  4. Montimahir

    Montimahir

    Mesajlar:
    5.729
    Yer:
    Bursa
    Yavruların doğal süreçte çıkışı

    Doğal kuluçka süresince, yumurtalar babanın ağzında olgunlaşarak embriyo haline gelirler. Bu safhada büyük yumurta keseleri bulunmaktadır. Olgunlaşan embriyolar kendi kendine yüzebilen yavrulara dönüştüğünde babanın ağzından çıkarlar ve yumurta keselerini birkaç dakika içinde tüketirler.

    Yavruların doğal çıkışlarının gündoğumu ya da gün batımında gerçekleştiği bildirilse de değişik vakitlerde gözlemlenen yavruların, babalarının ağızlarından değişik zamanlarda çıkan yaramaz ufaklıklar olduğu tahmin edilmektedir.

    Çoğu hobici, yavrular ile sabah kalktıklarında karşılaştıklarını belirmektedir. Anne babalarının ufak kopyaları olan, 8mm. boylarında onlarca yavru ile karşılaşmanın keyfi paha biçilmez bir görüntüdür.

    Yeni ayrılan yavrular hemen uygun saklanma noktaları aramaya başlarlar. Gerçek ya da sahte bir “uzun dikenli denizkestanesi” onlar için bulunmaz nimettir. 10 cm. boylarında siyah bağlama kablolarından kendi sahte kestanenizi kolaylıkla yapabilirsiniz.

    [​IMG]

    Kalabalık resif tanklarında yumurtlayan kardinalleriniz varsa, az akıntılı yerlere koyacağınız bu dekor ile Banggaii yavrularınıza az da olsa bir yaşam şansı tanıyabilirsiniz. Yavrular bazen uzun kollu anemonların korunması altına da girebilirler.

    Karma tanklarda yavruların görülür görülmez sifonla ayrılmaları yaşama şanslarını arttıracaktır. Eğer sahte kestaneniz varsa büyük bir ağ ile birlikte dekor dâhil tüm sürüyü tek seferde yakalayabilirsiniz (doğada da bu şekilde yakalanmaktadırlar).

    Bazı durumlarda yavrular filtre sistemlerinin içine kaçabilirler. Akvaryumcularda filtre sisteminde dolaşarak başka tanklarda ortaya çıkan yavrulara rastlanmıştır.

    [​IMG]

    Üretim amaçlı kurulmuş sistemlerde, kuluçkadan sonra erkeği ya da dişiyi ayırıp, erkeğin yanına sahte bir dekor (plastik bitki, kestane, anemon) koymak yeterli gelecektir. Yine de erkeğin 3-4 hafta aç kaldığını ve fırsatını bulduğunda yavrularına canlı yem muamelesi yapacağını unutmayın.

    En çok kullanılan yöntemlerden biri; erkeği bir süre sonra ürkütmeden bir maşrapa ile ayrı bir bölmeye ya da yavruluğa almaktır. Unutmayın, dişi kardinaller yavrularına asla acımazlar. Erkek te bir süre sonra dişisi ile bu ziyafete katılmaya karar verebilir.

    Erkeğin ayrılması sırasında yumurtaların erken bırakılması sık rastlanılan bir durumdur. Bu sizin bakış açınıza göre iyi ya da kötü olarak değerlendirilebilir. Pedersen’ e göre erkeğin panikle, stresle yavruları tükürmesi yavrular için iyi bir şey değildir. Diğer taraftan çoğu hobici, rutin olarak erkeği kusturur. Kusturma işleminde, tatlı sudaki Afrika cichlid’ lerindekine benzer bir teknik uygulanır.

    Kusturma

    Erkek yakalanır ve ıslak eller ile çok nazikçe tutulur. Yavruların alınması için 4-8 litrelik ayrı bir kap hazırda bekletilir. Balık tek elle tutulur ve diğer el ile nazikçe ağzının aralanmasına çalışılır. Pedersen bu konuda kolaylık için, yuvarlak köşeli kâğıt ataçları kullanmaktadır.

    [​IMG]

    Keskin olmadığı için erkeğin ağzına zarar verme riski çok düşüktür. Ataç nazikçe erkeğin ağzına sokulur ve uygulanacak çok hafif bir kuvvet ile alt çenenin açılmasına çalışılır. Balık tekrardan suya batırılırken yavrularını da suya bırakacaktır. Bunu birkaç kez tekrarlayarak tüm yavruların çıktığından emin olmalısınız.

    [​IMG]

    Bu uygulama verimli olmasına rağmen, balık için şok edici ve travmatik bir deneyimdir. Ancak büyük bir hata yapmadıkça balığa uzun vadede zarar vermez. Hatalar arasında; balığı fazla sıkmak, yere düşürmek, balığı su dışında fazla tutmak, balığı kuru ellerle ellemek, alt çeneyi gereğinden fazla zorlamak sayılabilir. Dikkat etmezseniz, erkek damızlığınızı bu nedenlerden dolayı kaybedebilirsiniz.

    Eğer sabırsız ve tecrübesiz biriyseniz, bu işlemi yapmamanız balığın sağlığı açısından çok daha faydalı olacaktır. Embriyolar olgunlaşmamışsa, ikinci kısımdaki gibi bir yapay kuluçka düzeneği kurmanız gerekecektir.

    Bu türün kültür üretiminin yapılması, doğadaki soyunun korunmasına büyük katkı sağlayacaktır. Keyifli üretimler...:)

    [​IMG]

    Kaynak: “Banggai Cardinalfish, A guide to captive care, breeding and natural history”, Ret Talbot, Matt Pedersen, Matthew Wittenrich, Gerard Allen, Martin Moe, Roy Yanong, Thomas Waltzek. Reef to Rainforest Media, 2013
     
    Alparslan ve YIKIKTEMO bunu beğendi.
  5. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Ben şahsen Banggaii Kardinal Kusturma işleminin çok kolay olmadığı görüşündeyim, balıklar küçük ve inatçı bir erkek varsa ortada işimiz zor demektir. Linkte kusturma işlemi yaptım ama balığın zorlandığını düşünüyorum. Ellerine sağlık Mahir ciddi bir kaynağımız daha oldu.temo19
     
    Montimahir bunu beğendi.
  6. Montimahir

    Montimahir

    Mesajlar:
    5.729
    Yer:
    Bursa
    Reca ederim abi. Erdoğan abinin kardinal çifti önceden tecrübeli (yavru alınmış) olmasına rağmen ikidir yumurta atıyor. Nedenini hala bulabilmiş değiliz, umarım bu yazı sorun yaşayan herkese faydalı olur.
     
    YIKIKTEMO bunu beğendi.
  7. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Bir kere bendeki erkek de attı ama o ara çok yer değiştirmiştim, sabit bir yerde bırakınca atmadı, ayrıca tam emin olmamakla birlikte sanki canlı kaya olan yani gizlenme alanı çok olan haznede daha az stres yaşıyorlar. Çünkü ilk geldiklerinde ve ürediklerinde yine canlı kaya olan yere koymuştum, sonra sadece saksı olan yerde bir kez yumurta attılar, sonra yeni düzende yandaki kayalı bölüme koydum bu sefer atma olmadı.
     
    Montimahir bunu beğendi.
  8. Montimahir

    Montimahir

    Mesajlar:
    5.729
    Yer:
    Bursa
    Richard Ross' tan...

     
    Alparslan bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş