1. Hoş geldiniz, Akvaryum Portalı ailesine katılım için kendinizi hazır hissediyorsanız üye olun.
    Yardım sayfasından forum kullanım desteği alın.

Türkiye'nin semenderleri (Triturus sp)

Başlığı 'Ülkemizden Sucul Yaşam' kategorisinde Onur G. HİTİT tarafından 17 Şubat 2010 başlatılmıştır.

  1. Onur G. HİTİT

    Onur G. HİTİT

    Mesajlar:
    896
    Yer:
    İlkadım/SAMSUN
    İsim:
    Onur G. HİTİT
    Ülkemizde en çok bilinen ve hem akvaryumlarda hem de doğada en çok karşılaşılan semenderler; triturus cinsi semenderlerdir. Bunlardan bazıları; triturus vulgaris (küçük semender), triturus vittatus (bantlı semender) ve triturus karelinii (pürtüklü semender) türleridir. Şimdi bunları kısa kısa inceleyelim:

    Triturus vulgaris (Küçük semender):

    Sırt bölgesi erkeklerde koyu ve yeşil, dişilerde ise sarı ve koyu sarı tonlarındadır. Erkeklerin benekleri daha büyüktür. Başkalaşımını suda tamamladıktan sonra karaya geçer. Genelde geceleri avlanmaya çıkarlar. Küçük omurgasızlar ve amfibyum larva ve yumurtalarını yerler. Ele alındıklarında cızırtıya benzer bir ses çıkarırlar.

    Ülkemizin kuzey ve batısında uygun bölgelerde de bulunurlar. Deniz seviyesinden 1500-2000 metre yükseklikteki sulan alanlara kadar yayılmışlardır.

    [​IMG]

    Triturus vittatus (Bantlı semender):

    Renkleri gri, yeşil ve kahverengi tonlarındadır. Koyu renkli benekleri bulunur. Dişilerin benekleri daha az ve belirsizdir. Ayrıca sırt yüzgecinde dikine uzanan siyah şeritler vardır. Sırtında da yelesi vardır.

    Ülkemizde Güneydoğu Anadolu, Akdeniz, Anadolu'nun kuzeyinde bulunurlar.

    [​IMG]

    Triturus karelinii (Pürtüklü semender):

    Sırt bölgesinin rengi; genç bireylerde sarımsı, yaşlı olanlardaysa gri ve esmer renklidir.

    Ülkemizin kuzey ve batısında uygun yerlerde doğal olarak bulunurlar.

    [​IMG]

    * * *

    Semenderlerle ilgili 2 hatıram:

    1- İlk kez lisedeyken bir akvaryumcuda gördüm. 15 yıl olmuş hemen hemen. Anneme yalvara yakara bunu aldırdım. Adını da "Cuma" koydum çünkü cuma günü almıştım. Ama bu kerata birkaç hafta sonra firar etti. Akvaryumun kapağının kapalı tutmam gerektiğini bilmiyordum.

    2- Bu hatıram ise daha yeni ve daha ilginç: Geçmiş yılların birinde (Nisan-2005) Bolu'ya (memleket) gittik. Orada küçüklükten beri gezip incelediğim çok güzel bir bataklık var. Pek bilen de yok zaten orayı. Bir baktım ki suyun yüzeyi Lemna minor kaynıyor. Biraz toplayayım dedim bu güzel bitkilerden. Bir miktar aldım ve kavanozladım. Bu kavanoz, arabanın bagajında neredeyse 1 hafta yolculuk yaptı. Derken eve (o zamanlar Bilecik'teydim) gittim 1 hafta sonra. Canlı doğuran ve tetralarımın olduğu akvaryuma lemna minorları ekledim. Ama elma salyangozlarımın bu küçük bitkileri bir güzel yediğini fark ettim ve bitkileri toplayıp convict cichlid (Amerikan zebra sihlid - cichlasoma nigrofasciatum) yavrularımın bulunduğu akvaryuma aktardım. Aradan birkaç gün geçti ve bu ufak canavarların (sihlid yavruları) birşeyi kovaladığını gördüm. O "şey" de kaçıyordu. Başta bunu akvaryumdaki bir çöp falan sandım. Ama dikkatlice baktığımda gözlerini fark ettim ve çok şaşırdım. Elimden şimdiye dek bir sürü türden yavru balık geçti ama yaklaşık 1-2 mm. boyundaki bu yaratık, hiçbir balık yavrusuna benzemiyordu. Ama balık gibiydi. Hemen onu kurtardım, bir yavruluğa yerleştirdim. Ne olduğunu anlamak için araştırmaya başladım ama bulamadım. En sonunda, onu büyütebilirsem ne olduğunu öğrenebileceğime karar verdim ve 30 lt.lik bir akvaryum kurdum. Ufaklığı buraya yerleştirdim. Kuru yem denedim ama yemiyordu. Zaten her seferinde büyüteçle 10-15 dk. arayıp bulabiliyordum bunu akvaryumda. Artemia vermeyi denedim ve iştahla yediğini fark ettim. Artemiayla beslemeye başladım. Ufaklığımız günden güne büyüyordu ve eşimle beraber bunun ne olduğunu anlamaya çalışıyorduk. Aradan birkaç hafta geçti ve iyice belirginleşmeye başladı organları. Arka ayakları da çıkmaya başladığında bunun bir semender olduğunu anladım. Birkaç ay baktım ve yaklaşık 3-4 cm. boya ulaştı. Canavar gibiydi ve çok sevimliydi, adına da "Gollum" koyduk. Sonradan doğadan gelen bu harika yaratığı ait olduğu yere salmam gerektiğine karar verdim. Sırf onu evine, doğaya salmak için Bolu'ya gittik. Ve bu da Temmuz-2005 tarihine denk geliyordu. O bataklıkta sürüler halinde dolaşan büyüklü küçüklü semenderleri fark ettiğimde o kadar sevindim ki... Ufaklığımızı bataklığa saldık ve yüzerek gözden kayboldu. Belki saçma gelecek ama bu ilginç ve harika yaratığı çok özlüyorum. Ara sıra da düşünüyorum; "Acaba şimdi ne yapıyordur?" diye. Umarım yaşıyordur... Aşağıda, bir arkadaşımın makinesiyle çektiğimiz fotoğraflarını görebilirsiniz Gollum'umun:

    [​IMG]

    Alttaki fotoğraf bana aittir, diğer tanıtım fotoğrafları http://www.biopix.dk, http://home.hetnet.nl, http://wdfw.wa.gov sitelerinden alınmıştır.
     
    -doctore- bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş