1. Hoş geldiniz, Akvaryum Portalı ailesine katılım için kendinizi hazır hissediyorsanız üye olun.
    Yardım sayfasından forum kullanım desteği alın.

Deniz Akvaryumu Oksijen

Başlığı 'Tuzlu Su Kimyası ve Ekipman Portalı' kategorisinde YIKIKTEMO tarafından 5 Aralık 2013 başlatılmıştır.

  1. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Deniz akvaryumu oksijen oranını nasıl ölçüyoruz, doğal deniz akvaryumlarında olması gereken ppm değeri nedir, oksijen olması gereken değer altına düşerse ve su sıcaklığı da düşük olursa akvaryumda hangi unsurlar tetiklenir?

    Allah sonumuzu hayır etsin gene kafayı bir şeylere taktım da.:)
     
    Alparslan ve halituzun bunu beğendi.
  2. halituzun

    halituzun

    Mesajlar:
    467
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    İsim:
    Halit UZUN
    :) Biz forumca hastalıklıyız bu hallerimizi olağan görmek lazım. :)


    Bjk Vatandaşı
     
    YIKIKTEMO bunu beğendi.
  3. Alparslan

    Alparslan

    Mesajlar:
    19.705
    Yer:
    Kartal-İst
    İsim:
    Alparslan İşken
    Oksijen candır, Temel abi yine önemli bir konuyla uğraşıyorsun bundan bir şeyler kesin çıkarırsın...[​IMG]
     
  4. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Bırak şimdi canı manı Alpi, sorular var, bunları öğrenmemiz lazım, çalış biraz. Bakarsın sınavlarında da çıkar.:D
     
  5. harfuzmani

    harfuzmani

    Mesajlar:
    5.747
    Yer:
    Bursa
    Temel abi bu hobiye daha ilk başladığımda bu soruyu bende sizlere sormuştum.Çünkü izlediğim belgeselde denizde balıkların toplu ölümünün neden olduğunu araştırıyorlardı ve baktıkları ilk şey oksijen değeriydi.
    Hatta sonrasında salifertin oksijen testini alıp tankın değerini ara ara ölçüğümde oluyor.
    [​IMG]
     
    ka2n, Montimahir ve YIKIKTEMO bunu beğendi.
  6. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Ne çıkıyor oksijen değerin Hakan?
     
  7. harfuzmani

    harfuzmani

    Mesajlar:
    5.747
    Yer:
    Bursa
    Bu testte bir ppm değeri yok, aşağıdaki gibi bir renk skalası var.15 maksimum ve en iyi değer, benim tankta da 12 çıkıyordu.Son dönemde hiç yapmadım.
    [​IMG]
     
  8. Alparslan

    Alparslan

    Mesajlar:
    19.705
    Yer:
    Kartal-İst
    İsim:
    Alparslan İşken
    Abi ara sınavlar bitti vede çok iyi geçti şu anda sınav yok tam gaz üretim hane ile devam, oksijeni bende araştıracağım...:)
     
  9. KGEYGS

    KGEYGS

    Mesajlar:
    4.527
    Yer:
    ANKARA
    İsim:
    Yusuf Şahin
    Ben böyle bir test bile bilmiyordum :) Camı 10 dk.açıp ps.yi temizleyince km.yi sıfırlıyordur herhalde :confused:
     
  10. Montimahir

    Montimahir

    Mesajlar:
    5.723
    Yer:
    Bursa
    Test kiti "ml/litre" olarak ölçüyorsa "mg/litre"' ye çevirmek için 1.4286 ile çarpabilirsiniz.

    Screenshot 2013-12-06 08.33.39.jpg
     
  11. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Deniz akvaryumunda olması gereken miktar yanılmıyorsam 7.0 ve 6.4 mg/l (ppm) civarı. Burada ppm parantez içinde benim merak ettiğim Hakan'ın ölçtüğü 12 ml veya mg kaç ppm anlamına geliyor? Bunu sormamın nedeni 4ppm civarı ve altında oksijen oranı olduğunda akvaryuma ait parazit türlerinin % 80 kadarının kistlerinin tetikleniyor olması yani saldırı başlıyor, ısı da oksijen oranında onemli etken bildiginiz gibi. Yüksek tuzluluk meraklıları da var biliyoruz, nano arka sump vb olup balığı çok olanların 1.025ppm merakını sorgulaması da iyi olur, yüksek yoğunlukta çözünme azalıyor. Elbet bu balıkların gücü, eskiliği vb gibi nedenlerle değişken etkilere neden oluyor. Yani herkes iyiyken sabah bir balığınızda birkaç benek görmeniz veya blue tang ara sıra benek olup geçiyor şikayetleri gibi.:)

    DO Ölçüm cihazları ppm olarak ölçüm yapıyor sanırım. Ro suyun icinde element olan damacana veya çeşme suyuna oranla daha çok oksijeni absorbe ettigini biliyor muydunuz?
     
    murat parin bunu beğendi.
  12. ogurcay

    ogurcay

    Mesajlar:
    2.346
    Yer:
    Kadıköy/İSTANBUL
    İsim:
    Ozan Gürçay
    Abi oksijeni redox metre ölçmez mi tam olarak?
     
    YIKIKTEMO ve Okurt bunu beğendi.
  13. Montimahir

    Montimahir

    Mesajlar:
    5.723
    Yer:
    Bursa
    Oksijen suda çözünmüş halde bulunur. Kısaca “ÇO” (DO) olarak tanımlanır.

    Doğada suya; hava ile temas ve sucul bitkiler ile yosunların fotosentezi ile girer.

    Suyun oksijen tutma kapasitesi (doygunluğu); sıcaklık, tuzluluk ve atmosferik basınca bağlıdır.

    -Suda çözünme oranı; sıcaklık düştükçe artar, bu nedenle soğuk su daha fazla oksijen tutar.

    -Bu oran tuzluluk arttıkça yine ters orantılı olarak düşer. Tuzlu sudaki oksijen, tatlı suya göre yine düşüktür.

    -Sudaki gaz çözünebilirliği, atmosferik basınç ile doğru orantılıdır. Basınç düştükçe oksijen de düşer. Deniz kenarındaki bir akvaryumda daha fazla oksijen bulunacaktır.

    Deniz seviyesine yakın, normal tuzlulukta ve sıcaklıktaki bir akvaryumda, normal Oksijen derişimi ortalama 5ml/l’ dir.

    Resifler, oksijen bakımından genellikle aşırı doygun durumdadır. Gündüz saatlerinde 5-7 ml/l arası ölçülmektedir(Adey ve Loveland, 1991).

    Oksijen seviyesinin, uzun süreler “aşırı doygun değerlerin altında seyretmesi” canlılar için hayati önem taşımaz, ancak çevresel streslere karşı bağışıklık sistemlerini zayıflattığı düşünülmektedir.

    Öte yandan, bu değerlerin uzun süre normalin %30 altında (<1,4 ml/l) devam etmesi tüm sucul canlıların ölümüne neden olabilir.

    Düşük ÇO(çözünmüş oksijen) değerlerinde balık ölümleri görülebilir. Balıkların sıhhati için, 5 ml/l değeri tavsiye edilmektedir.

    Tuzlu su balıklarının düşük oksijene verdiği tepkiler “türlere” göre değişmektedir. Çoğu balık, değerler 2,5 ml/ l’ nin altına düştüğü zaman, hızlı solungaç hareketleri sergiler ve su üstüne çıkıp, nefes almaya çalışır.

    Ölümler, daha çok 1,4 ml/l ‘nin altındaki oksijen yoğunluğunda gerçekleşir. Düşük oksijen yüzünden gerçekleşen ölüm vakalarında kayıp sayısı; oksijenin “hangi değerlere düştüğü” ve “ne kadar süre düşük seyrettiğine” göre değişmektedir.

    Büyük balıklar genellikle ufaklardan daha fazla etkilenirler.

    Balıklar zaman içinde tanktaki düşük ÇO seviyelerine uyum da sağlayabilirler. Bu nedenle eski balıklar bir rahatsızlık sergilemezken, yeni eklenenler sıkıntı yaşayabilir.

    Tanktaki ÇO oranı, doygunluğa yakın ya da az daha yüksek seyretmelidir. Aşırı yüksek ÇO oranları ise bir noktadan sonra fayda yerine zarar vermeye başlayabilir.

    Mercanlar ve anemonların dokularında; fotosentez nedeni ile ÇO seviyeleri zararlı olabilecek değerlere çıkabilir, ancak su değerleri bundan etkilenmez.

    Ancak hobicilerin dışarıdan ekleyebilecekleri “saf oksijen” kullanan cihazlar ya da maddeler (Oksijen sağlayıcılar, basınçlı ozon) suyu hızlı şekilde direkt etkileyerek, sudaki oksijen doygunluğunu zararlı seviyelere çıkartabilir.

    Gündüz yapılan fotosentez, sudaki oksijen doygunluğunu gün içinde üst seviyelere çıkartır. Geceleri yapılan solunum ise tam tersi değerleri düşürecek şekilde etkiler.

    Tanktaki akıntı, ÇO değerlerinin geceleri tehlikeli seviyelere düşmemesinde büyük rol oynar.

    İyi akıntı; sudaki katmanlaşmayı önler ve hava ile temasını arttırarak gaz alışverişini verimli hale getirir. Bu sayede, yüzeyde oksijen ile zenginleşen su alt katman ile sürekli karışarak oksijen-karbondioksit oranının dengelenmesinde büyük rol oynar.

    Ayrıca su yüzeyinin dalgalandırılması ve taşırma sistemlerinin kullanılması da oksijen yoğunluğuna olumlu etki yapmaktadır. Yüzey emişli sistemler, oksijenle zengin suyu yüzeyden alarak, düşük oksijenli alt tabakanın yukarıya taşınmasını sağlarlar. Ayrıca su yüzeyindeki yağlanma ve bakteri filmi gibi tabakaların da uzaklaştırılmalarında faydalıdırlar.

    Sump sistemlerinde, Halil arkadaşımız gibi “kaskat şelale” sistemlerinin kullanılması da oksijen yoğunluğunun kısa sürede uygun seviyelere gelmesinde etkilidir.

    Şelale sistemleri, ayrıca sudaki karbondioksitin tank ortamındaki hava ile dengelenmesini ve ana motor tarafından suya salınabilecek fazla nitrojenin uzaklaştırılmasını da sağlarlar.(?)
    Biyolojik ve kimyasal oksijen ihtiyacı

    Kapalı sucul sistemlere eklenen her organik yapı/madde oksijen tüketimini arttırır.

    Organik molekülleri parçalayan mikroplar/bakteriler oksijen tüketir. Moleküller parçalanmak için de ayrıca oksijene ihtiyaç duyar.

    Sudaki oksijen tükenirse, aerobik (havacıl) parçalanma durur ve süreç sadece anaerobik olarak devam etmek durumundadır.

    Anaerobik bakteriler, solunum yapmak için nitrat/sülfat iyonlarına bağlı oksijeni kullanmak durumundadır. Bu da suda çözünemeyen metal oksitlerin açığa çıkmasına neden olur. Örnek olarak; Sülfat çözünerek, çürük yumurta kokulu Hidrojen sülfür açığa çıkartır(SO4-2>>>H2S).

    Kuvvetli/yeterli akıntı olan akvaryumlarda su kolonu tamamen aerobik olacağından, anaerobik bölgeler ancak; kayalarda, kumda, mercan kırıkları ya da filtre içlerinde oluşacaktır. Bu bölgelerde oluşacak hidrojen sülfür ya da çözünmüş metaller, oksijen bakımından zengin su katmanı tarafından adeta bir sınır çekilmiş gibi tutsak kalacaktır.

    Protein toplama işlemi, parçalanma sırasında oksijen kullanarak, ÇO seviyesinin düşmesine neden olan organik bileşiklerin uzaklaştırılmasında etkilidir. Ayrıca suyu çırparak, daha fazla hava/su yüzeyi oluşturur. Ancak suyu oksijen bakımından “dikkate alınır şekilde” olumlu etkilemesi için, tanktaki tüm suyun yüksek miktarının, kısa sürede PS’ den geçmesi gerekmektedir(bakınız. Bir PS’ de motorun önemi).

    Mesela geceleri tüm akıntı motorlarının kapandığını düşünelim, bu durumda tüm gece çalışacak bir PS, ÇO değerlerinin tehlikeli seviyelere inmesini tek başına önleyemez(bakınız. Elektrik kesintilerinde öncelikle çalışacak donanım).

    J.Sprung ve C.Delbeek; bu tip aksaklıklarda, basitçe hava motoru kullanılmasının PS’ nin çalışmasından daha etkili olacağını belirtmiştir. “Downdraft” ya da “Becket” tipi PS’ ler ÇO seviyelerinin korunmasında daha verimli olabilmektedir.

    Gün içinde değerler tutarlı şekilde gitmeye meyilli olduklarından, akvaryumlarımızda oksijenin periyodik ölçümü pek takip edilmemektedir. Oksijen gündüz yüksek, gece düşüktür. Resiflerde de bu böyledir.

    Ancak kapalı sistemlerde “canlı yükü”, ÇO değerlerinin tehlike arz edecek şekilde düşüp düşmemesi açısından önemlidir. Özellikle yetersiz akıntı ve olası motor arızalarında, akvaryumlarımızdaki oksijen seviyesi dikkat çekici şekilde düşme eğilimindedir.

    DSB kullanılan tanklarda, kumdaki yüksek bakteri/organizma nüfusunun yaptığı solunum nedeni ile ÇO, geceleri normal tanklardan daha düşük seyredecektir. Bu nedenle DSB kullanan hobici, özellikle geceleri ÇO seviyesini kontrol etmeli, düşükse ekstra yüzey akıntısı ve havalandırma ile dışarıdan destek vermelidir.

    Refugium kullanan hobiciler de ters ışık periyodu kullanarak bu, tehlikenin önüne geçebilirler.

    Yüzeyden toplama, ya da taşırma kullanılmayan akvaryumlarda, hele bir de DSB kullanılıyorsa, ÇO yine düşüş gösterecektir. Akvaryumun üstü kapalı, sıcaklık ta yüksekse bu risk daha da artmaktadır. Bu tip tanklarda; hava motoru ya da kuvvetli bir şelale kullanılarak önlem alınabilir.

    DSB’ nin elektrik kesilmedikçe ve üzerindeki akıntı yeterli oldukça faydalı olduğu su götürmez. Ancak hobicinin bu tip aksaklıklara karşı önlemini alması, canlıların sağlığı açısından önemlidir.

    Kaynak:" The reef aquarium, Sicence, Art & Technology", Charles Delbeek, J.Sprung, Two little fishies, 2005.

    "1 mg/l = 1 ppm"

    Sigara içilen mekanlardaki tanklar önemli ölçüde etkilenir mi?

    Temel abi, Pinpoint'in DO metresi "ppm" olarak ölçüyor. Salifert test kiti de mg/l yani ppm ölçüyor.

    "Redox" değeri daha çok kimyasal reaksiyonlar ile alakalı bir konu (oksitlenme ve redüksiyon). Oksitleyiciler elektron alırken, redüktörler elektron veriyor. Redox değeri aslında "suyun saflığı" hakkında da bilgi vermektedir. Yüksekse tankınız oksitleme tepkimelerine uygun suya dahip, düşükse redüksiyona uygun demek.

    Oksitleme ve redüksiyon sırasında, sudaki oksijen atomları kullanılıyor(alınıp/veriliyor). Sudaki Oksijen (ÇO) ile direkt alakası var denebilir.

    Dışarıdan oksitleyici girerek bu değeri yükseltmek mümkün, (bakınız.hidrojen peroksit nereye kadar? konusu)

    Sprung ve Delbeek Redox konusunda; sürekli ölçümler yapmaktansa canlıların durumunu gözlemlemeyi tavsiye etmişler. Çünkü yüksek redoks, düşük pH ve alkalinite' de gerçekleşebileceği gibi, normal pH ve kH değerlerinde de gözlemlenebiliyor.

    Redox' u yükseltmek ya da müdehale ile normal değerlerde tutmak, suyu renklendiren çözünmüş organik atıkları ve çözünmüş organik nitrojeni kontrol altında tutabiliyor. Bu da suyun kristal berraklığına kavuşmasında etkili. Aktif karbon' a bir nevi alternatif.
     
    Fatih BARLAS, Erdal, ka2n ve diğer 6 kişi bunu beğendi.
  14. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Tek kelimeyle müthiş Mahir, bunları kafamızdakiler ile birleştirdiğimizde bazı şeyleri daha iyi anlıyoruz. Ben bilimsel katılamam konuya ama çıkardığım şu ki bağışıklık düşürmesi ve 4ppm altında harekete geçen açılmamış kistler makalede bulunan unsurların eksikliği ve fazlalığı ile direk alakalı. Ben az çok tahmin edeceğiniz gibi Hidrojen Peroksit Nereye Kadar? | Akvaryum Portalı derken bu unsurların bu yolla duzeltilebileciğini çıkarmıştım. Ben benek tedavisi, solungaç asalak ve parazitlerine bu yoldan yaklaşabileceğimiz konusunu artık ciddiye alabileceğimizi düşünüyorum. Fakat tank içinde tedavi sürecinde;

    istenen veya istenmeyen yosunlar, coraline algler, cyano, dino oluşumları büyük çaplı yok oluş veya darbe alacağını, zoa ve xenia gibi mercanların da duruma ve şartlara göre tepki vereceğini düşünüyorum.
     
    ka2n, Saruman ve Montimahir bunu beğendi.
  15. Montimahir

    Montimahir

    Mesajlar:
    5.723
    Yer:
    Bursa
    Çok güzel noktalara değiniyorsun. Portal' a da bu mevsimde mi denk geldi bilmiyorum, ama bu teorileri/çalışmaları gözlemleyebileceğimiz baya bir örnek var.

    Bu şekilde farklı uygulamalar ile birbirimize destek olmak güzel bir duygu.

    -Oksijenin düşmesi ile birlikte tetiklenen benek teorisi veya balıklardaki bağışıklığın olumsuz etkilenmesi düşüncesi.
    -Karantina tankları için en uygun şartların ve ekipmanın bulunması.
    -Elektrik kesintilerindeki ekipman önceliği.
    -Kaskatlı sump tasarımlarının, ya da "Berlin stili" kulelerin getirebileceği faydalar.
    -PS motorlarının performans ve modifiye çalışmaları.
    -Üretimde kullanılacak anaçların öncelikle parazitten arındırılması teorisi.
    -Üretimhane sistemlerinin tasarımı ve ekstra oksitleyici kullanımı.

    Güzel konular. Eminim sen bunu rotifer ve artemia kültürleri için de denemişsindir. Enes bey' de bir konuşmamızda kültürlerde oksijenin çok önemli olduğundan bahsetmişti.
     
    YIKIKTEMO bunu beğendi.
  16. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    :) Nasıl ki bu adam bunu orada kesin denemiştir diye düşünmeni sağlamış birinin...bir kova kültürde en büyük sorunlar artan inorganik atık, yükselen amonyak ve düşük oksijenin olduğu bir yerde bunlari denememiş olacağımı düşünmek ne sana yakışır ne de bana Mahir ama onlar arkası yarın...cephaneyi boş tutma Mahir, yoksa süngü takmak zorunda kalırız.;)
     
    Montimahir bunu beğendi.
  17. halilkocan

    halilkocan

    Mesajlar:
    7.761
    İsim:
    halil kocan
    Tek nefeste okudum bu aralar bakamıyorum foruma.
    Ama oksijenin önemi zaten su götürmez bir gerçek ti ilave olarak yosun duvarı gibi sistemler de buna aşırı derecede fayda sağlıyor .


    İos tan online
     
  18. Okurt

    Okurt

    Mesajlar:
    2.079
    İsim:
    Özdemir Kurtman
    oksijen miktarı redox kavramının sadece bir parçası, tam olarak birbirlerini tanımlamıyorlar ama, redoxu yüksek bir akvaryum suyu oksijenlidir diye düşünmek yanlış değil, aynı şekilde tam tersi içinde aynı şey geçerli.

    bir zamanlar hakikaten çok iyi diskuslar yetiştiren bir alman akuarist vardı , adam büyütme tanklarına tüple saf oksijen veriyordu, millette ağzı açık vay be büyük adam diye adamı yüceltiyordu. ama işin aslı öyle değil tabiki doygunluk diye bir kavram var bunun biraz daha üzerine çıkamıyorsunuz, sıcaklık ve tuzluluk sabit dururken bunu artırmanın tek yöntemi tankı yüksek basınçlı bir odada tutmak olurdu yani hiperbarik oksijen tedavisi odaları gibi odalarda. bahsettiğim gibi yeterince oksijen yaratacak önlemleriniz varsa oksijen diye sıkıntı yaşancağını zannetmiyorum.

    sumpsız bir akvaryum kullanan ve bunun etkilerini en iyi gözlemleyen bir insan olarak sumpa iniş ve belkide çıkış tanka en iyi oksijen kazandıran uygulama, sumpsız tankta ps'nin durması çok vahim sonuçlara sebep olabiliyor.

    a
     
    YIKIKTEMO ve Montimahir bunu beğendi.
  19. Montimahir

    Montimahir

    Mesajlar:
    5.723
    Yer:
    Bursa
    Hakan abi PS emişi evin dışında mı?
     
  20. harfuzmani

    harfuzmani

    Mesajlar:
    5.747
    Yer:
    Bursa
    Hayır Mahir odadan soluk alıp veriyor ama dışarıya açtığımız 30 cm çapında bir pervane deliği var biliyorsun.

    Karşılaştırma açısından şunu belirteyim.Oksijen değeri testte 12 hatta biraz daha üsttünde çıkıyordu renk olarak.O dönemler Halil'in test etmek için getirdiği redox ölçerde 430 değerini okumuştuk.
     
    YIKIKTEMO bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş