1. Hoş geldiniz, Akvaryum Portalı ailesine katılım için kendinizi hazır hissediyorsanız üye olun.
    Yardım sayfasından forum kullanım desteği alın.

Marduk Gezegeni Yaklaşıyor...

Başlığı 'Hayata Dair Her şey' kategorisinde Lake Tanganyika tarafından 9 Kasım 2010 başlatılmıştır.

  1. Lake Tanganyika

    Lake Tanganyika

    Mesajlar:
    1.957
    Yer:
    İstanbul/Tepekent
    İsim:
    Yavuz Kaçar
    Mayalardan ve Babillilerden kalan bilgilere bakılırsa kayıp gezegen
    Marduk 2012'de dünyaya yaklaşacak ve her şeyi alt üst edecek Siz siz
    olun 23 Aralık 2012 günü kimselere randevu vermeyin. Çünkü o gün eski
    uygarlıkların "Tanrıların gezegeni" dediği Marduk, 3600 yılda bir
    yaklaştığı dünyaya yeniden yaklaşacak ve kıyamet kopacak. Bu bir kehanet
    değil. Fal, büyü, tütsü de değil. Bu, araştırmacı Burak Eldem'in
    yüzlerce kitap ve makale arasından tarayıp çıkardığı, sorguladığı ve
    "2012: Marduk'la Randevu" adlı kitabında bütün ayrıntılarıyla tartıştığı
    bir iddia. Altı yüz sayfalık kitapta dünyanın karşılaştığı felaketler
    ve bu felaketlerin kutsal kitaplara giren, efsanelere dönüşen
    yansımaları sağlam kanıtlarla ve yalın neden sonuç ilişkileriyle
    tartışılıyor. Mesele basit olarak şu; dünyada büyük felaketler
    uygarlıkların başını ve sonunu belirliyor. Ve dünyanın dört bir
    yanındaki eski uygarlıkların kalıntılarında izi sürülen Marduk adlı
    gezegen bu felaketlerle yakından ilişkili. "Onuncu gezegen" olarak
    bilinen Marduk, 3661 yıllık bir yörünge periyoduna sahip. Ve özellikle
    Mayaların şaşırtıcı astronomik bilgilerine bakılırsa bu periyodlardan
    birinde Marduk 2012 yılında dünyaya yaklaşacak. Bu büyüklükte bir
    kütlenin etkisi ise geçmişten biliniyor: Sel felaketleri, volkanik
    patlamalar ve bu patlamalarla tetiklenen depremler. Tıpkı Milattan Önce
    1649 yılında olduğu gibi. Ege'deki volkanın patlamasıyla yaşanan felaket
    pek çok uygarlığın ortadan kalkmasına yol açmış.
    Sülfürün kızıla
    boyadığı nehirler ve dumanlar yüzünden "gökyüzünün kararması" gibi
    olaylar mitolojide ve kutsal kitaplardaki anlatılarda aynı biçimde yer
    alıyor. Ürpertici olan 1649 ile 2012 yılı arasında tam 3661 yılın, yani
    Marduk'un yörünge süresinin bulunması.


    Kehanet değil araştırma



    Burak Eldem bütün bunları anlatırken bir "kahin" muamelesi görmekten
    fena halde rahatsız. O işi tablet okumaya kadar vardıran iddialı bir
    araştırmacı. Yaptığı da çeşitli uygarlıkların biriktirdiği bilginin
    izlerini sürmek. Kehanetle hiçbir alışverişi olmayacağını söyleyen
    Eldem, eski uygarlıkların sahip olduğu kritik bilgilerin dini
    metinlerden, gizemciliğe kadar pek çok alanın kaynağı olduğunu ve
    bunların genellikle doğa olaylarını açıklamakta kullanıldığını
    anlatıyor. Eldem bu bilgilere hükmetmenin toplumsal yapıları, sınıfları
    ve yöneticilerin hegemonyasını da ortaya çıkardığını ileri sürüyor.
    Eldem "Sınıflı toplumların ortaya çıkışında temel faktörünün bilgi
    olduğunu öne sürüyorum. Yani birilerinin yönetici, yönlendirici ve
    ideolojiyi sunucu hale gelmesinin temel faktörü bilgi" diyor. Eldem'e
    göre kendilerini yıldız gözlemciliğine verenler zaman içinde sahip
    oldukları bilgiyle özel bir konuma geldiler. Ancak bunu herkesle
    paylaşmak yerine kullanmayı seçtiler. Dolayısıyla bu bilgi okültizmin ya
    da dinin kodlarıyla sarıldı.



    Mayalar biliyordu



    Bu anlamda en çok Maya Uygarlığı ile karşılaşmak şaşırtmış Eldem'i:
    "Klasik marksizmin bakışıyla bir dil, kültür ve matematik için belirli
    bir üretim lazım. Mayalarda bu yok işte. Çok ilkel bir mısır tarımı
    yapıyor, ama astronomide inanılmaz bir bilgi birikimine sahipler.
    Yörünge hesaplarını ancak bugünkü kadar titizlikle yapıyorlar. Bu
    öncelleri olan toplumlardan onlara aktarılmış bir bilgi" diyor. Ancak bu
    Hıristiyanlıkla birlikte kesintiye uğruyor. Çünkü kilise eski
    kültürlerin sahip olduğu bilgiyi öğreniyor, ancak kimse öğrenmesin
    istiyor. Yazar Engin Ardıç da kitaba yazdığı önsözde buna dikkat çekiyor
    ve bunun hala değişmediğini ve felaketlerin bazı devletler tarafından
    bilindiğini söylüyor. Burak Eldem bu güne kadar başka hiçbir
    araştırmacının yapamadığı bir şeyi yaparak şeytanın rakamı olarak
    bilinen 666'nın öyküsünü de Babillilere ve Marduk'a kadar sürüyor. Bu
    simge 60'lık rakam sistemi kullanan Babillilerde 3661 rakamını
    gösteriyor. Yani Marduk'un yörünge zamanı. Aynı zamanda hem "Þar" yani
    kral anlamına geliyor, hem de "döngü", "yıkım", "tamamlanma" gibi
    anlamlara geliyor. Burak Eldem, Kudüs'ün talan edilmesi sırasında bu
    rakamın 666 olarak algılandığını söylüyor. "Marduk" simgesi rakam yerine
    harflerin kullanıldığı ibranicede de üç tane W harfine karşılık
    geliyor. Yine bu harflerin rakam karşılığı 666. Eldem "Neresinden baksan
    bunun bir şekilde altı ve altmışla bağlantılı olduğunu düşünmüşler ve
    bu rakam aslında 3661 olduğu halde ona 666 yani şeytanın rakamı
    demişler. 666 aslında Marduk'un şifresi" diyor.

    bu sene nisan ayında vılkan patlaması oldu işte bu
    İzlanda'da geçen ay patlayan tehlikeli yanardağda ikinci bir patlamanın
    meydana gelmesiyle ortaya çıkan kül bulutu Avrupa'da birçok ülkede hava
    sahasının kapanmasına yol açtı.24.04.2010

    -bir çok ülkeyi sel bastı pakistan ,istanbul rize gibi..işte bu gezegenin işaretidir.
     
  2. görkemtemel

    görkemtemel

    Mesajlar:
    419
    Yavuzcum böyle şeylere inanma , bilimsellikten uzaklaşma... Doğal felaketlerin artmasının sebebi dünyanın gün geçtikce ısınmasıdır , kehanetlerle alakası yok :) Dünyanın sonunu insan oğlu kendi getiriyor yani :) İnsanlığı gerçeklikten uzaklaştırmak için yazılmış bir kaç hikayeyle kendini uyuşturma :)
     
    cirol bunu beğendi.
  3. SantiMunez

    SantiMunez

    Mesajlar:
    215
    Yer:
    Samsun
    İsim:
    MUSTAFA CAN ÖMEROĞLU
    A’râf Sûresinin 187 . Ayetinde
    Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O size ancak ansızın gelecektir.” Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.”
     

Sayfayı Paylaş