1. Hoş geldiniz, Akvaryum Portalı ailesine katılım için kendinizi hazır hissediyorsanız üye olun.
    Yardım sayfasından forum kullanım desteği alın.

Semender Nasıl Beslenir?

Başlığı 'Paludaryum ve Amfibyum' kategorisinde atlantis tarafından 19 Ağustos 2009 başlatılmıştır.

  1. atlantis

    atlantis

    Mesajlar:
    314
    Yer:
    İzmir
    İsim:
    Murat Yıldız
    SEMENDERLER NERELERDE YAŞARLAR


    Semenderler göllerde, havuzlarda, nehirlerde, derelerde yaşarlar. Yeraltı sularında, mağaralarda, dağlarda, yamaçlarda, hatta ağaç kovuklarında yaşayanları da vardır. Fakat derileri yoluyla solunum yapmak için rutubetli bir havaya ihtiyaç gösterdiklerinden çöllerde yaşayanları yoktur. Tek tük birkaç amfibyum acı sularda yaşar, fakat kurbağalardan da, semenderlerden de denizlere rağbet edenine rastlanmaz.
    Kuzey Amerika'da, dünyanın başka yerlerindekinin toplamından daha fazla semender vardır. 125 tür ve alt-türe yalnız Birleşik Amerika'da rastlanır. Meksika daha bir sürü türün yurdudur. Avrupa ile Asya da semender bakımından zengin sayılırsa da, Avustralya'da hiç semender yoktur, Afrika'da ise yalnız üç türüne rastlanır.
    Semenderler fazla parlak ışıklardan ve kuru havadan kaçarlar. «Asıl semender» diyebileceğimiz grubun dışındakilere gündüz saatlerinde ortalıkta rastlanıldığı enderdir. Semenderler genel olarak rutubetli köşelerde, kayaların veya odun kütüklerinin altında bulunurlar. Birkaçı mağaralarda yaşar ve çokbacaklılar gibi böceklerin peşinde duvarların üzerinde dolaşırlar. Tabiat bilginleri Virginia eyaletindeki Dixie mağaralarına girdiklerinde, akciğersiz semenderlerden bilimsel adı «Plethodon wehrlei dixi» olan bir türden düzenlereesine istalaktitlerin üzerinde rastlamışlardı.
    Orta Birleşik Amerika'nın güneyindeki Kansas ve Missouri gibi eyaletlerde rastlanan «Ozark kör semenderi» de (Typhlotritpn spelaeus), mağaralara o kadar düşkündür ki, erginleri başka hiç bir yerde bulunmaz. Mağaraların karanlık iç köşelerine hiç ışık girmez. Bu şartlar altında, faydası kalmayan semenderlerin gözleri de körelir. Bununla beraber bu semenderler lâboratuvarlarda ışık içinde büyüdükleri takdirde, gözlerini muhafaza ederler.
    Bu türün larvalarına yeraltı geçitlerinde olduğu kadar, dışarıdaki akarsularda da rastlanır. Normal gözleri olan bu larvalar, hayata suda başlayan başka semenderlerin solungaçlı larvalarından pek farklı değildirler. Sonra erginleşir, solungaçlarını kaybeder ve duvarların üzerinde sürünmeye başlarlar.
    Tabiat bilginleri, bu semenderlerin, yaz sıcağından kaçmak için mağaralara çekildiklerine inanırlar. Semendergillerin «Triturus» grubu dışındaki semenderler, sıcağa pek tahammül edemezler.
    Semenderler, yılanlarla kertenkelelerden farklı olarak, düşük ısıları tercih ederler, bazı türleri, hattfa donma derecesinden az yüksek ısılarda faal kalabilirler. Soğuk bölgelerde yaşıyanlan bir buz kitlesinin içinde donmaktan kurtulabilirler, halbuki donma noktasından iki, üç derece düşük bir vücut ısısı onları öldürecektir. Gene Amerika semenderlerinden «Mont Lyell semenderi» (Hydromantes platyeephalus), Kaliforniya'deki sıradağlardan Sierraların yükseklerinde yaşar ve çok kere yamaçlardan akan erimiş kar sularının içinde faal halde görülür. Aslında, soğukta bulunmadığı takdirde, ölümden kurtulamaz.
    Semenderler serin bir çevreye ihtiyaç duydukları için olacak, Birleşik Amerika türlerinden birkaçı yalnız yeraltı sularında ve artezyen kuyularında bulunurlar. Bunlardan «Texas kör semenderi» ne (Typhlomolge rathbuni) bu eyaletin bazı artezyen kuyularında rastlanmıştır. Georgia eyaletindeki bir kuyunun suyundan çıkan «Georgia kör semenderi» de (Haideotriton wallacei) ihtimal, iklimin bu bölgelerde daha soğuk olduğu çağlarda yüzeyde yaşayabiliyordu.
    Bu yeraltısuyu semenderlerinin her ikisinin de soluk ve hayaletimsi bir görünüşü vardır. Ozark kör semenderi'nde olduğu gibi, bunlarda da gözler körelmiş ve derinin altında gizli kalmıştır. Fakat bunlar solungaçlarını hiç kaybetmemeleri bakımından Ozark kör semenderi'nden ayrılırlar. Sudan çıktıkları şüphelidir, üreme âdetleri hakkında da pek az şey bilinir. Georgia kör semenderi 1939 yılına kadar bilinmiyordu. Aynı kuyudan veya komşu bazı kuyulardan bir ikincisi çıkana kadar belki yıllar geçecektir.
    ASIL SEMENDERLER VE AKRABALARI
    SEMENDERGİLLER, kertenkele biçimindeki kuyruklu amfibyumların tipik örneklerini sunmaktadırlar. Semendergiller (Salamandridae) ailesinde «Salamandra», «Chioglossa», «Salamandrina», «Triturus», «Euproctus», «Pleurodeles», «Tyolotriton» v. s. gibi gruplar yer alır. Kuyruklu amfibyumların en önemli ailesi budur.
    Semendergillerin en ilginç özelliği, ikili, hatta üçlü bir hayat yaşamalarıdır. Suyun içinde dünyaya gelir ve solungaçlarım kaybedene kadar bir, iki ay bu ortamda kalırlar. Bundan sonra iki veya üç yıl karada yaşarlar. Artık adamakıllı erginleşmiş olacaklarından bu süreden sonra üremek ve uzun hayatlarının artanım yaşamak üzere tekrar suya dönerler. Büyük bir taraklı semender esaret hayatında yirmi yıl yaşamıştır.
    Semendergiller ailesine giren kuyruklu amfibyumlar en kalabalık olarak Avrupa'da bulunurlar ve bu kıtada kırk milyon yıllık bir tarihçeleri vardır. En ilkel türlerin arasında, tabiat bilginlerinin, «Pleurodelidae» diye ayrı bir aileye aldıkları çoğunlukla pürüzlü ve sert derili ve en çok suda yaşayan semenderler de yer alır.
    En tipik türleri içine alan «Salamandra» grubu üyeleri, vakitlerinin çoğunu karada geçirirler. Bunlardan en iyi bilineni hatalı olarak «ateş semenderi» diye de isimlendirilen Avrupa benekli semenderi'dir (Salamandra maculosa). Tabiat bilginleri, ailenin tipik üyesi olarak gördükleri bu türe «Salamandra salamandra» da derler. Ailenin en ilkel üyeleri Doğu Himalayalar, Çin'in Yunnan bölgesi ve Okinawa adası gibi bölgelerde bulunan «Tylotriton» adında Asya grubu türleridir.
    Semenderler nerelerde bulunurlar: «Triturus» grubuna giren semendergiller, dünyanın kuzey yansında yaygın haldedirler. Türlerinin sekiz kadarı Avrupa'da, yedisi de Birleşik Amerika'da yaşar. Asya'daki türleri sayıca fazladır. Aralarında «İspanyol semenderi» (Pleurodeles waltl) de bulunan üç Afrika semenderi yakın akrabadır.
    SEMENDERLER NASIL SOLUNUM YAPARLAR


    Semender ailesi üyelerinin solunum tarzlarında büyük ayrılıklar vardır. Larvaların, solungaçları sayesinde yaşamalarına karşılık, bazı ergin semenderlerin akciğerleri vardır, başkalarının balıklar gibi solungaçları bulunur, akciğeri de, solungacı da almayan daha başkaları ise derileri ve ağızları ile boğazlarının zarı yoluyla solunurlar.
    «Mağara - semenderigiller» den bilimsel adı «Necturs maculosus» olan bir Kuzey Amerika türü île tek tük birkaç başka semender erginleştikten sonra da solungaçlarını muhafaza ederler. Ovalardaki akarsularda, hatta göllerde yaşayan bu semenderler bazen 30 santimden uzundur. Ana dalları kılımsı liflerle kaplı olduğundan solungaçlarının kürkü gibi bir görünüşü vardır. Kan, minik kılcal damarlar yoluyla bu liflere kadar gelmekte, sudaki oksijen de gene burada kana geçmektedir. Döküntü maddeleri de gene aynı lifler yoluyla vücuttan atılmaktadır. Suyunun oksijeni az batak göllerde yaşayan semenderlerin solungaçları, hızlı akımlı ve bol havalanan dağ akarsularında yaşayanlarınkinden daha çapraşıktır. Göl yerlisi semender'in sırtında ve kuyruğunda soluk almasını kolaylaştırdığı sanılan bir yüzgeç bulunur. Zira semenderlerin solungaçlarından başka, derileri yoluyle de solunduklarını gördük.
    Alçak alanlardaki akarsularda, havuzlarda ve göllerde yaşayan semenderlerden banları solungaçlarını kaybederler, daha başkaları aksine solungaçlarını muhafaza ederler. Kuzey Amerika'da yaşayan 40 santim uzunluğundaki «gizli solungaçlı semender» in (Cryptobranchus alleganiensis) lârvalığında solungaçları vardır, fakat bunları kısa bir süre sonra kaybeder ve yerlerinde sadece bir yarık kalır. Yetişkin gizli solungaçlı semender*in akciğerleri varsa da, soluk almak için daha ziyade derisinden yararlanır. Bunun gibi,
    »Kongo yılan balığı» veya asıl adiyle «iki soluklu semender» de (Amphiuma means) solungaçlarını kaybettikten sonra, bunların yerindeki yarıkları muhafaza eder. 76-89 santim uzunluğunda olan, ender hallerde uzunluğu 1 metreyi bEe bulan bu türün sırtı siyahımsı-kahverengi üzerinde yeşil parıltılı, karın bölgesi daha açık renktir. Bu tür Birleşik Amerika'nın güney doğusundaki bataklıklarda görülür. «Deniz - kızı semendergiller» veya öbür adiyle «siren» lerde (Pseudobranchus) solungaçlar başın dışında olup semender'in hayatı süresince kaybolmazlar. Deniz kızı semendergillerin başlıca türü «çamur semenderi» (Siren lacertina), 65-75 santim uzunluğunda olabilen beyaz lekeli bir siyah semenderdir. En çok bataklıklarda yaşamakta olup sudan pek ender olarak ve ancak kısa süreler için çıkar.
    «Küt-ağızngiller» den bazı dillerde «kaplan semenderi» (Amblostoma tigrinum) denilen türler, solungaçlarını kaybedebilir veya kaybetmeyebilirler. Bunlardan Kuzey «Batı kaplan semenderi» (Ambylstoma tigrinum melanosticum) denilen bir türün henüz larva görünüşündeyken ürediği dikkati çekmiştir. Meksiko şehri çevresindeki göllerde rastlanan benzer larvalara Aztek lisanından alınma «aksoloîl» adı takılmıştır. Bu yaratıklar öylesine ilgi uyandırmışlardır ki, bütün kaplan semenderi larvalarına «aksolotl» denilmektedir. Meksika göllerinin bazı aksolotlian solungaçlarım kaybedip karaya çıkmakta ve akciğeriyle soluk alıp verebilmektedir. Fakat oksijeni emen nemli derileri akciğerlerin çalışmasına yardım etmektedir.
    Kuzey Amerikandaki adi semenderler'den birçoğunun, meselâ «kırmızı sırtlı semender» in (Plethodon cinereus), «çamurlu semender» in (Plethodon glutinosus) ve «ağaç semenderi» nin (Aneides lugubris) hiç akciğeri yoktur. Bu gibi hayvanlar derileri veya hava ile temasta olan başka vücut dokuları yoluyla solunum yaparlar.
    Hızlı dağ akarsularının bol oksijenli sularında yaşayan semender daha çok dertleriyle solunum yaptıklarından ne solungaca, ne de akciğere ihtiyaç duyarlar. Hatta akciğerler onlar için bir yüktür, zira bu organlar hava ile dolduğu zaman, semenderler nehirlerin dibindeki av alanlarında kalmakta güçlük çekeceklerdi.
    Bazı akciğersiz semenderler suya hiç girmezler. Yukarıda adı geçen kırmızı sırtlı semendere çamur semenderler suyun içinde kalmaya zorlansalar, boğulmanın önüne geçemezler.

    GİZLİ -SOLUNGAÇLIGİLLER VE DEV SEMENDERLER


    DÜNYA yüzündeki en iri amfibyumu da içine alan bu aile aslında milyonlarca yıl öncesinden bugüne kadar ulaşmış bir kalıntıdır ve yalnız üç türü vardır. Bu hayvanların davranışlarında milyonlarca yıl boyunca bir değişiklik olduğu şüphelidir. Her üçü de daha çok suların yerlisidirler ve davranışları kadar, üreme metotları bakımından da balıklara benzerler.
    «Gizli - solungaçlıgiller» (Cryptobranchidae) ailesinin üç üyesi yas ve irilik rekorunu ellerinde bulundurmaktadır. Bunlar «adi gizli - solungaçlı semender» (Cryptobranchus alleganiensis), «dev semender» (Megalobatrachus japonicus) ve «Ozark gizli - solungaçlı semenderi» dir (Cryptobranchus bishopi). Bunlardan birinin atasının otuz milyon yıl öncesinden kalma 150 santim uzunluğundaki fosilleşmiş iskeleti yanlışlıkla insanoğluna ait sanılmıştır. Bu ata, bugün dev semenderler'in
    bulunmadığı Avrupa'da yaşıyordu.
    İnsanların ormanları kesmeleri akarsuların kum ve çamurla dolmasına, dolayısıyle de gizli - solungaçlıgiller için elverişsiz bir hal almasına sebep olmuştur. İnsanoğlu bundan başka akarsuları lâğım akıntılarıyle ve başta döküntülerle kirletmiş ve barajlar inşa etmiştir. Böylece gizli - solungaçlı semenderle dev akrabasının üreme alanları yok edilmiştir. Bu semenderler güzel sayılmazlarsa da, ilginçlikleri şüphe götürmez. Bununla beraber önümüzdeki yüzyılda döllerinin tamamıyle tükenmesi beklenebilir.

    SEMENDERLER ARASINDA FLÖRT


    Semenderler'in yumurtaları çoğunlukla (fakat mutlaka her zaman değil) yumurtlanırken döllenirler. Tabiat bilginleri, bazı vakalarda bu yaraüklardaki çiftleşmenin bir tören niteliğine eriştiğini görmüşlerdir.
    Misal olarak, kütağızgillerden kaplan semenderlerde erkekler grup halinde çiftleşme alanına gelirler. Suda birbirlerine sürtünerek gayet hızlı yol alırlar. Görünüşe bakılırsa, bu davranış, erkeklerin arkası sıra çiftleşme alanına gelmiş olan dişileri heyecanlandırmakta ve onları, yumurtaların döllenmesiyle sonuçlanan hareketlere hazırlamaktadır.
    «Kızıl semenderler» (Ensatina eschscholtzii) grup yerine, çift olarak flört ederler. Erkek kızıl semender dişisine gizlice yaklaşarak başına doğru uzanır. Sonra, kafasını ve boynunu sürterek dişinin gerdanına ve burnuna masaj yapar. Bunu, erkeğin, sırtını kamburlaştırarak ve kuyruğunu bacaklarının arasına alarak dişiyi sağa, sola sürdüğü «kuyruk yürüyüşü» takip eder. Sonunda erkek kızıl semender, tepesinde bir sperma kümesi bulunan koni biçimli ve jelatinimsi bir madde salgılar. Boğazı, erkek kızıl semenderin kalça bölgesine dayanan dişi onunla bir kere daha ileriye doğru hareket eder. Dölyolu ağzı sperma paketinin hizasına gelince, spermaların üzerine oturur ve onları vücudunun içme çeker.

    YUMURTLAYAN SEMENDERLER


    «Kırmızı - sırtlı semender» ve «çamurlu semender», tıpkı Birleşik Amerika Pasifik kıyısının «solucan semenderi» (Batrachoseps) gibi yumurtalarını kayaların ve çürümüş kütüklerin altındaki rutubetli köşelere yumurtlar. Yavrular yumurtanın içinde solungaçlı bir devre geçirirler, yumurtadan çıktıkları vakit ise tamamen şekillenmişlerdir. Kırmızı - sırtlı semender çok kere ufak yumurta kümesinin etrafında çöreklenmiş vaziyette bulunur. Ağaç semenderi, yumurtalarını çok kere yerden iki, üç metre yüksekteki meşe ağacı kovuklarına yumurtlar.
    Su semenderleri, yumurtalarını genellikle suya yumurtlarlar. «İki-yonlü semender» (Eurycea bislineata) yaklaşık olarak otuz yumurta yumurtlar. Bunları yurdu olan dağ derelerindeki bir kayanın alt yüzüne tek tek yapıştırır. Dağ kaynaklarında ve derelerinde yasayan başka bazı semenderler de bu usule baş vururlar. Kuzey Amerika semenderleri arasında en iri yumurtaları yumurtlayan gizli - solungaçlı semenderlerin dişisi yumurtalarını uzun iki dizi halinde yumurtlar. Erkek bu arada başında durur ve bazı balıklarda olduğu gibi, yumurtaları yumurtlandıkça döller. Her yumurtanın oldukça iri ve açık sarı renkteki 0,65 santim çaplı sarısı, hemen hemen üç misli irilikte şeffaf bir zarfla çevrilidir.

    Yumurtalar nasıl döllenir:
    Dişi semender, sperma'lan küçük yığınlar halinde dölyolunun tavanında alıkor. Yumurtalar yumurtlandık-lan sırada bu kümelerin önünden geçerken döllenirler. «Alp semenderi» veya öbür adiyle «kara semender» (Salamandra atra) gibi yavrularını canlı olarak doğuran ve yavrular tam gelişinceye kadar yumurtalarını vücudunda tutan semenderlerde bunun böyle olması gerekir. Avrupa'da Alplerin 3 000 metreye kadarki bölgelerinde yaşayan bu semender, baştan başa parlak bir siyah renktedir. Uzunluğu 15 santimi geçmez. Semendergillerin «Salamandra» grubundandır. İki Avrupa, iki de Asya türü bulunan bu semenderler tamanuyle kara hayvanlarıdır. Ancak yumurtlamak üzere suya girerler. Alp semenderi'nin karada dünyaya gelen 5 santimlik 2-4 yavrusunda solungacın izi yoktur.
    Gene semendergillerin Salamandra grubundan «Avrupa benekli semenderi» (Salamandra maculosa) da suya ulaşamayacak olursa, yavrularını akrabası Alp semenderi gibi doğurur. Tabiat bilginlerinin, «Salamandra» grubunun tipik üyesi olarak görüp «Salamandra salamandra» dedikleri bu semender, serin ve rutubetli yerlerde ve Alplerin 1200 metreye kadarki yükseklerinde bulunur Vücudu siyah üzerinde turuncu veya san iri lekelerle süslüdür. Yumurtalarını genellikle akarsulara yumurtlar. Bazı dillerde «ateş semender» de denilen bu tür 20-28 santim uzunluğundadır.

    AĞAÇ SEMENDERİ
    (Aneides lugubris)


    Bu semendere tabiat bilginleri, Kaliforniya'daki rutubetli madenlerde çok rastlamışlardır. Yaklaşık olarak 15 santim uzunluğundaki bu kalın yapılı türün pürüzsüz bir kahverengi derisi vardır, yanlarında sarı noktalar göze çarpar. Aynı bölgelerdeki oluklar, hayvanın vücuduna kaburga görünüşü verir. Kafa, oldukça Önde yer alan gözlerin arkasında belirli derece genişler.


    Ağaç semenderi naşıl gelişir:

    Ağaç semenderi'nin ilk gelişme safhaları, yumurtayı örten şeffaf zarftan içeriye bakılarak görülebilir. Bacak haline gelecek yumrulardan önce öndekiler sonra arkadakiler bitmeye başlar. Yavru daha yumurtadan çıkmadan önce yok olacak olan solungaçlar, birkaç gün sonra yetişmeye başlar. Solungaçlar uzaya, yiyecek deposu yumurta darısının üzerine kıvrılmış embriyondu bile aşar. Bu geçici solungaçlar günlerden sonra kaybolmaya başlar ve minik hayvan, ıslak yumurta zarlarının içinde tam semender şeklini alırken tamamıyle yok olur.
    Ağaç semenderi, yumurtalarını bazen yere yumurtlarsa da, onları çok kere meşe ağaçlarının yerden 6 metre yüksekteki kovuklarına yerleştirir. Yumurtalar oldukça iridirler, çapları bazen 0.9 santimi bulur. Her biri, kovuğun tavanına ince ve jelatinimsi bir iplikle bağlıdır. Ergin semender çok kere on iki veya on dokuz yumurtanın etrafında çöreklenmiş vaziyette bulunur. Yumurtalar temmuz ve ağustos aylarında Kaliforniya'nın toprağı sıcak ve kuruyken yumurtlanır. Ağaç semenderi'nin yumurtlamak için meşe ağaçlarının kovuklarım araması, belki de buralarda bir derece kadar nem bulunmasından ileri gelir. Annenin, nemli vücudunu yumurtalara sarmasının sebebinin, bunların gelişemeyecek kadar kurumasını önlemek olduğu ileri sürülmüştür.
    2.5 santim uzunluğundaki yavru semender, iki ay kadar sonra yumurtadan çıkarken, vücudunda yumurta sarısından arta kalmış bir miktar yiyecek muhafaza etmiştir. Yavrular yumurtadan çıktıktan sonra küme olmak suretiyle kurumanın önüne geçerler. Çok geçmeden Pasifik bölgesinin yağmurları da yuvadan ayrılmalarına müsaade edecek nemi getirir. Yavru semenderler böylece yere inerek kışı beslenmekle geçirirler. Yaz sıcakları onları tekrar bir sığmak aramaya sevkedecek, bu arada ağaçları veya eski maden tünelleri gibi nemli yerleri tercih edeceklerdir.
    Bununla beraber, ağaç semenderlerinin hayatlarının büyük bir kısmım ağaçlarda geçirdiklerine şüphe yoktur. Parmaklarının, uçlarında daha geniş ve az çok yassılmış olması, ağaçlara tırmanmakta yararlı olduklarını gösterir.
    Ağaç semenderi, tırmanırken düşmemek için bir tedbir olarak tıpkı opossum gibi kuyruğunu bir dalın etrafına sarabilir. Öbür kara semenderlerinin kuyruğu kolayca kırılabilir, bu tertip ise çok kere düşmanın dikkatini dağıtarak semenderin kurtulmasına yol açar. Fakat ağaç semenderi'nin kuyruğu kolay kolay kırılmaz.


    Ağaç semenderi nasıl beslenir:


    Ağaç semenderi geceleyin ağaçların üzerinde ve yerde ava çıkar. Böceklerden karıncaları ve kınkanatlıları çok yer. Tabiat bilginleri ele geçen bazı ağaç semenderlerinin dışkısında tahta parçalarına ve yosuna da rastlamışlardır. Buna dayanarak, meşe ağacı kovuklarının içinde yetişen yosunların, kuru yaz aylarında barınaklarından çıkamayan semenderler tarafından yenildiğine kanaat getirmişlerdir. «Plethodontidae» ailesinin bütün üyeleri gibi ağaç semenderi'nin de akciğerleri yoktur. Derisi yoluyla solunum yapar, ayrıca boğaz hareketlerinin yardımıyle ağzına bava çekebilir. Çıkardığı sıçanımsı cıyaklamanın, boğazındaki havanın dışarı atılmasından ileri gelmesi mümkündür.
    Bu hayvanın dişleri kama biçiminde ve büyüklüğüne göre olağanüstü iridir. Erginleri, önlerine sürülen bir değneği veya parmağı ısırırlar.

    Ağaç semenderi'nin akrabaları:


    Ağaç semenderi'nin pek az yakın akrabası vardır. Bunlardan biri «yeşil semender» dir (Aneides aeneus). Bu, bütün semenderlerin içinde en güzel renklilerinden biridir.
    Birleşik Amerika'nın doğusunda yaşayan yeşil semenderle batının ağaç semenderi'nin âdetleri ve hayat hikâyeleri aşağı yukarı aynıdır. Her biri, bulunduğu ortamda yaşamasına en uygun rengi ve şekli almıştır. Fakat yaşama tarzlarının pek az değişikliklerle onlara bir ortak atadan miras kaldığı bellidir.
    Yeşil semender'in bilimsel adındaki «aeneus» terimi «tunç» anlamına gelir ve hayvana, sırtı ile yanlarım süsleyen yeşilimsi sarı lekelerden dolayı takılmıştır. Bu renk, kayaların ve ağaçların üzerinde yetişen dikenlerinkine karışarak yeşil semender'i düşmanları tarafından görülmekten korur.
    Kurbağaların tek özellikleri, derli toplu ve kuyruksuz bir vücut, bunun üzerinde oturan yukarıdan basılmış, enli ve geniş ağızlı bir kafa, enikonu gelişmiş bacaklar ve ayaklar, düz, sert veya siğilli, lâkin her zaman çıplak bir deridir.
    Birçok kurbağa türlerinin renklerini değiştirmek kabiliyetleri vardır. Bunu çevreye uymak için yaparlar. Bazen de heyecan gibi şiddetli duyguları da renk değiştirmesiyle sonuçlanmaktadır.
    Sesleri kuşlarınki kadar değişik, zengin ve güzel değilse de kulağa hoş gelir. Çekirge gibi ses çıkaranı, sığır gibi böğüreni, çan sesleri verenleri vardır. Batı Asya steplerinin bir kurbağasının sesi kuş sesibir kurbağa ise orkestradaki bas gibi öter. Bir başka kurbağanın çağrısı saç üzerine inen çekicin sesini, bir başkasınınki 'küçük çocukların haykırışını, gene bir başkasımnki köpek havlamasını andırır.
    Kurbağaların çoğu, böcekleri yemeleri sayesinde insanlar için faydalı yaratıklardandır. Bazı iri kurbağaların sebep olduğu tek tük zararlar ise bütün ailenin faydalarının yanında silinir.
    Dişi yeşil semender yumurtalarını yumurtlamak için, nemli olmakla beraber ıslak olmayan ve ısısı 18-19 derece etrafında köşeler seçer. Her biri mukus lifleriyle kaya oyuğunun tavanına asılı yirmi üçe kadar yumurta yumurtlar. Anne daima yumurtalarının yanında ve çok kere yumurta kümesinin üzerinde çöreklenmiş vaziyettedir. Yavrular iki ay kadar sonra yumurtadan çıkarlar.
    Semenderlerin hayatının en ilginç yönü çevreye uyma kabiliyetleridir. Uzunlukları 5 santim ile 150 santim arasında oynar, kiminin solungaçları, kiminin akciğerleri vardır, kimi derileriyle solunum yapar, bazıları suda, bazıları karada, bazıları yerin altında, daha başkaları ağaçların içinde yaşar. 30 milyon yıldır bu dünyada tutunabilmek için bu hayvanların çevrelerine uyabilmesi şarttı.
    Kırmızı Karınlı Japon Semenderi (Cynops pyrrhogaster)
    Boyu: 9-13 cm.

    Su Şartları: Su sıcaklığı 19-21 °C olmalıdır, çok yumuşak su dışındaki hemen her türlü suya uyum sağlar. En iyisi sert sudur. pH 7-8.5 arası olmalıdır.

    Beslenmesi: Hemen her tür omurgasız su canlısı, kaliteli pul yem, dondurulmuş yem ve kıyılmış kurt.

    Davranışları: Eğer aç veya kalabalık bırakılırsa çok vahşileşip birbirlerine ölümcül zararlar verirler. Gençler için karaya çıkış yerleri yapılmalıdır. Yetişkinler sudan pek çıkmazlar bu yüzden çıkabilecekleri asılı bir kaç raf onlara yetecektir. Su altındaki kovukları çok severler. Her semendere bir adet olacak şekilde kovuklar yerleştirilmelidir.

    Üreme: Erkekler dişilerin önüne geçerek, onları hafif iterek ve kaçış yollarını kapayarak kur yaparlar. Dişi sperm paketlerini erkekten alıp yumurtaları döller ve bir su bitkisinin yaprağına yapıştırır. Yumurtalar 2 hafta içerisinde açılır ve yavrular çıkar. Metamorfoza uğrayıp semender hallerini almaları birkaç ay hatta 1-2 yıl bile sürebilir. Bu süreyi kısaltmak için iyi beslenmeli mümkünse sık sık su böcekleri verilmelidir. Küçüklük dönemini nemli toprakta yarı sulu bir ortamda geçirmelidir.
     
    A.P Bot Yazı düzenlemesini kaydetti.: 11 Mayıs 2015
  2. KeVoK

    KeVoK

    Mesajlar:
    228
    Semenderler

    Çok güzel bilgiler içeriyor yazınız. Paylaşım için Teşekkür ederim. Semendir beslemek bence güzel. Şu anda sadece suda besliyom ama yakında karada olanıda beslicem inşallah. Ben dahi herkese tavsiye ederim :D
     
  3. salkayetrer

    salkayetrer

    Mesajlar:
    429
    Yer:
    Adana
    İsim:
    Seha
    Semenderler

    Ellerinize sağlık. :) Müsadenizle konuyu sabitliyorum. burda:gif
     
  4. Lake Tanganyika

    Lake Tanganyika

    Mesajlar:
    1.957
    Yer:
    İstanbul/Tepekent
    İsim:
    Yavuz Kaçar
    Semenderler

    Paylaşım için teşekkürler çok güzel olmuş ellerinize sağlık. saygılar:gif
     
  5. safak

    safak

    Mesajlar:
    221
    Semenderler

    Bir ara beslemek istemiştim.Ama kısmet olmadı :)
     
  6. KeVoK

    KeVoK

    Mesajlar:
    228
    Semenderler

    istek olsun beslersin ilerde. Yeterki iste. :cicek:
     

Sayfayı Paylaş