1. Hoş geldiniz, Akvaryum Portalı ailesine katılım için kendinizi hazır hissediyorsanız üye olun.
    Yardım sayfasından forum kullanım desteği alın.

Dünyanın Bütün Bettalarına 4

Başlığı 'Hayata Dair Her şey' kategorisinde okan_yetisensoy tarafından 12 Ekim 2008 başlatılmıştır.

  1. okan_yetisensoy

    okan_yetisensoy

    Mesajlar:
    87
    Soğuk havada esen rüzgâr arasında, bir poşette gidiyordu.
    Her şeye rağmen o betta yaşamayı çok seviyordu.
    Yeni yuvasını hayal ediyor, gülümsüyordu,
    Arada sırada eski yaşantısı aklına geliyor, o anları özümsüyordu.

    O sırada, evdeki akvaryumdaki Japon yeni arkadaşını bekliyordu,
    Her geçen gün öldürdüğü arkadaşlarına birilerini daha ekliyordu.
    Anlam veremediği bir içgüdü ona bunu yaptırıyordu,
    O ise buna mani olamıyor, kendini bu içgüdüye kaptırıyordu.

    Japon söylenirken “yeni arkadaşımın gelmesine az kaldı”,
    Birden kuş sesli kapı zili çaldı,
    Adam büyük çantadan bettanın içinde bulunduğu poşeti aldı,
    Poşeti açıp bettayı yeni yuvasına saldı,

    Karşısında bir Japon birde her yeri yaralanmış bir lepistes duruyordu,
    Hain Japon gözlerine bettaya dikmiş öldürme planları kuruyordu,
    Yaralı lepistes bettaya doğru yaklaştı,
    Bettanın kendi elinde olmadan ona saldırmasıyla bir yerlere saklaştı.

    Betta söylendi, neden ona saldırdım,
    Yoksa sabrımı içimden gelen o içgüdüyemi kaptırdım?
    O anda lepistes gülümseyerek bettanın yanına geldi,
    Betta şaşırdı, – arkadaş vücudunu parçalayayıp, kuyruğunu kim deldi?

    Lepistes söyledi: boşver arkadaş, benim için üzme kendini,
    Kimse anlayamaz benim derdimi,
    Bu hain japonun bana yapmadığı kalmadı
    Ölüm birçok arkadaşımı aldı ama onu hala almadı,

    O akvaryuma gelene kadar, eşim ve ben küçük vatozla mutluluk içinde yaşayıp gidiyorduk,
    Mutluluğumuzu kimsenin bozamayacağınıda çok iyi biliyorduk.
    Taki o akvaryuma girdi, sevdiklerimi elimden aldı,
    Bu minicik akvaryumda o ve ben kaldı.

    Artık sende aramızdasın, sana bunları yapmasına izin verme,
    Onun hain oyunlarına sakın olaki gelme.
    O zaman hiç bir şey gelmez başına,
    Hesap vakti bakmayasın onun gözyaşına.

    Betta konuştu, lepistes kardeş senin kederin benim kederim,
    Ben bu Japon bozuntusuna dünyayı dar ederim.
    Betta içgüdüsünü bastırıp lepistese hiç bir şey yapmıyordu,
    Onun tek parça kalmış kuyruğunu bir çırpıda kapmıyordu.

    Ve gece oldu, herkes biryerlere gidip yatıyordu,
    Lepistesin yaşadıkları onun derdine dert katıyordu,
    Gece bile Japon sürekli lepistese çatıyordu,
    Ona vurarak, bedenini uzaklara atıyordu.

    Japon durmadan lepistese vuruyordu,
    O ise çaresizce öylece duruyordu,
    Acıdan hızlı hızlı soluyordu,
    Bettanın ise her geçen dakika sabrı doluyordu.

    Lepistesin son kalan kuyruğununda kopmasıyla, betta birden hain japonun üzerine saldırdı,
    Arkadaşını korumak uğruna ağzını onun büyük kuyruğuna daldırdı,
    Ağzıyla onun uzun kuyruğunun bir bölümünü kaldırdı,
    Çekerek kopartmasıyla onun canını yandırdı.

    Japon sinirlenmişti o acıyla bettanın üzerine atıldı,
    Japona karşı lepisteste kavgaya katıldı,
    Ama Japon güçlüydü, ikisinde yaralamıştı,
    Hayat defterinden sildiği kişilere lepisteside karalamıştı.

    Japon kavgayı bitirip uykuya yatmıştı,
    Öldürdüğü masumlara savunmasız lepisteside katmıştı,
    Son nefesini veriyordu, başını bettanın kucağına atmıştı
    Şu sözleri söyleyerek, Son görevinide yapmıştı.

    Boşver arkadaş, geçer bu yarada,
    Bu dünya nasip olmamıştır, padişah’a da sultan’a da çar’a da
    Gün gelir bu akvaryuma, ondan daha güçlüleride gelir,
    Oda bizler gibi yavaş yavaş erir.

    Betta artık hain Japonla yalnız kalmıştı,
    Az sonra gaddar sahip akvaryumdan lepistesin ölüsünü almıştı,
    Japon bettaya saldırarak onu yoruyordu,
    Betta sürekli benim suçum nedir diye kendine soruyordu.

    Birkaç gün sonra, bettanın çok yorulduğu bir anda gaddar sahip eve birisiyle gelmişti.
    Bettadan sıkılmış olacakki, onu bir poşete koyup diğer kişiye vermişti,
    Betta artık yeni yuvasında mutluydu, onu rahatsız edecek bir balık yoktu,
    Ama Japon için durum farklıydı, onun derdi, kederi çoktu.

    O sırada akvaryumda kendinden iki kat büyük olan beyaz prensesten kaçıyordu,
    Beyaz prenses Kuyruğunu her ısırıldığında canı acıyordu,
    O güçsüzlere zarar vermeyi seçmişti,
    Her ne kadar pişman olsada iş işten geçmişti.
     
    yasemin elif bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş