1. Hoş geldiniz, Akvaryum Portalı ailesine katılım için kendinizi hazır hissediyorsanız üye olun.
    Yardım sayfasından forum kullanım desteği alın.

TEMEFOSA MARUZ KALAN LEPİSTESLERDE AKUT DAVRANIŞ DEĞİŞİMLERİ

Başlığı 'Canlı Doğuran Portalı' kategorisinde james_34 tarafından 26 Ekim 2008 başlatılmıştır.

  1. james_34

    james_34 Üstad Üye...

    Mesajlar:
    1.129
    İsim:
    can candaş
    TEMEFOSA MARUZ KALAN LEPİSTES BİREYLERİNDEKİ AKUT
    DAVRANIŞ DEĞİŞİMLERİ

    Temefos sivrisinek, tatarcık ve karasinek larvalarıyla mücadelede kullanılan organofosforlu insektisitlerden biridir. Bu çalışma temefosun akut toksisitesinin lepistes (Poecilia reticulata) bireylerindeki davranış değişimlerinin belirlenmesini amaçlamaktadır. Denemelerde kullanılmak üzere lepistes balıkları (Poecilia reticulata) seçilmiştir. Her bir konsantrasyondaki davranış değişikleri kaydedilmiştir. Deneyler üç kez tekrarlanmıştır. Temefosun yetişkin erkek
    lepisteslerde 96 saatlik akut toksisite değeri 10 ila 100 mg/l (ortalama >50 mg/l) arasındadır. 100 mg/l dozda, 96 saat sonunda tüm balıklar ölmüştür. Buna ilave olarak, en düşük konsantrasyon olan 1 mg/l’ de davranış değişikliği
    bulunmamıştır. Denemeler süresince su sıcaklığı 21±10C’de sabit tutulmuştur. Ayrıca insektisitin herbir konsantrasyonunda balıklarda meydana gelen davranış değişimleri de gözlenmiştir. Temefos sivrisinek, tatarcık ve karasinek larvalarıyla mücadelede kullanılan sistemik olmayan organofosforlu insektisitlerden biridir. Göller, göletler ve karasal alanlarda kullanılır. Ayrıca köpek ve kediler üzerindeki pirelerin ve insanlardaki bitlerin kontrolünde kullanılır. Diğer organofosforlu insektisitlerde olduğu gibi temefos kolinesteraz olarak adlandırılan enzim grubunun
    aktivitesini inhibe etmektedir. Bu enzimlerin belirli tipleri sinir sistemi, beyin ve kan dahil yaygın olarak
    bulunmaktadır. Keskin maruz kalmanın semptomları diğer organofosforlu insektisitlerle benzerlik gösterir ve bu
    semptomlar bulantı, tükrük salgılama güçlüğü, baş ağrısı, kas koordinasyonu kaybı ve solunum güçlüğü olabilir (1).
    Temefos sucul organizmalara karşı geniş bir toksisite oranı göstermektedir. En hassas balık türü olan gökkuşağı
    alabalığında temefos için LC50 değeri 0.16 ile 3.49 mg/kg arasındadır (1). Temefos için tespit edilen diğer LC50
    değerleri coho salmon için (0.35 mg/kg), largemouth bass için (1.44 mg/kg), channel catfish için (3.23 ile 10 mg/kg
    arasında), bluegill sunfish için (1.44 ile 21.8 mg/kg arasında), ve Atlantic salmon için (6.7 mg/kg ile 21 mg/kg) arasındadır (1,15). Amfipodlar gibi bazı tatlısu omurgasızları ile midyeler gibi bazı deniz omurgasızları da oldukça yüksek miktarlarda temefosa maruz kalmaktadırlar (2). Temefosun LC50 değeri Gammarus lacustris için 0.08
    mg/kg’dır. Bu bileşik bir böcek öldürücüdür ve sivrisinek, karasinek ve tatarcıkların sucul yaşayan larvalarını kontrol
    etmek için etkin olarak kullanılmaktadır. Dolayısıyla sucul organizmalar için yüksek toksisite göstermesi şaşırtıcı
    değildir. Temefosun, sucul organizmalarda birikme potansiyeli vardır. Bluegill sunfish suda var olan temefos
    konsantrasyonunun 2,300 katını biriktirir. Maruz kalma bittiğinde bileşiğin neredeyse 75%’i balık tarafından
    dışarıya atılmaktadır (2). Herhangi bir maddenin sucul sistem ve besin zinciri için tehlikeli olup olmadığına a) memeliler için akut toksisite b) bakteriler için akut toksisite c) balıklar için akut toksisite ve d) biyolojik ayrışabilirlik testleri yapıldıktan sonra karar verilebilir (3). Gerçekte, dünyanın birçok endüstrileşmiş bölgesinde kirlenmeye neden olan kimyasal kullanımının artması ekotoksisite ölçüm yöntemlerinin geliştirilmesini mutlak bir zorunluluk haline
    getirmiştir (4). Kimyasal maddelerin potansiyel risklerini ortaya koymak için ilk basamak alg, balık vb. üzerinde yapılan akut toksisite testleridir (5). İlk akut toksisite testleri bakteriler, Cladocera ve Rotifera gibi omurgasız
    hayvanlar ve diğer gruplar kullanılarak yapılmasına rağmen bu testler balıklarla yapılan çalışmaların yerini alamazlar. Burada önemli olan besin zincirinin son halkası olan balıklardaki toksisitedir (6). Bu çalışmada, temefosun lepistes (Poecilia reticulata) bireylerindeki akut toksisitesisinin belirlenmesinde statik test sistemi kullanılmış ve diğer balık türleri arasında farklılık gösteren toksisite oranı tespit edilmiştir. Ayrıca, her bir temefos konsantrasyonu için davranış değişimleri gözlenmiştir. Bu çalışma Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi Bölümü Biyoloji Laboratuvarında yapılmıştır. Deneylerde kullanılan yetişkin erkek lepistesler Ankara’daki yerel yetiştiricilerden temin edilmiş ve yeterince hava içeren plastik torbalarda 30 dakika içerisinde laboratuvara getirilmiştir. Plastik torbalar 30-35 dakika akvaryum içerisinde tutularak iklimlendirme yapılmıştır. Daha sonra torbalar kesilerek açılmış ve balıklar akvaryum suyu içerisine bırakılmıştır.
    Deneylerde yaklaşık 25 l kapasiteli cam akvaryumlar kullanılmıştır. Sıcaklık ısıtıcılar kullanılarak 21±10C’de
    sabit tutulmuştur. Havalandırma dozlama sırasında kapatılmış olup diğer zamanlarda ise açık tutulmuştur. Deney suyu balıklar içerisine konulmadan birkaç gün önce sürekli olarak havalandırılmış ve kloru giderilmiştir.
    Deneylerde 20 l çeşme suyu kullanılmıştır. Akvaryum suyunun özellikleri şu şekildedir; sıcaklık 21±10C,
    çözünmüş oksijen 5.9 – 6.1 mg/l ve iletkenlik 0.200 – 0.245 mS, sertlik 21-24 FS0, total amonyak 0.017-0.021 mg/l, nitrit 0.008-0.009 mg/l, nitrat 0.11-0.16 mg/l. Ön denemeleri takiben tüm deneyler üç kez
    tekrarlanmıştır. Havalandırmalı akvaryum içerisinde bulunan deney hayvanlarından rasgele seçilerek her
    akvaryuma 10 birey konulmuştur. Deneylerde 210 lepistes kullanılmıştır. 48 saatlik adaptasyondan sonra aseton içinde çözünen temefos, farklı konsantrasyonlarda deney akvaryumlarına eklenmiştir. Deneylerden 24 saat
    öncesinde yemleme yapılmamıştır. Ölümler deneyin başlamasından 24, 48, 72 ve 96 saat sonra
    değerlendirilmiştir. Ölen bireyler derhal akvaryumlardan alınmıştır. Davranış değişimleri sıklıkla izlenmiştir.
    Kullanılan temefos %90.3 teknik saflıkta olup, Hacettepe Üniversitesi İnsektisit Test Laboratuvarı’ndan
    (Ankara) temin edilmiştir. Teknik temephos stok solüsyon hazırlanana kadar +40C saklanmıştır. Stok solüsyon
    hazırlanırken önce temefos oda sıcaklığına getirilmiş daha sonra farklı miktarlarda tartılmış ve stok materyal aseton
    içerisinde çözülmüştür. Dozlama solüsyonları hazırlanırken stok solüsyon 1 mg/l, 10 mg/l, 30 mg/l, 50
    mg/l, 60 mg/l, 70 mg/l ve 100 mg/l’lik konsantrasyonları verecek şekilde aseton ile dilüe edilmiştir. Dozlama
    hacmi hiçbir zaman 0.2 ml’yi aşmamıştır. Kontrol grubuna ise en yüksek dozun dilüsyonunda kullanılan
    aseton hacmi kadar aseton verilmiştir. Biyodeneyde, seçilen türde akut toksisite oranı ve ortalama değer
    standart metoda (7) ve ulusal düzenlemelere göre belirlenmiştir (8). Temefosun yetişkin erkek lepistes bireylerindeki 96 saatlik toksisite oranı 10 ile 100 mg/l ( ortalama >50 /l) arasındadır. 100 mg/l’lik dozda 96 saat içerisinde tüm balıklar ölmüştür. Bu nedenle bu noktada kesin LC50 değerini bildirmek mümkün değildir. Kontrol grubunda ölüm oranı sıfırdır. Bu sonuç temefosun lepistes bireylerine diğer balık türlerinden daha az toksik olduğunu göstermektedir. Diğer balık türleriyle yapılan çeşitli çalışmalarda akut toksisiteye neden olan değerlerin 0.010 mg/l - >50 mg/l arasında olduğu rapor edilmektedir. Bizim sonucumuz Tilapia melanopleura bireylerindeki 96 saatlik LC50 değeri 30.2 (20.5- 44.20) mg/l ile yakınlık göstermektedir (9). Temefosun literatürde rapor edilen diğer balık türlerindeki akut toksisitesi Tablo 1’de gösterilmiştir (10). Davranış değişiklikleri, potansiyel toksik etkilerin en duyarlı belirteçleridir. Optomotor cevaplar balıkların hareket örneklerindeki değişiklikleri anlamak için faydalıdırlar (11). Akut toksisite testleri süresince lepisteslerin davranışsalcevapları 1-8 ve her 12 saatte gözlenmiştir. Kontrol grubu test süresince normal davranışlar göstermiştir. Davranış değişimleri dozlamadan bir saat sonra başlamıştır. En düşük konsantrasyon olan 1 mg/l’de kontrol grubundakine benzer davranışlar gözlenmiştir. Gözlenen davranış değişimlerinin, kontrol grubuna göre daha az hareketlilik, denge kaybı, düzensiz yüzme ve belli bir alanda genellikle suyun orta seviyesinde uzun süreli hareketsiz kalma gibi tipik neurotoxin zehirliliği özelliğinde olduğu saptanmıştır. 10 mg/l’ye maruz kalan balıklar arasıra denge kaybı göstermişlerdir. Denge kaybı 30 mg/l’lik konsantrasyonda sıklaşmaya başlamıştır. 50 mg/l’lik konsantrasyonda hareketsiz kalma, su yüzeyine toplanma ve sonrasında kontrolsüz biçimde akvaryum tabanına düşme hareketleri gözlenmiştir. Balıklar 60 mg/l ve 70 mg/l’lik konsantrasyonlarda denge kaybı, genel hareketlerinde daha fazla azalma ve akvaryum tabanında sırt üstü uzanma şeklinde davranışlar göstermişlerdir. En yüksek konsantrasyon olan 100 mg/l’de tüm cevaplar en güçlü şekilde olup; denge kaybı, su içersinde dikey olarak asılı durma, hızlı solungaç hareketleri, düzensiz yüzme, spiral şeklinde ani yüzme hareketi, uzun süreli hareketsiz
    kalma, uzun süreli ve hareketsizce akvaryumun dip kısmında uzanma ve aniden harekete geçme şeklinde olmuştur. Bu sonuçlar Sancho ve arkadaşlarının sonuçları ile uygunluk göstermektedir (12). Ferrando ve arkadaşları (13), yapmış oldukları çalışmada seçtikleri 8 organofosforlu ve organoklorürlü pestisitin (örneğin endosülfan, diazinon, fenitrotion ve metilparation) yılan balığındaki 96 saatlik LC50 değerini belirlemişler ve davranış değişimlerini rapor etmişlerdir. Balıklarda huzursuzluk, yüzme şeklinde düzensizlik, denge kaybı, mukus salgısında artış ve renk açılması gibi değişmler gözlemlemişlerdir. Belirlemiş oldukları davranış değişimleri bu çalışmadaki sonuçlar ile benzerlik
    göstermektedir. Sucul ortamlarda oldukça toksik olan organofosfatların (temefos) akut toksisitesi ile ilgili olarak literatürde yalnızca birkaç çalışma bulunması oldukça ilginçtir. Temefos tarımda yaygın olarak kullanılan toksisitesi
    yüksek bir insektisittir. Burada özelikle dikkat edilmesi gereken nokta, sivrisineklerle mücadelede oldukça yoğun
    kullanılan temefosun balıklar ve hedef olmayan diğer türler üzerindeki subkronik ve kronik etkilerinin detaylı
    olarak incelenmesinin zorunluluğudur. Zirai kimyasallar tüm abiyotik ortamı özellikle de su ve toprağı kirletmektedirler. Yeraltı sularının ve diğer su kaynaklarının zirai ilaçlar yoluyla kirlenmesi sucul organizmalar ve balıklar için potansiyel bir tehdit oluşturmaktadır. Toksik ilaçlar sucul ekosistemdeki besin zincirinin son halkası olan balıkları etkiler. Bu da balıklar ile beslenen diğer hayvanların aynı toksik etkiye maruz kalmalarına neden olur. Bu çalışmada kullanılan temefos larvasiti balıklar için oldukça toksik bulunmuştur. İlacın hem insanlar hem de hayvanlar üzerinde olumsuz etkileri bulunmaktadır. Temefos dokularda birikerek akut zehirlenmeye neden olmaktadır (14). Bu durumda yapılması gereken çeşitli insektisitlerin akut ve kronik toksisitelerinin araştırılmasına yönelik çalışmaların artırılmasıdır. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar açıkça göstermektedir ki, günümüzde tarımda yaygın olarak kullanılan bazı insektisitlerin kullanımının kontrol altına alınması zorunludur.


    Not: Derleme Ufuk Tandoğan, kaynak Gazi Üniversitesi Biyoloji bölümü. Mahmut SELVİ, Rabia SARIKAYA, Figen ERKOÇ tarafından makale olarak yayınlanmıştır.
     
  2. Neverlander

    Neverlander

    Mesajlar:
    2.924
    İsim:
    Abdullah Üüzümcü
    Ynt: TEMEFOSA MARUZ KALAN LEPİSTESLERDE AKUT DAVRANIŞ DEĞİŞİMLERİ

    Can Bey,

    Çok güzel bir çalışma... Hedef organ olarak balıklardaki yatay organ gösterilebilir mi? Kanaatiniz nedir?

    Bir de referansları (kaynakçayı) ekleme şansınız olur mu?

    Teşekkürler...
     
  3. Neverlander

    Neverlander

    Mesajlar:
    2.924
    İsim:
    Abdullah Üüzümcü
    Ynt: TEMEFOSA MARUZ KALAN LEPİSTESLERDE AKUT DAVRANIŞ DEĞİŞİMLERİ

    Şimdi gelelim balıklardaki hedef organa...

    Hedef organdan kastım Temefos'un balıklar üzerindeki söz konusu zararlı etkileri gösterdiği organdır... Denge kaybı ve hafif paraliz söz konusu olduğuna göre ana hedef rganın yatay organ olduğunu uzun sürede/yüksek dozda genel sinir sistemini etkilediğini düşündüm okuduklarımdan... Sizin düşünceniz de bu yönde mi diye merak ettim... Ya da gerek yatay organ gerekse sinis sistemi tali hedefler midir? Herhangi bir bilginiz var ise paylaşırsanız çok sevinirim... Çünkü bir süredir balıkların yatay organları üzerinde etkili ajanlar (ilaç, vesaire) üzerine "teorik" bilgi topluyorum...

    Saygılar...
     
  4. Desert Falcon

    Desert Falcon

    Mesajlar:
    621
    Ynt: TEMEFOSA MARUZ KALAN LEPİSTESLERDE AKUT DAVRANIŞ DEĞİŞİMLERİ

    Yatay organ nedir ? Google dan baktım orda da bulamadım.Anlattığınıza temefosun zararlı etkisi bu organda görülüyor?Hedef organ olarakta yatay organ demişsiniz.
    Valla bildiğime göre bu zehirlenmeden tüm organları etkilenir mukoza dahil.Sinek ilacı sonuçta :hasta:
    Sizce neresi etkilenir bi grafikle yada genel olarak bilinen adıyla söylermisiniz nedir bu yatay organ?
     
  5. Neverlander

    Neverlander

    Mesajlar:
    2.924
    İsim:
    Abdullah Üüzümcü
    Ynt: TEMEFOSA MARUZ KALAN LEPİSTESLERDE AKUT DAVRANIŞ DEĞİŞİMLERİ

    Yukarıda adı geçen makaleden analdığım kadarı ile temefos özellikle balıkların yatay organını etkilemektedir... Peki, yatay organ ne midir?

    Yatay/yan organ ya da yanal çizgi (lateral line system) olarak isimlendirdiğimiz organ, balıkların her iki yanında boylarınca uzanan çizgi şeklindeki duyusal yapıdır. Yatay organın en büyük özelliği balığın etrafındaki su ilişkisinin bilgisine sahip olmasını sağlamaktır. Yani balık suyun sıcaklığını, sudaki akıntının şiddeti ve yönünü, suyun içindeki pozisyonunu, yanından geçen diğer balıkların -meydana getirdikleri dalgalanmalardan- büyüklükleri ve hızlarını yatay organ aracılığı ile bilir. Yatay organın en önemli işkevlerinden biri de balığın yatay pozisyonunu sağlamaktır. Çoğu sinir sistemi felç olan balıkta ilk kaybedilen özelliğin balığın su içindeki -istemli- yatay pozisyonu olduğunu hepimiz biliriz... Yatay organ ayrıca suda ses titreşimlerinin çok fazla dağılmasından dolayı fonksiyonu kısıtlı olarak gelişmiş olan işitme organı iç kulağa düşük frekanslı titreşimlerin algılanmasında yardımcı olur....
     
  6. YIKIKTEMO

    YIKIKTEMO

    Mesajlar:
    30.767
    Yer:
    İstanbul
    İsim:
    Temel Sert
    Ynt: TEMEFOSA MARUZ KALAN LEPİSTESLERDE AKUT DAVRANIŞ DEĞİŞİMLERİ

    Hocam, hiç beslemediğim bir tür olan Lepisteslerin, bu kadar derin bir bilgiyi ve genetik araştırmayı içereceğini affınıza sığınarak söylüyorum, hiç düşünmemiştim doğrusu. Değerli bilgiler için teşekkür ederim.
     
  7. DuncaN

    DuncaN

    Mesajlar:
    211
    Ynt: TEMEFOSA MARUZ KALAN LEPİSTESLERDE AKUT DAVRANIŞ DEĞİŞİMLERİ

    Ekleme yapma ihtiyacı duydum, Abdullah Beyin yukarıda yazdıklarına.
    İŞİTME VE YAN ORGAN: (Yanal çizgi) Balıklarda dış ve orta kulak yoktur. İşitme organı bir kapsül içinde bulunan iç kulaktan ibaret olup, sudaki ses titreşimlerini idrak eder. Bu işitme organına “labirent” denir. İşitmede etkili olduğu gibi, dengenin sağlanmasında, ağırlık ve yerçekimi tespitinde de önemli rol oynar. İçlerinde kalsiyum karbonattan yapılmış “otolit” adı verilen cisimcikler de bulunur. Bazı balıklarda hava kesesinin ön kısmının her iki yanında iç kulakla ilişkili dörder adet kemikcik bulunur. “Weber cihazı” adını alan bu sistem ses dalgalarını ve basınç değişimini iç kulağa ileterek daha iyi işitmeğe yardım eder. Küçük frekanslı titreşimler, yanal çizgi sistemiyle idrak edilir. Bu, vücudun yanlarında derinin altında uzanan içi mukus dolu bir çift kanaldır. Belirli aralıklarla bu kanalı pulların arasından veya ortasından dışarı bağlayan yollar, bu yolların ucunda içinde sıvı ve sinir hücreleri bulunan bir torba vardır. Sudaki titreşimler bu sıvıya geçerek sinir hücreleri tarafından idrak edilir. Mesaj daha sonra sinirler vasıtasıyla beyne iletilir.
    Bir başka balığın hareketinin doğurduğu titreşimleri, yanındaki balık bu yolla duyar. Yan organ çok alçak frekanslı titreşimleri idrak edip işitmeye yardımcı olduğu gibi, su akıntısının yönünü, sıcaklık ve soğukluk farklarını da tesbit eder. Yan organ işitmede de yardımcı olur. Ses ve basınç dalgalarını tesbit edebilir. Kemikli balıklarda, vücudun her iki yanında solungaçlardan kuyruk yüzgecine kadar uzanır.
    Tam anlamı ile yanal organ budur,Şimdi temefos balığa bu bağlamda nasıl etki eder ilkin besin olarak tükettikleri ve ortama bırakılış amaçları olan sinek yakarca vb den önce sindirim sistemine ardından boşaltım sistemine kısmende suya karışan temefos mukoza tarafından emilip yanal organ ve sinir sistemine ulaşması gereklidir sonuçta sindirim yoluyla alınmasından daha uzun bir süreç gerektirir.Tezde de bahsedildiği gibi
    ''Zirai kimyasallar tüm abiyotik ortamı özellikle de su ve toprağı kirletmektedirler. Yeraltı sularının ve diğer su kaynaklarının zirai ilaçlar yoluyla kirlenmesi sucul organizmalar ve balıklar için potansiyel bir tehdit oluşturmaktadır. Toksik ilaçlar sucul ekosistemdeki besin zincirinin son halkası olan balıkları etkiler. Bu da balıklar ile beslenen diğer hayvanların aynı toksik etkiye maruz kalmalarına neden olur. Bu çalışmada kullanılan temefos larvasiti balıklar için oldukça toksik bulunmuştur. İlacın hem insanlar hem de hayvanlar üzerinde olumsuz etkileri bulunmaktadır. Temefos dokularda birikerek akut zehirlenmeye neden olmaktadır''
    Ülkemiz öznelinde bu tip beslenen balıklar düşünülürse zehirlenmelerin türün devamına etki etmeyeceğini ve emilim yolu ile alınmasından evvel sindirim yolu ile alınacağından yanal organ bu anlamda ilk hedef olmaktan çıkar. Gambusya ve benzeri türlerin bu şekilde ''Denge kaybı ve hafif paraliz söz konusu olduğuna göre ana hedef rganın yatay organ olduğunu uzun sürede/yüksek dozda genel sinir sistemini etkilediğini düşündüm okuduklarımdan... Sizin düşünceniz de bu yönde mi diye merak ettim... Ya da gerek yatay organ gerekse sinis sistemi tali hedefler midir?'' Etkilenmesi sucul sistemin toptan çökmesi ile aynı anlama gelir bence.Buna da rastlandığını sanmıyorum malum balıklar çeşme yalaklarına bile yaşıyor zira.
     
  8. Neverlander

    Neverlander

    Mesajlar:
    2.924
    İsim:
    Abdullah Üüzümcü
    Ynt: TEMEFOSA MARUZ KALAN LEPİSTESLERDE AKUT DAVRANIŞ DEĞİŞİMLERİ

    Ufuk Bey,

    Katkınız ve yatay/yanal organı tekrar tanıttığınız için teşekkürler..

    Sizce hedef organ sindirim sistemi midir? İç kulak mıdır? Yatay organ mıdır?

    Yazdıklarınızdan sindirim sistemi olduğunu düşündüğünüz sonucuna vardım... Lakin ilacın vücuda sindirim sistemi ile alınması hedef organın kendisi olduğu anlamına gelmemktedir... Bir kısım kalp hastalırında kullanılan beta-bloker adı verilen ilaçlar da -diğer birçok mide, bağırsak için olmayan yani akciğer, beyin, siyatik siniri ve vesaire için olan ilaçlar gibi- ağız yolu ile yani sindirim sistemi ile vücuda alınmaktadır... Ancak değindiğim gibi bunların hedef organları sindirim sistemi organları değildir... Sindirim sistemine alınan ilaçlar veya kimyasallar sindirim işleminden sonra kalınbağırsak marifeti ile emilerek kana verilir... Kan da bunların iş göreceği hedef organlara götürür... Bu bağlamda -balıklarda saptanan semptomları da dikkate alarak- hedef organın hangi organ olabileceğini tekrar değerlendirebilir misiniz?

    Saygılar...
     
  9. DuncaN

    DuncaN

    Mesajlar:
    211
    Ynt: TEMEFOSA MARUZ KALAN LEPİSTESLERDE AKUT DAVRANIŞ DEĞİŞİMLERİ

    Tamam hedef organ nedir sonuçta bize ne verir siz anlatın biz okuyalım Abdullah bey bekliyoruz.
    Bu deneyden sizin vardığınız sonuç ? konuyla ilginiz, amacınız, antiteziniz varsa bu konuda çalışmalarınız ?
     
  10. Neverlander

    Neverlander

    Mesajlar:
    2.924
    İsim:
    Abdullah Üüzümcü
    Ynt: TEMEFOSA MARUZ KALAN LEPİSTESLERDE AKUT DAVRANIŞ DEĞİŞİMLERİ

    Ufuk Bey,

    Sadece sizin hedef organ olarak kanaatinizin ne olduğunu sormuştum (bkz. en üstteki iletim)... Benim deneyden vardığım sonuç hedef organın yatay organ olduğu idi, iç kulak ile birlikte ya da ayrı...

    Ben, hedef organın yatay organ olduğuna dair bir iddaa'da bulunmadım... Tali hedef organ olabilir mi diye bile sordum... Ancak gördüğüm kadarı ile siz konuya hakim değilsiniz... Bu bağlamda da, sizden, size muhattabınız olmayan bir soru sorduğum için özür dilerim...

    Bir önceki iletiyi de sizin yanlış bakış açınızı düzeltmek için yolladım... Mazur görürseniz eğer...

    İnsandaki yan etkileri hakkında birşey biliyor musunuz? Öğrenmek için soruyorum... (Bunu yazma ihtiyacı hissediyorum çünkü yanlış anlıyorsunuz, sizi sınamak ya da sıkıştırmak gibi bir derdim yok...)

    Saygılar...
     
  11. DuncaN

    DuncaN

    Mesajlar:
    211
    Ynt: TEMEFOSA MARUZ KALAN LEPİSTESLERDE AKUT DAVRANIŞ DEĞİŞİMLERİ

    Aslına bakarsanız Abdullah bey, sizin demek istediklerinizi anlıyorum.
    Bu konuda araştırmalarınız ve konuya paralel ''yatay organları üzerinde etkili ajanlar (ilaç, vesaire) üzerine "teorik" bilgi topluyorum'' sözünüze istinaden bu bilgilerinizi bizlerle paylaşmanızı rica ediyorum.
    Başından beri yanlış olan şudur ki bu bir doktora tezi olarak işlenmiş ve sonuçta ilgili bilim dergisinde yayınlanmış makale haline getirilmiştir.Biliyorum ki bu prosedürleri siz benden ve herkezden daha iyi biliyorsunuz.Ha yanlış olan nedir ben sadece akviristim mesleğim fizikçi olmasına ragmen hobi anlamında akviristim yukarıdaki makaleyi okur ; Hmm evet demek böyle bir olay olmuş & oluyormuş diyebilirim daha fazlasını yapabilmek için zoolog veya ihtiyolog yada hidrobiolog falan olmak gerekiyor hata bende özür dilerim açıklama yapmaya çalıştım bilimsel bir niteliğimin olmadığı alanda .
    Ama söylemeden de edemeyeceğim ki siz bu konuları benden ve herkezden daha iyi bilen ve idrak edebilen biri olarak böyle bir konuyu ehliyetsiz kişilere sorarken hata etmiş oluyorsunuz.
    Dediğim gibi Abdullah hocam bunlar benim öznel düşüncelerim ve % 100 içimden geçenlerdir ,konuyla ilgili ve benzer konularda bizi aydınlatabileceğiniz bilimsel yada amatör çalışmalarınızla bizleri aydınlatmanız tek dileğimdir.
    Saygılarımla.
     
  12. Neverlander

    Neverlander

    Mesajlar:
    2.924
    İsim:
    Abdullah Üüzümcü
    Ynt: TEMEFOSA MARUZ KALAN LEPİSTESLERDE AKUT DAVRANIŞ DEĞİŞİMLERİ

    Bakın işte burada hata ediyorsunuz... Benim kimseden daha fazla bildiğm diye birşey yoktur... Temofes benim alanımdaki ilaçlardan biri değildir... Daha ilk kez adını burada duyuyorum... Fizikçi olduğunuzu biliyorum... Ancak bu temofesi benden daha iyi bilmediğiniz anlamına gelmez... Ben bu konuda bilginiz olduğuna istinaden size ilk soruyu sormuştum... Kısaca "Bilgim yok..." diyebilirdiniz...

    Neyse görev bize düşüyor... Bir kez tembellik edip hazır bilgiye konalım dedik -şaka yaparak söylüyorum- yapmadığınızı bırakmadınız... :)

    Önemli olan hepimzin birşeyler öğrenmesi...

    Saygılar...
     
  13. DuncaN

    DuncaN

    Mesajlar:
    211
    Ynt: TEMEFOSA MARUZ KALAN LEPİSTESLERDE AKUT DAVRANIŞ DEĞİŞİMLERİ

    Bioloji doktoranız düşünülerek yazdım o sözleri, bilgim yok değil kısıtlı.
    Ama sunu biliyorum ki bu metinden benden fazla şey anlayabilir hatta latince yazılsa bile bazı şeyler, bunuda gayet iyi idrak edebilirsiniz.
    Ben cidden birilerini konu hakkında alt etmek düşüncesi ile yazmıyorum ve son mesajımda konunun bu yöne çekilmesini engelemek amaçlı net sözler yazdım.Ve eminim ki konunuza yakın bilgi ve paylaşımlarınızla bize yol göstereceksiniz.
     
  14. Neverlander

    Neverlander

    Mesajlar:
    2.924
    İsim:
    Abdullah Üüzümcü
    Ynt: TEMEFOSA MARUZ KALAN LEPİSTESLERDE AKUT DAVRANIŞ DEĞİŞİMLERİ

    Hep beraber, birlikte öğreneceğiz Ufuk Bey!.. :)
     

Sayfayı Paylaş