1. Hoş geldiniz, Akvaryum Portalı ailesine katılım için kendinizi hazır hissediyorsanız üye olun.
    Yardım sayfasından forum kullanım desteği alın.

Japon Balıkları Yetiştiriciliği Yapan Akvaryum İşletmesinde Görülen Enfestasyonu

Başlığı 'Japon, Vatoz, Çöpçü ve Diğer' kategorisinde james_34 tarafından 26 Ekim 2008 başlatılmıştır.

  1. james_34

    james_34 Üstad Üye...

    Mesajlar:
    1.129
    İsim:
    can candaş
    Mersin Bölgesinde Japon Balıkları Yetiştiriciliği Yapan Bir Akvaryum İşletmesinde Görülen Trichodina sp. Enfestasyonu


    Bu araştırma Temmuz- Ağustos 2005 tarihleri arasında Mersin bölgesin’de bir akvaryum işletmesinde Japon (Carassius auratus L.1758 )balıklarında görülen ani mortalitenin nedenini ortaya koymak için yapılmıştır. Ölmek üzere olan balıklar parazitolojik ve bakteriyolojik yönden incelendi. Mortalitenin Trichodina sp. den kaynaklandığı tespit edildi. Parazitli balıklardan hazırlanan solungaç doku örneklerinin histopatolojik muayenesinde parazitin solungaç dokuya yerleştiği ve epitelyumunda hiperplaziye neden olduğu belirlenmiştir. Enfeksiyonun tedavisinde Chloramin-T 15 mg l ι konsatrasyonunda 60 dakika /2-3 gün banyo uygulaması etkili olmuştur. Uygulama sonrasında mortalitenin durduğu gözlenmiştir.


    Balıklarda enfeksiyona neden olan Trichodina genusu Urceolariidae familyası içerisinde yer almaktadır. Şimdiye kadar tatlı su balıklarında 112 (Lom,1970), deniz balıklarında ise 70 tür belirlenmiştir (Kinne, 1984).
    Trichodina enfeksiyonu, dünyanın her tarafında yetiştiriciliği yapılan tatlı su, akvaryum balıkları, deniz balıkları ve doğal ortamlardaki balıklarda görülmektedir (Woo, 1995). Parazit, yılan balığı (Suzuki, 1950), alabalık (Urawa, 1992), Sazan (Van as, 1984), Japon balığı (Ahmed, 1976, Doğanay ve diğ., 1989), Çipura (Allvarez-Pellitero ve dig., 1993), Kalkan (Digless, 2000), Kefal (Özer ve diğ., 2004) gibi farklı tür balıklarda belirlenmiştir.
    İşletmelerin havuzlarında veya akvaryumlarda yetiştirilen balıklar; stres oluşturan çevre şartlarında, su kriterlerinin uygun olmadığı ortamlarda, yoğun stoklarda ve düşük kaliteli yemlerle beslenirlerse balıkların solungaç ve derilerinde Trichodina spp. sayıca artmakta ve yüksek mortaliteye neden olmaktadır (Riehl ve diğ., 1996).
    Balıklarda görülen ektoparazitlerin genel etkileri mukus üretimini arttırarak epitelyum yüzeylerinin irritasyonu, mukus hücrelerinin yok olmaya başlaması, solungaç hasarı ve parazit sayısına bağlı olarak solunum güçlüğü olarak tespit edilmiştir. Histopatolojik muayenelerde ise irritanın derecesine göre lamellerde ödem, epitelyum hücrelerde hipertrofi, hiperplazi, dejenerasyon ve nekroz belirlenmiştir (Ferguson, 1989).
    Trichodina enfeksiyonuna karşı Formaldehit (100-300 ppm), Malaşit yeşili (1 ppm), Acriflavin (25 ppm), Chloramin-T(10 g m γ), Trypaflavine(10 mg l ι), Potasyum permanganat (%0.005) çeşitli araştırmacılar tarafından kullanılmış ve etkili bulunmuştur (Van As ve diğ., 1984; Schperclaus, 1991; Egusa, 1992; Stoskoph, 1993; Hans ve diğ., 2000; Tokşen, 2004).
    Yapılan bu araştırmada; ortalama ağırlıkları 15,26-22,54 g olan Japon balıklarında görülen Trichodina sp. ektoparaziti ve bu parazitin balıkta yaptığı semptomlar ile solungaç dokusunda meydana getirdiği histopatolojik değişikler ve hastalığın tedavisi amaçlanmıştır.



    Bu araştırma Temmuz- Ağustos 2005 tarihleri arasında Mersin Bölgesinde akvaryum balıkları yetiştiriciliği yapan bir işletmede ortalama ağırlıkları 15,26-22,54 g olan Japon (Carassius auratus) balıklarında %51 mortalite ile seyreden hastalığın nedenini ortaya koymak amacıyla yapıldı.
    Ölümlerin sona erdiği güne kadar çiftliğin ortam suyunun, sıcaklığı (°C), pH ve oksijen(mg l ι) tayinleri Orbego Hellige marka su parametresi ölçeri ile yapıldı.
    Balıklarda ektoparazit olarak yaşayan protozoalar ortam şartları değiştiği zaman kısa bir süre içinde balığı terk
    328 Koyuncu / E.Ü. Su Ürünleri Dergisi 23 (3-4): 327–330
    ettiklerinden ilk önce balıklar işletmede incelendi.
    Ölmek üzere olan 30 adet Japon balığın ilk önce deriden kazıntı alınarak preparat yapıldı. Daha sonra solungaç lamelleri dikkatli bir şekilde çıkarılarak içlerinde ortam suyu bulunan petri kaplarına alınarak mikroskop altında paraziter yönden incelendi. Deri ve solungaçlardan kazıntı yapılarak mikroskopta görülen parazitin tespiti ve morfolojik kriterler; Lom (1958), Bykhoskaya-Pavlovskaya (1962), Bauer (1969), Lom (1977), Kabata (1985)’e göre belirlendi. Trichodina preparatların hazırlanmasında Klein‘s silver impregasyon metodu kullanıldı (Lom ve diğ., 1992). Hazırlanan kalıcı parazit preparatların fotoğrafları ve ölçümleri Nikon (H550L) faz kontras mikroskopta yapıldı.
    Ölmek üzere olan 10 balık otopsi yapılarak iç organları binoküler mikroskop altında dikkatli bir şekilde çıkarıldı. Balıkların böbrek ve dalaklarından Triptik Soy Agar (TSA)’a ekimler yapıldı. Petri kapları 20±°C ‘de inkübe edildi.
    Parazit içeren solungaç lamelleri %10 formaldehit içeren kaplara alındı Enfekte balıkların solungaçlarından histopatolojik kesitler alındı ve bu kesitler hematoksilen-eozin (H&E) ile boyandı. Histopatolojik incelemeleri yapıldı (Takashima ve diğ., 1995).
    1 ton hacminde tanklarda bulunan balıklar havalandırılması yapılarak 60 dakika süreyle 15 mg l ι konsantrasyonunda 2 gün Chloramin-T banyosuna tabi tutuldu. Uygulama sonrası deri ve solungaçlarından sürme preparatlar hazırlanarak incelendi.



    İşletme sahibinin, balıklarda günde 3-5 adet olan normal ölüm sayısının bir anda 20-50 adete çıkması şikayeti üzerine hastalık belirlendi. Beş gün sonra günlük ölüm sayısı ortalama 100 adete ulaştığı görüldü. Ölüm oranları şekil.1 de yer almaktadır.

    [​IMG][​IMG]

    Ölümlerin yoğun olduğu günlerde işletmenin havuzlarında yapılan ölçümlerde suyun sıcaklığının ortalama 24-27,5°C, pH ‘ın ortalama 7-7,82, sudaki erimiş oksijen miktarı ise ortalama 4,4-4,8 mg/lt olarak belirlendi.
    İşletmede yapılan klinik muayenede balıkların hareketlerinde yavaşlama ve solungaç kapakçıkların açık bir şekilde yüzdükleri gözlendi. Balıkların derilerin de grimsi bir renk oluştuğu ve renklerinin koyulaştığı tespit edildi. Günlük yapılan yemlemede balıkların yem almadıkları ve diğer balıklara oranla daha zayıf oldukları belirlendi. Balıkların bazılarında dorsal yüzgeçlerinin proksimale yaklaştığı, kuyruk yüzgeçlerinde erimeler ve pullarında dökülmeler tespit edildi.
    Ölmek üzere olan balıkların deri ve solungaçlarından hazırlanan preparatlar mikroskop altında incelendiğinde bir görüş sahasında (X100) ortalama 5-50 Trichodina sp görüldü. Parazitin vücut şeklinin dorsalden bakıldığında yuvarlak, tabak şeklinde ve ortasında daire şekilde düzgün bir dizilmiş dişciklerden oluşan bir halkanın bulunduğu (Şekil 2), yandan bakıldığında çan şeklinde olduğu görüldü (Şekil 3).



    [​IMG][​IMG]

    Hasta balıkların böbreklerinden TSA katı besi yerine yapılan bakteriyolojik ekimlerde herhangi bir patojen bakterinin üremediği tespit edildi.
    Besi yerinde herhangi bir bakteriye rastlanılmaması deri ve solungaçlarda çok sayıda Trichodina sp.’nin görülmesi ile balıklarda rastlanılan bu ani mortalitenin nedeninin paraziter enfestasyondan kaynaklandığı anlaşıldı.
    Solungaçların histopatolojik muaeyenesinde parazitin solungaç lamelleri arasına yerleştiği ve lamellerde hiperplastik alanla tespit edildi. Ayrıca solungaç epitelinde ödem, hemorajiler belirlendi (Şekil 4). Parazitlerin yaptığı bu etkilerden dolayı balıklarda solunum yetersizliği ve aşırı mukus salgısı görülmüş, bunun sonucunda asfeksinin oluştuğu belirlendi.


    [​IMG][​IMG]


    Tedavi amacıyla Chloramin-T 15 mg l ι konsantrasyonunda 60 dak. süreyle (pH:7, 25°C) 2 gün daldırma banyo şeklinde uygulandı. Tedavi süresince tanklar havalandırıldı ve balıklar bir gün öncesinden aç bırakıldı. Uygulama sırasında ilaçtan kaynaklanan toksiteye rastlanılmadı. Tedavi sonrasında balıklardan hazırlanan preparatlar mikroskop altında incelendi ve herhangi bir parazit görülmedi.



    Lom (1984)’da özellikle stres doğuran çevre şartlarında Trichodina enfestasyonlarının akvaryumda, tatlısu ve deniz çiftliklerinde kültürü yapılan balıklarda sık sık olarak ortaya çıkan bir olay olduğunu, ağır vakalarda balık stoklarında %50 mortalite ile sonuçlanacak kayıplara neden olduklarını bildirmektedir. Hans ve diğ., (2000) de yaptıkları çalışmada yılan balıklarında çok ciddi kayıplara neden olduklarını raporla belirtmişlerdir. Yapılan bu araştırmada enfeksiyonun yüksek mortalite ile seyretmesi ve bakteriyolojik herhangi bir patojenin bulunmaması Trichodina enfestasyonunun ağır bir patojeniteye sahip olduğunu göstermektedir.
    Trichodina enfestasyonun şiddeti olumsuz çevre şartları altında yetiştirilen balıklarda ve kondüsyonu düşük balıklarda çok fazla arttığı görülmektedir (Ahmed, 1976). Bu araştırmada da enfestasyon uygun olmayan şartlarda yetiştirilen balıklarda görülmüştür.
    Su kalitesinin yüksek tutulması, yem artıklarının ve havuzların temizlenmesi ile parazitlerin kontrolünde oldukça önemlidir (Wellborn, 1967). Balıklara uygun yemleme yapılmalı ve yem artıkları dipten hemen uzaklaştırılmalı, su sirkulasyonu iyi yapılmalı ve gerektiği kadar havalandırılmalı, en önemlisi işletmeye giren su mutlaka filtreden geçirilmelidir (Woo, 1995). Parazitlerin görüldüğü ayda işletmede suyun iyi havalandırılmadığı ve işletmede filtrenin bulunmadığı gözlemlenmiştir.
    Bir yaşın altındaki sazan balıklarından alınan örneklerinde x100 büyütmede bir görüş sahasında ortalama 5-25 parazitin görülmesi durumunda tedavinin yapılması gerektiğini bildirilmiştir (Schaperclaus, 1991). Yapılan bu araştırmada Japon balıkları yavrularının deri ve solungaçlarından alınan preparatlarda ortalama 5-50 adet parazit görülmüştür.
    Bu araştırmada, solungaçların histopatolojik muayenesinde; parazitlerin solungaç lamelleri arasına yerleştiği ve lamellerde hiperplaziye neden olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca solungaç epitelinde ödem, hemorajiler ve hiperplazi belirlenmiştir. Trichodina türlerinin, solungaç lamelleri arasında yerleştikleri ve epitel hiperplaziye neden oldukları bildirilmiştir (Ferguson, 1989).
    Hans ve diğ. (2000) 30 kemoterapötikle Acriflavin (25ppm) Bithionol (0.25 ppm), Malaşit yeşili (1 ppm), Potasyum permanganat (20 ppm), Chloramin-T (50 ppm), Virkon PF° vet (20 ppm), sarımsak (200ppm) yaptıkları denemelerde yılan balıklarda etkili olduğunu belirtmişlerdir. Yapılan araştırmada Chloramin-T 15 mg l ι konsantrasyonunda 60 dak. süreyle 2 gün banyo şeklinde uygulanmış ve parazite etkili olduğu görülmüştür
    Bu araştırma ile, Mersin bölgesinde akvaryum balıkları yetiştiriciliği yapan bir işletmede Japon balıklarında ani mortaliteye neden olan Trichodina sp. ektoparaziti tespit edilmiş ve bu parazit türünün balıklarda oluşturduğu klinik semptomlar ile solungaç dokuda oluşturdukları histopatolojik bulgular belirlenerek, balıklar 15 mg l ι konsantrasyonunda 60 dak. süreyle Chloramin -T ile tedavi edilmiştir.
     
    TencoMelih bunu beğendi.
  2. TencoMelih

    TencoMelih

    Mesajlar:
    2.358
    Yer:
    Karabük
    İsim:
    Melih
    Güzel paylaşım
     

Sayfayı Paylaş