1. Hoş geldiniz, Akvaryum Portalı ailesine katılım için kendinizi hazır hissediyorsanız üye olun.
    Yardım sayfasından forum kullanım desteği alın.

Katsayı mağduru gençlere...

Başlığı 'Hayata Dair Her şey' kategorisinde hasanacar tarafından 28 Kasım 2009 başlatılmıştır.

  1. hasanacar

    hasanacar

    Mesajlar:
    786
    İsim:
    Hasan Acar
    Ahmet Turan Alkan'dan güzel bir yazı.

    Ey Türk gençliği; [şimdi sana böyle hitab etmemden yola çıkarak kendini, bu ülkenin bir tarağın dişleri gibi eşit, muteber, cici, sevimli gençlerinden birisiymiş gibi zannedip hemen iyimserliğe kapılma; bu hitâbeyi sonuna kadar oku!]

    Evet gençler, birinci vazifeniz Türk istiklalini, Cumhuriyet'i ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir [ama hemen durumdan vazife çıkarmayacaksınız; bir tarafta asıl, asîl ve bemmbeyaz Türk gençleri memleketi muhafaza ve müdafaa ederken sizler, siz meslek liselerinde okuyan çocuklar kahveleri doldurmaya, evinizde koca beklemeye, üçüncü sınıf işlerle haftada 20-30 lira harçlıkla çalışmaya devam edebilirsiniz; unutmayınız ki sizler askerde çavuş bile olabilmektesiniz ve kendi aranızda eşitsiniz; e, bu kadar eşitlik size çok bile; bkz. Danıştay'ımızın son kararı!]

    Bu temel senin en kıymetli hazinendir [kıymetini bil yani!]. İstikbâlde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek [yani sınıf atlatmaya, daha iyi eğitim görmeye, daha nitelikli işlerde çalışmaya, kendini 1. sınıf vatandaş gibi hissettirmeye kalkışacak] dahili ve harici bedhahların olacaktır [ki bunlara kesinlikle inanma ve aldanma; onlar seni nâhak yere gaza getirip mutsuz eden karşı devrimcilerdir]. Bir gün İstiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen [ki işte o günler geldi çattı çocuklar!] vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin [düşünmek zararlıdır çocuk; senin yerine biz zaten düşünürüz nasıl olsa!] Evet, bu imkân ve şerâit [Hüsst, "şeriat"la karıştırmayasınız ha!] çok nâmüsait bir mâhiyette tezâhür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyet'e kasdedecek düşmanlar [yani bu bilumum demokratlar, liberaller, muasır medeniyet seviyesi ile özdeşleşmek isteyen fâsıklar] bütün dünyada emsâli görülmemiş bir galibiyetin [yani tek başına seçim kazanmanın, seçim kazandık diye devlet kurumlarını yönetebileceğini zannedenlerin] mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile [yani tamamen demokratik usullerle, gizli ve genel oy, açık tasnif ve mahkeme denetiminde yürütülen seçimlerle] aziz vatanın bütün kaleleri [kurumları] zaptedilmiş, bütün tersanelere girilmiş [bkz. Tuzla tersanelerindeki özel teşebbüs erbâbı], bütün orduları dağıtılmış [yani mübârek bürokrasi, üniversiteler, bir kısım medya, yargı, hatta bir kısım muazzez barolarımız!] ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elim ve vahim olmak üzere memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet, hatta hıyânet içinde bulunabilirler [bkz. Hayret; aynen bugünkü vaziyet!] Hatta bu iktidar sahipleri [ki mâlum, anladınız siz onu!] şahsi menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle [bkz. BOP, ılımlı İslâm projeleri, yeşil kuşak, Nato, Cento, Sento, Balkan ve Bağdat Paktı, Nabucco boru hattı, Kyoto protokolü vs...] tevhid edebilirler [etmişlerdir netekim!] Millet fakr ü zaruret içinde harab ve bîtab düşmüş olabilir [aynen bugünkü durum, tıpkısının aynısı].

    Ey Türk istikbâlinin evlâdı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen [Katsayı mağduriyeti vesaire gibi teferruata aldırmadan, çiftini çubuğunu, işporta tezgâhını, çıraklık ettiğin atölyelerdeki takım tezgâhı, trafik lambalarında mendil, keten helva, telefon şarj cihazı satış noktalarını, tüpgaz, su bidonu, lahmacun dağıtmaya yarayan kurye motosikletlerini, meslek liselerinin tahta masalarını ve kaderini güzel güzel benimsemek] kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda [Bu da geçer yahu.., Sabreden derviş..., Anan turp baban şalgam.., Köylüsün sen köylü kal, Halk plajlara hücum etti vatandaş denize giremiyor gibi fatalist ve % 100 yerli özdeyişlerde] mevcuttur.
     
  2. turqer

    turqer

    Mesajlar:
    1.088
    İsim:
    Türker Sezgin
    Katsayı mağduru gençlere...

    İlkokul 5. sınıftan beri dershanelerde ücretsiz yada inridimli kayıt hakkı kazanarak dört sene boyunca LGS ( Liselere Giriş Sınavı )'ye kadar dershaneye giden bir öğrenciyim ben. Buradaki tek amacım İstanbul'da ki en iyi liselerden birine girebilmekti. Amacıma ulaşıp en köklü anadolu liselerinden birine kayıt hakkı kazandım. Bu sınava benimle birlikte giren tüm 8. sınıf öğrencileri eşit haklara sahipti. Ama şuan herkes eşit haklar ile ÖSS'ye girsin diyen şûra, o yaşlarda da bizleri eşit haklarla sınava sokup neden farklı liselere gitmemize neden oldu? Liseler tek tip haline getirilmeli o zaman.
    Benim 15 yaşında kazanılmış olan hakkım neden elimden alınmaya çalışılıyor? LGS' de en yüksek puanı almak isteyenler ve belli bir barajı geçenlerin günahı ne bu konuda? LGS neden vardı, ne yapmaya çalışıyorlar...

    Ayrıca bir şey daha söylemek istiyorum...Bir çok şirket son 3-4 senedir verdikleri özel burslardan sadece meslek liselerindeki öğrencilerin faydalanmasını sağlıyor. Bu tabi ki insanların kendi tercihi. Sadece bahsetmek istedim.

    LGS'ye girip, başarılı olup, katsayıyı sorun haline getirmemekte insanların tercihiydi maalesef...
     
  3. james_34

    james_34 Üstad Üye...

    Mesajlar:
    1.129
    İsim:
    can candaş
    Katsayı mağduru gençlere...

    Düz lise , ticaret lisesi ya da meslek lisesine gitmek insanların tercihi.

    Orta okul bittikten sonra kimileri hemen şunu düşünüyor. Hayata erken atılayım , elime bir meslek alayım... Ve gidiyor meslek lisesine/ticaret lisesine. Kimileri ise gidiyor düz lise/anadolu lisesine... Sonra geliyor üniversite sınavı...

    Meslek lisesi/Ticaret lisesinde okuyan bir kişi tabi zorlanıyor. Neden? Çünkü bir meslek sahibi olmak için, işsiz kalmamak için o liseleri tercih etmiş ve bu doğrultuda da meslek ağırlıklı dersler görmüş. Ee zaten mantıklı olanıda bu.

    Diğeri gitmiş düz liseye , üniversite sınavında çıkan dersleri görmüş yoğun olarak. Ve hayatını bir adım daha ertelemiş.Neden mi? Üniversiteden sonra meslek sahibi olacak. Belki de üniversite sınavında başarılı olamayacak... Ve elle tutulur bir meslek sahibi olamayacak sadece kendi çabalarıyla birşeyler öğrenip (o yaşa gelmesine rağmen) meslek hayatına sıfırdan başlayacak.


    Bu durumda adalet nerde var? Biri erken davranıp, işini sağlama alıp erken yaşta meslek sahibi olurken , diğeri hayatını bir adım daha erteleyip universiteden sonra meslek sahibi olmayı göze almakta. Sınavda başarılı olamazsa da belki işsiz kalacak ya da saçma sapan bir işte çalışacak.
     

Sayfayı Paylaş