1. Hoş geldiniz, Akvaryum Portalı ailesine katılım için kendinizi hazır hissediyorsanız üye olun.
    Yardım sayfasından forum kullanım desteği alın.

Eskilerden Mahalle Futbol'u Kuralları...

Başlığı 'Hayata Dair Her şey' kategorisinde Lake Tanganyika tarafından 1 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

  1. Lake Tanganyika

    Lake Tanganyika

    Mesajlar:
    1.957
    Yer:
    İstanbul/Tepekent
    İsim:
    Yavuz Kaçar
    ‎1. Iyi oynayan iki kişinin aynı takımda yer almamasına dikkat edilirdi.

    2. Maçla......r minyatür kalede oynanıyorsa, penaltı boş kaleye ters şekilde topukla vurulurdu.

    3. Maçların hayali kale direkleri arası adım ile sayılır, olmaları gereken yerler iki taş ile işaretlenirdi.

    4. Hava kararınca, ezan okununca, anne-baba çağırınca maç biterdi.

    5. Uç korner bir penaltıydı.

    6. Topu patlatan parasını öder, patlak top ikiye kesilip kafaya takılırdı.

    7. `Frikiklerde açıl biraz` denince `Burası Ali Sami Yen mi` şeklinde cevap verilirdi.

    8. Takımlar kurulurken ilk oyuncuyu seçme hakkı, adım almayı iyi bilenindi.

    9. Kaleci topu 3 kere sektirirse rakibe `Açılsana 3 kere sektirdim` derdi, rakip açılırdı; efendilik vardı.

    10. Top insanın pek münasip olmayan bir tarafına gelirse herkes `işe işe!` diye bağırırdı.

    11. Penaltılarda kaleci değiştirilirse 2 penaltı atılırdı. Eğer ilk penaltı gol olursa ikincisi atılmazdı.

    12. Abanma ve burun vurmak yoktu, vurulursa eleştirilip kınanırdı.

    13. Tanju, Rıdvan, Metin, Ali, Feyyaz, Hagi, Hakan, Hami gibi dönemin popüler futbolcularının adı alınırdı.

    14. Topun sahibi tüm kuralları koyar, takımı kurar, kaleyi seçer, istemediği kişileri topuyla oynatmazdı.

    15. Klişe laflar vardı: `At bakayim abinin kıllı göğsüne!`

    16. Elin avantajı olmazdı.

    17. Bel üstü gol sayılmazdı.

    18. Taçtan kendi önüne atıp başlatılınca, taç değişirdi.

    19. Maçı izleyen küçük bir grup varsa, penaltı olup olmadığına o karar verirdi, saygı vardı.

    20. Maçlarda eğer iddia varsa ödüller genel olarak Algida Max, eskimo, meybuz, 2,5 litrelik kola vb. ürünlerden oluşurdu.

    21. Pas vermeden sadece çalım atarak gol atılırsa sayılmazdı.

    22. Frikiklerde baraj mesafesi, frikiği kullanacak olan kişinin koca bir zıplayışının akabinde 3 koca adım atmasıyla belirlenirdi... Büyük atılan adıma karşılık olarak rakip takım "sen tuvalete de mi böyle gidiyon?" diyerek ortalığı kızıştırırdı.

    23. Top, oyun alanı içerisindeki herhangi bir arabanın altına kaçarsa büyük bir şevkle arabanın altına yatılıp top alınırdı. Topu ilk kim kaparsa o takımda başlardı.

    24. Gol olduktan sonra eğer tartışmalar olursa ve golü yiyen takımın bir oyucusu golü kabullenirse rakip takım direk o kişiyi yüceltip "adamın gol diyo" diyerek golü alırlardı. Golü kabullenen kişi de kaleye veya defansa alınırdı.

    25. Varsa hakeme yapılan en dolu dizgin hakaret: "hakeme gözlük, eline de sözlük" tü.

    26. Oynayacakların sayısı eğer tek ise, güçsüzlerden biri devre değiştirerek gönlü alınırdı.

    27. Penaltılarda eğer takımınız açık ara farkla öndeyse kaleciye vurdurulurdu. Ama en güçlü forvetiniz penaltıyı kullanacaksa, hemen rakip kalecinin gönlü alınırdı: "Merak etme olm, teknik vuracam."

    28. Sabit bir kaleci yoksa 2 golde bir veya dakika usulü oyuncular aralarında değişirdi. Kalecilik sırası "Sonum bir Allah" diye kim başlarsa o kişiden geriye sayılırdı.

    29. Dizde veya ayak ucunda top sektirerek de sıra belirlendiği olurdu (genellikle 9 aylık veya 21 aylık gibi oyunlarda). Bu durumlarda ilk sektirmek isteyen "Birim bir Allah, kırmızı bayrak, yeşil kitap" derdi.

    30. Kaleci oyuncu kavramı vardı. Takımların genellikle iyi oyuncuları bu kutsal göreve kendilerini adarlardı.

    31. Eğer bir oyuncu faule maruz kalmışsa ama devam etmek istiyorsa, rakip futbolculardan birinin yürümesini dahi bahane ederek: "Adamın devam ediyor." derdi.

    32. Milli birlik ve beraberliğimiz mahalle maçlarında başlamıştır. Önce maçlar yapılır... Centilmenlik skora yansımazsa sopalar, taşlar konuşurdu.

    33. Atan alır spor vardı. Eğer top kime çarpıp çıkmışsa topun gittiği yer neresi olursa olsun koşa koşa gidip alırdı.

    34. Mahallenin abileri kaleci alıştırırlardı ve buna göre puan verirlerdi. Aralarında kavga eden çocukların puanı kesilirdi.

    35. Skor ne olursa olsun akşam!? saati yaklaştığında "Golü atan kazanır." kuralı işlerdi.

    36. Maçlardan sonra su sırasına girmek ayrı bir davaydı ve mutlaka koşa koşa gidilirdi. Genellikle yaşlı amca veya teyzeler, zemin katta oturanlar bu işin acımasız kurbanlarıydı.

    37. El kasti değilse o top direkt kaleye kullanılmaz, "kasti değilki oğlum, gol olmaz." denirdi...

    38. Eğer kaleci dahil herkes çalımlanmışsa; o top çizgiye kadar götürülür ya popo dürtmesi yada yere yatıp kafa, burun, alın gibi vucut kısımlarının dürtmesi ile gol atılırdı.

    39. Kalecinin degajla gol atabilmesi bir yetenekti fakat gene de gol sayılmazdı. Karşılıklı atışmaların sonunda yoldan geçen herhangi biri hakem yapılırdı ve sonuca o karar verirdi.

    40. Para o zamanlar kolay bulunmadığından maçın hangi takım tarafından başlatılacağına; bir tarafına tükürülmüş yassı bir taşın havaya atılıp, yaş mı,kuru mu seçiminde doğru tarafı bilen tarafın başlaması yöntemi ile karar verilirdi.

    41.Kaleler taştan olduğu için atılan şut önce defansa çarpıp sonra taşın üstünden geçtiyse şutu atan takım gooll diye yaygara çıkarırdı.Rakip takımın gol değil kale üstü cevabına,gol yoksa korner o zaman ver topu diyerek racon kesilirdi
     
    kerem11, gizem_35, Erman Pehlivan ve diğer 4 kişi bunu beğendi.
  2. mustafa karaeli

    mustafa karaeli

    Mesajlar:
    202
    İsim:
    MUSTAFA KARAELİ
    Yavuz sen çok yaşa emi.Yazdıklarını okurken çocukluğuma gittim birden.O günleri özlemiyor değilim.Geçmişteki güzellikleri bizlere hatırlattığın için teşekkürler.
     
  3. ogiler

    ogiler

    Mesajlar:
    545
    İsim:
    OĞUZ URALER
    :D harika olmus anilarim canlandi.Sanki cok yasliyimda.:F
     
  4. Lake Tanganyika

    Lake Tanganyika

    Mesajlar:
    1.957
    Yer:
    İstanbul/Tepekent
    İsim:
    Yavuz Kaçar
    Rica ederim Mustafa bey, bende okuduğumda çocukluğuma döndüm. :) Ama hala bu kurallar geçerli bazen ufak çocukları futbol oynadığını görüyorumda hala bu eski kurallar geçerli. :) Ve oturup izliyorum tabi... :) Geçmiş eskisi gibi güzel olmasada hala eski günlerdeki gibi yaşamaya çalışıyoruz...

    Saygılar...
     
    mustafa karaeli bunu beğendi.
  5. Lake Tanganyika

    Lake Tanganyika

    Mesajlar:
    1.957
    Yer:
    İstanbul/Tepekent
    İsim:
    Yavuz Kaçar
    Bende yapıyordum hoca'm kafama takıp dolaşıyodum... :D :F

    Saygılar...
     
  6. Erman Pehlivan

    Erman Pehlivan

    Mesajlar:
    2.843
    Yer:
    İzmir / Torbalı
    İsim:
    Erman PEHLİVAN
    ehehehe :D Teşekkürler Yavuz.. Maç sevdam olmadı pek. Hala yok. Ama çocukken çok oynadık.. 24 aylıklar, mahalle turnuvaları.. Gazetelerin yanında promosyon verdiği kartondan şampiyonluk kupaları varıd hatırlarmısınız bilmem.. BJK 'nın Metinli Feyyaz 'lı zamanlarına denk gelir.. Üstünde BJK arması olan bi karton kupa vardı.. Mahalle turnuvasında kazandıydık.. Peeh :D ne oldu sonra bilmem.
     
  7. Lake Tanganyika

    Lake Tanganyika

    Mesajlar:
    1.957
    Yer:
    İstanbul/Tepekent
    İsim:
    Yavuz Kaçar
    Rica ederim Erman abi, valla benim zamanımda yoktu kupa filan... :) :F Genellikle Mahalle maçları ve Turnuvaları yapardık... :) Ne zaman küçüklüğüm aklıma gelse keşke bir kez daha yaşasam küçüklüğümü diyorum hep. :)

    Saygılar...
     
  8. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    İçindekiler ne kadar doğru bir bilseniz. Eskiden mi sahiden böyleydi ? Şimdi bu düşünceler ve bu eylemler artık yok mu ? Çok güzel günler yaşamışız öyleyse hakikaten.

    Teşekkürler Yavuz, çok güzel bir yazıymış...
     
    Lake Tanganyika bunu beğendi.
  9. Muzikopat

    Muzikopat

    Mesajlar:
    2.629
    İsim:
    Hüseyin ÇELİK
    Vay bee. Geri gelmiyor ki işte o günler. Depreşti gene eskiler. :(
     
  10. Lake Tanganyika

    Lake Tanganyika

    Mesajlar:
    1.957
    Yer:
    İstanbul/Tepekent
    İsim:
    Yavuz Kaçar
    Valla Temel hocam, gerçekten çok güzel çocukluğumuzu geçirmişiz, tabii siz benden baya bir büyüksüz sizin çocukluğunuz ayrı bir güzeldir eminimki. :) Babama söylüyorumda bazen bana çocukluğunu anlatsana diyorumda anlattığı zamanda gerçektende o eski 75li senelere gidesim geliyor. :) Eskiden ne telefon vardı nede bilgisayar, şimdi sokaklarda bakıyorumda herkesin elinde telefon vs var içine girmişler sanki..

    Hocam sizi eski günlere götürdüysem ve siz sevindiyseniz ne mutlu bana. :) Teşekkür etmenize gerek yok. :)

    Saygılar...
     
    YIKIKTEMO bunu beğendi.
  11. emmi_06

    emmi_06

    Mesajlar:
    1.114
    İsim:
    Özgür ABAY
    Kuralların tamamını okudum.9 yaşında spora başladığım için futbolla çok haşır neşir olamadım.Ama yinede az buçuk oynamışımdır.Bu yazılan kurallar geçerli idi.
    Şimdi bakıyorumda çocuklar ve gençler çok değişti.Bizim eski zamanlardakilerden çok farklılar.Cep telefonu ve bilgisayar sosyallaşmayı önledi.

    Küçüklüğümden hatırladıklarım.Misket,gazoz kapağı(1000_2000 arası yakın gazoz kapağım vardı),saklambaç,çelik çomak,simit,çamurdan şekiller yapma,sporcu kartları oynamak.Gece kafa karardımı korkunç hikayeler anlatmak meşhurdu.
    Tabiki az daha büyüdük,o yıllarda siyah kumaş beyaz gömlek üzerine yelek giymek.Ayakkabı ise ya sivri burun yumurta topuk yada domuz burun giyip mahelle efeliği yapmak.
    Tabiki mahelle efeliği dedikde,mahallemize yabancı birisi girdimi ifadesi alınırdı,hatası varsa cezasını çekerdi.Mahellediki kızlar bacımızdı,aynı zamanda gönlümüzün sultanıydı.
     
    Lake Tanganyika bunu beğendi.
  12. berkan

    berkan

    Mesajlar:
    408
    İsim:
    berkan yıldız
    Biz bu kurallarla oynuyoruz hayla.
     
  13. Lake Tanganyika

    Lake Tanganyika

    Mesajlar:
    1.957
    Yer:
    İstanbul/Tepekent
    İsim:
    Yavuz Kaçar
    Özgür bey'in dediğinin hepsi doğrudur, misket, gazoz kapakları, saklambaç, futbollcu kartları vs hep vardı bende, küçüklüğümde dobi misketler vardı mesela kimsede dobi misket yoktu tek bi kişide vardı oda hava yapardı.. :F Harbi güzel günler geçirmişiz. :)

    Saygılar...
     
  14. Warden

    Warden

    Mesajlar:
    597
    İsim:
    Güven Gökdere
    Yaşımız pek büyük olmasada ufaklığımızda bu kurallarla oynardık.Hele son kural yüzünden mahalleli ile az kavga etmedik :F :F
     
  15. kerem11

    kerem11

    Mesajlar:
    882
    İsim:
    Kerem Ürütürk
    Biz genelde kavga ederiz.
    Okulda yapardık.
    Sınıf birbirine girerdi.
    Hocalar kızardı.

    Ohooooooo neler neler ! :D
     
  16. Warden

    Warden

    Mesajlar:
    597
    İsim:
    Güven Gökdere
    Kerem ne kavgası hiç yakışıyor mu :F :F :F

    8 yaşındayken bana beşlik (yani bacak arası) gol attı diye çocuğun tekinin dudağını patlattığımı hiç unutmam.

    Oda beni mahalleye rezil etmeseydi dimi,orda mahallenin 6-10 yaş arası First Lady bayanları beni izliyordu :motz:

    Tabi gri yani beton sahalarda görmek istemediğimiz ancak kaçınılmaz gördüğümüz hareketler.Çocuğun annesinden kınama cezası almıştım :sar:
     

Sayfayı Paylaş