1. Hoş geldiniz, Akvaryum Portalı ailesine katılım için kendinizi hazır hissediyorsanız üye olun.
    Yardım sayfasından forum kullanım desteği alın.

Sütten çıkmış ak kaşık değiliz?

Başlığı 'Tatlı Su Hobiye Başlangıç Portalı' kategorisinde YIKIKTEMO tarafından 8 Kasım 2008 başlatılmıştır.

  1. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Selam:

    Benim yediğim naneler: :)

    Sekiz senelik deniz akvaryumu maceramdaki hataları yazmak istedim. Herkesin hataları olduğu gibi benimde elbette var. Bunları okuyan arkadaşlar belki dikkatli davranır ve onlar yapmaz.

    Forumlarda yaklaşık bir senedir bulunuyorum. Hiç bir yardım talebime rastlanamaz. Hep kendimce yardımcı olmaya çalıştım. Peki benim hiç mi altından kalkamadığım sorun olmadı? Unutmayalım ki, forumda bilgisine en çok güvendiğimiz hobideki uzman hocalarımızın bile kim bilir ne hataları olmuştur. Zaten tecrübe de buradan gelmektedir. Bu hobiye başladığımda ne forum vardı ne de bu konuda bilgili esnaf. Yardım alamadık ve 6-7 yıl böyle geçti.

    İlk akvaryumum birbirini yiyen ciklit akvaryumu oldu. Sonra hobiyi geliştirip akvaryumlar büyüdü. En son discus ve tanganika akvaryumu ve tanganika akvaryumlarından aldığım (frontoza,leptosoma,lilupi) yavrularını satarak bir takım deniz akvaryumu malzemesi aldım. Sonra sadece 130. Dolphin bırakarak gerisini elden çıkardım. Bu akvaryumu içme suyu ile doldurarak tuz ekledim. Akıntı motoru yok,sump yok,ps 2 sene sonra. Dış filte bağlayarak sistemi çalıştırdım.

    İlk balığım damsel sorunsuz yaşayınca sarı tang ve diğerleri. Yaklaşık 12-13 balık bo boy. Altı ay sonra dayanamadım hata yaparak bir mavi tang ekledim.( HOŞ EKLEMESEM DE ÖLECEKTİLER) Beyaz benek hastalığı daha küçük boyda balığın üzerinde olduğundan fark edemedim. Tüm balıklarım öldü. Damsel dışında. Deneme, yanılmayı severim kaşıntı var arkadaşlar, Kartal sahilden akvaryumun suyunu denizden doldurdum. Damsel su ısınınca hop içine. Tuz oranı ayarlama falan yok. Bizim damsel taş gibi ayakta. Durur muyum ben? Hemen bir adet lion fısh aldım. İki gün sonra balık tuhaf oldu. İçinde balık varken yavaş yavaş bile olsa hatadır. Tuz ekleyerek oranı yükselttim. Sabaha lion fısh kalmadı. Baktım ki böyle olmayacak, yeni yeni sump sistemi yaygınlaşmıştı. Ben de akvaryumumu değiştirdim.

    Akıllanmaya başlıyordum galiba. Sabırlı oldum, yavaş yavaş balıkları ekledim. Ağzım yanmıştı. Balığı akvaryumcuda 1 ay kolluyordum, kim alacak diye. Çoğu zaman aylarca bekliyordu balıklar.Tang sülalesini doldurdum. Sorun yoktu ama sorun bende vardı. Nitrat olmasın diye bu günkü adıyla DSB sistemi sump yanına yaptım. Her şey yolunda gidiyordu. Birden balıklar tuhaflaşmaya başladı.Tortu birikimi ph salınımı, Amonya'ı nitrite indirgeme ve akvaryuma salma durumu ve birkaç balık kaybettim.Toparladım ve çok sevdiğim bir balık olan mandarin aldım. O kadar güzel uyum sağlamıştıki Bayılıyordum ona. Uzun süre besledim.Kuru yem bile yiyordu. Zamanda geçiyordu aradan. Artık kendime güvenim gelmiş benim için deniz bakıları tatlı su balıklarından farksızdı. Büyük melek (Angel) balıkları çok ilgimi çekiyor ve kendimi tutamıyordum. Bana söylenen "O akvaryum bunlara küçük olmaz"."çıldırma" sözleri nafile idi. Tüm balıklarımı esnaf arkadaşıma vererek büyük angellerin siparişini verdim.

    Mandarinimi ayırmıştım. Çünkü onu çok seviyordum. Çok güzel akvaryumum olmuştu. Angelleri elimle besliyordum. Akvaryumun içersine bir tane yem bile düşürmüyor, suyu kirletmiyordum. Benim mandarinim nasıl olsa sağda solda bulduğu Potlar ile idare ediyordu. Günler geçerken elimle balıklarımı yedirmeye devam ederken akvaryumumuma Sixline Wrasse ve Yellow Wrasse eklediğimi unutmuştum. Ben angelleri elimle yedirirken mandarinime potlar da rakip çıktığını unutmuştum.

    Bir sabah onun ölüsünü görünce ilk defa ağladım. Bu işe onca param gitmişti. 300 USD fiyatı olan balıklar sabaha çıkmamıştı. Ama ben onun için ağlamıştım.
    Bu gün artık balık öldürmeyeli uzun zaman oldu. Çünkü bir adım atmadan durup düşünüyorum.Bu işin ben yaparımla ben bilirimle bir ilgisi yok.

    EN TECRÜBELİ BİLGİLİ HOBİCİ, ÇOK ARAŞTIRAN AZ HATA YAPAN HOBİCİDİR.
    Saygılarımla...
     
  2. reis

    reis

    Mesajlar:
    6.008
    İsim:
    Olcay Aksu
    Ynt: Sütten çıkmış ak kaşık değiliz?

    Temel abi;kuşkusuz hepimiz hata yapmışızdır.Türkiyede ilk yunus üreten 3-5 kişiden birisi olduğum halde,yani kendimce epey bir tecrübem olduğu halde bende kalkıp 275*40*40 bir akvaryuma tam 3000 tane 6-7 cm yunus koymuştum. :mad: Kafa motorunun arızalanması ile bir gecede hepsini öldürmüştüm. :(

    Yani biliyordum o akvaryuma okadar balık koyulmaz ama işte adıda buya ''hata''

    Ama geçmişte yaptığımız hatalar, şimdilerde ise bize o hataları yapmamayı sağlıyor.

    Bizim ilk başladığımız zamanlarda ve çok değil bundan 10 sene öncesine kadar bile bilgi sırdı.Bilende bildiğini kimseyle paylaşmaz, devlet sırrı gibi saklardı.Tabi bizde kendimizi deneme yanılma,acı tecrübeler edine edine yetiştirdik.Geçmişte yaptığımız hatalar olmasaydı belkide şuan bukadar bilgi sahibi olamayacaktık.
     
  3. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Olcay, hem konuyu hortlatmak ve konuya hatalarını ekleyecek arkadaşlara hatırlatmak açısında ve tabi mesajını görememiş olmanında vesilesiyle mesaj yazmaya karar verdim. Çok doğru bir noktaya değindin gerçekten, ben tuzlu su kısmı için söylemem gerekirse başlık içinde de belirttiğim gibi tam anlamıyla bilgi ve ekipman sıkıntısıyla boğuştuk. Sanki eskiden balıklar daha sağlıklıydı gibi. :bilmem:
     
  4. Neverlander

    Neverlander

    Mesajlar:
    2.924
    İsim:
    Abdullah Üüzümcü
    İşte bir tane de benden "ak kaşık olmama durumu"...

    Hobiye ilk başladığım zamanlardı... Lepistesler sürekli ölüyorlardı... Okuyor, okuyor, okuyordum forumlardan... Kendimce bir sıralama yaptım... Önce su değişimlerini düzenli yapmaya başladım ama meretler yine de ölüyorlardı... Bu sefer de hani şu meşhur "lepistesler 0.5 C'lik bile sıcaklık değişimlerine hassastır" düsturuna takılmıştık galiba... Peki su değişiminden sonra ekleyeceğim suyu nasıl akvaryumunki ile eşit hale getirecektim... Çözüm basitti benim için, zihni sinirlik varya serde... :D Su değişiminden önce parmak suya sokulur ve deride oluşan sıcaklık hissi hard-diske (beyine) kaydedilir... Daha sonra su değişimi yapılır ve yeni su soğuk olarak eklenir ve hemen sonra -ki burada acele etmek lazım- düşen su sıcaklığı ekstra su ilavesi ile önceki ile tende aynı hissi uyandıracak hale getirilir... Bu son adım için dinlendirilmiş suyu "Kettle"a koyup kaynattım... Sağ elimde Kettle, sol elimin işaret parmağı (ilk sıcaklık ölçümünü bu parmakla yapmıştım, arkadaşı "prob" olarak kullanıyoruz yani... :D ) akvaryumun içinde... Yavaş yavaş suyu döküyorum akvaryuma ve sol parmağımın "tamam aynı sıcaklığa geldi" demesini bekliyorum... hala döküyorum... Bu arada yem verildiğini sanan lepistesler kaynar suyun akvaryuma girdiği noktaya hücum ediyor ve bilin bakalım ne oluyor? Evet, hepsi yanıp geri kaçıyor... Tabii kaçanları Azrail kovalıyor ve bize de birkaç saat sonra "kurbanlar"ın cenazelerini sudan çıkarmak kalıyor... Biz klozetin yolunu tutarken Azrail ruhları ile arşın yolunu çoktan yarılamış oluyor...
     
  5. volkantr34

    volkantr34

    Mesajlar:
    3.342
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Volkan
    Şu saatte aklıma gelen en büyük hatam aşırı yemleme ile ilgili.. Lisedeyken ilk akvaryumumda herkeste olduğu gibi keşke her canımız istediğinde yem versekte yeseler duygusuyla başlamıştım sevgili molli'lerime tubifex vermeye.. Keratalar ben verdikçe yiyorlar hiç hayır demiyorlardı tabii bilmiyodum doyma gibi bir hislerinin olmadığını verdikçe veriyordum.. Taa ki yiye yiye balon molli'ye benzeyen erkek balığım ağır ağır hareketlerle dibe çöküşünü görüp yan yattığında "sanırım fazla kaçırdım" diye düşünürken balığımın ölmüş olduğunu farketmiştim.. tubifexlerde sindirilmeye başlanmamasından sıkılmış olacaklardı ki molli'nin ağzından ve solungaçlarından birbir çıkmaya başlamışlardı.. :cekingen:

    Tabii hatalarla beraber tecrübede kazanıyorsunuz.Bizim zamanımızda akvaryumcular her balığın bir arada yaşayabileceğini söylerlerdi.. Melek , japon kılıçkuyruk vs vs.. Japonlarla kılıçkuyrukların beraber yaşamayacağını ; kılıçkuyruklarımın japon balıklarını pullarını yiyerek yolunmuş tavuğa benzettiklerinde , melek balıklarının canlı doğuranlarla beslenmeyeceğinide ; meleklerin yiyebilecekleri her boy yavrunun peşinden koşup afiyetle tükettiklerinde anlamıştım.. hatta çocuksu hevesimle akvaryumu camla bölüp 2-3 ay kendi çabamla büyüttüğüm yavrular gözümün önünde yendiği andaki şoku ve üzüntüyü siz düşünün.. Adına melek dedikleri o balığın nedenli zarar verebileceğini hayal edemiyordunuz taa ki din dersinde öğrendiğimiz azrail'de bir melek tanısı aklınıza gelene kadar. :) o zamanlar canınız her istediğinde 2. 3. 4. akvaryumu alma şansınızda olmuyordu "sen önce 1'ine bakta sonra diğerleri olur" yetisiyle yetiştiniz mi o tatlı bir hayaldi :) her ne kadar iyi baksakta 1.'ye 2. 3. daha yeni geldi :)
     
  6. stablizer

    stablizer

    Mesajlar:
    278
    Hazır böyle bir başlık açılmışken çok yakında yaptığım hatayı burada tekrar dile getireyim.Kabuğa yumurtlayan Calvusu itina ile aldım ve kabuğu ile birlikde ((((((((TÜL YAVRULUĞA )))))))) koydum. sopa: Şimdiye kadar birçok hata yaptım ama bu 3 hafta önce yaptığım hata kadar beni üzen,sinir krizlerine sokan bir hata yapmamıştım.Birde bunlar yetmiyormuş gibi yavruları dişinin yediğini sandım ve forumda barım barım bağırdım dişi yavruları yedi olurmu böyle şey diye(hala aklıma gelmiyor yani tül yavrulukdan yavruların ayıklandığı).Temel abi o zaman ''günahını alma dişinin bence'' demiştin hatırlarsan.
    Sopayı yiyen kafa benim sopa atan yerine isteyen geçebilir.Sebil kafa
     
  7. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Sanırım önce benim hakkım bu durumda. sopa: Kim hata yapmadı ki Serdar zamanında ?


    Ben hiç hata yapmadım diyenlere. dil:
     

Sayfayı Paylaş