1. Hoş geldiniz, Akvaryum Portalı ailesine katılım için kendinizi hazır hissediyorsanız üye olun.
    Yardım sayfasından forum kullanım desteği alın.

Tuzlu Su Işık ve Akıntı Üzerine

Başlığı 'Tuzlu Su Kimyası ve Ekipman Portalı' kategorisinde Montimahir tarafından 23 Temmuz 2013 başlatılmıştır.

  1. Montimahir

    Montimahir

    Mesajlar:
    5.719
    Yer:
    Bursa
    Mike Paletta ' dan aydınlatma ve akıntı üzerinde güzel bilgiler. Yaklaşık 40 dakika :)

     
    TencoMelih, halilkocan, Oceanic ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  2. Montimahir

    Montimahir

    Mesajlar:
    5.719
    Yer:
    Bursa
    Bakalım neler demiş?

    Aydınlatma

    -Aydınlatma teknolojisi son 30 yılda inanılmaz bir değişim geçirdi, eskiden kullandığımız 5000K’ i geçmeyen floresanlar ve yapı marketlerden aldığımız metal Halidelere kıyasla, ufak tanklarda daha az maliyet gerektiren LED teknolojisi de artık kullanılmakta.

    -Ancak henüz ekonomik olmamalarından ötürü, bunun gibi büyük tanklarda halen metal Halide kullanıyorum. Şu anda gördüğünüz tankta 14000K Ushio marka lambalar kullanıyorum, birkaç ay önce Sanjay’ ın tankında izlediğim kadarı ile 14000K olmasına rağmen, mercanların renkleri harika görünüyordu, benim gözlemlediğim kadarı ile ışık maviye kaçtıkça mercanların renkleri birbirlerine karışıyor, 14000K’ de ise daha canlı görünüyor ve ön plana çıkıyorlar. Çeşitli avantajları ve dezavantajları var, düşük Kelvin’ li lambalar (10000-14000)ile daha hızlı büyüme oluyor, ancak renklendirme konusunda daha parlak ve doygun renklere 20000K ile ulaşılıyor.

    -Çoğu insan bana mercanları 10000K’ de büyüterek, daha sonra 20000K altında daha parlak renk almalarını sağlayıp fotoğraflamamı ve satmamı tavsiye ediyor. İşin özeti; düşük ve yüksek Kelvinli lamba kullanımının, çeşitli artı ve eksileri bulunmakta.

    -Yeni hobiciler için; Kelvin: Lambanın renk sıcaklığı anlamına geliyor. 6500K gibi düşük bir Kelvin değeri, gün ışığına denk bir aralık ve bu lambaların kullanıldığı tanklar daha aydınlık görünür, 10000K kullanılan tanklar biraz daha karanlık algılanır, 14000K ‘ de tank giderek mavileşmeye başlar, 20000K’ da ise tank masmavi görünür. 20000K mavi renk aralığıdır ve canlılara ulaşan ışık enerjisinin bu aralıkta azaldığı düşünülmektedir. Bu nedenle değişik lamba kombinasyonlarında, PAR metre kullanılmalı ve mercanların fotosentezde kullandıkları “fotosentetik aktif ışınım” (PAR) ölçülmelidir.

    -20000K lambanızdan daha düşük watta 10000K kulandığınızı varsayalım, bu durumda mavi renk, düşük Kelvinli lambanın yaydığı, sarı ve yeşil renkler tarafından soğurularak maskelenecek ve mavinin etkisini de düşürecektir. PAR metre, aslında mercanlara gerçekte ne kadar enerji sağladığımızı da ölçmek için kullanılmaktadır.

    -Özetle Kelvin renk aralığı, PAR ise mercanlarımızın gerçekte ihtiyaç duyduğu fotosentetik aktif ışınımdır. Bende Apogee marka PAR metre var. Kullanırken ilk önce su yüzeyindeki en parlak noktayı bulmaya çalışıyorum, en parlak noktayı kayıt edip, bir aylık aralıklarla aynı noktadan ölçümler alıyorum. İlginç olan nokta, lambaların verimi düzenli bir şekilde değil, birden bire düşüyor. %2-5-7 gibi oranlarda verim kaybı ölçüyorum. Özellikle radyum lambaların verimi oldukça hızlı düşüyor ve düştüğü zaman işleri bitmiş oluyor.

    -PAR metre, ileri seviyelerde hobicilerin kullanması gereken bir cihaz olarak düşünülse de yeni başlayanlar için de çok önemli. Özellikle metal Halide kullanan acemiler için, ömrü kısalmış bir lambayı yenisi ile değiştirdiğinizde, yeni lambalar eskisinden oldukça kuvvetli ışık veriyorlar, eğer düzgün bir şekilde ışık iklimlendirilmesi yapmazsanız, mercanlarınızı yakar ve beyazlamalarına neden olabilirsiniz. Bu tecrübesiz hobicilerin oldukça sık karşılaştıkları bir durumdur, lambalar yenilenmiş, tank pırıl pırıl olmuş, mercanlar 4-5 gün boyunca mükemmel görünürken ertesi gün beyazlarlar ve değerleriniz o kadar iyiyken bunun nedenini sorgularsınız. Bunun nedeni, mercanların birdenbire aldıkları yüksek enerji ile suda ne var ne yok kullanmaya çalışmaları ve sonunda beyazlamaya başlamalarıdır. Par metre kullanarak; yeni aydınlatmanın yüksekliği, yanma süresini, ışık kuvvetini ayarlayarak eski ışıkların düzenini birdenbire değiştirmeden iklimlendirme yapabilirsiniz. Ben lamba değişiminde ilk bir iki hafta lambaları daha yükseğe koyup, yanma süresini kısıyor, ya da araya gölgelendirici malzemeler koyuyorum. Bir ay sonunda da lambaları eski düzenlerine geri getiriyorum.

    -Tüm kış boyunca evde oturan çocuğunuzu ilk güneşte dışarı çıkartırsanız güneş yanıkları ile karşılaşırsınız, bizim yaptığımız hata da bu. Mercanları yakmak deyimi de buradan gelmekte. PAR metre kullanarak iklimlendirmeyi kolayca yapabilir, ve muhtemelen ölecek canlılarınızı kurtararak kendini amorti etmesini sağlayabilirsiniz. Yeni hobicilere tavsiyem doğum günlerinde, bayramlarda hediye olarak kendilerine bir PAR metre aldırmaları olacak(gülüyor).

    -Şu anda PAR başlangıç (su üstü)değerim 600 civarlarında, bu LED’ ler içinde varsayılan başlangıç aralığı, fakat henüz LED test etme şansım olmadı, ileride test ederek zamanla ne kadar verim kaybettiklerini de ölçmek isterim. Şu andaki metal Halide lambalarım yaklaşık bir yıldır bendeler ve sadece %2 gibi bir verim kaybettiler, tabi bu kullanıcıdan kullanıcıya değişebilir.

    -İlk LED kullanımında genellikle PAR600’ den daha yüksek değerler ölçülüyor, LED’ lerin bir diğer özelliği de ışığın tam yayılmaması ve suya genellikle dik bir açıda düşmesi. Metal Halide tankta homojen şekilde aydınlatma sağlarken, tankın içinde bulunduğu ortama da ışık veriyor, LED ler sadece tankın içinde belli bölgelere odaklanıyor, bu nedenle dışarıdan bakınca, tank içinde yeterince homojen aydınlanma olmadığı ve LED’ lerin yetersiz geldiği yanılgısına düşebiliyoruz. Bu aşamada PAR metreyi su içinde kullanarak, “chalice” gibi az ışık isteyen mercanların yanında, “acropora” gibi yüksek ışık isteyen mercanların konumlandırılacağı farklı bölgeleri belirleyebilirsiniz. LED leri çeşitli lensler yardımı ile modifiye ederek, tankta belli bölgelerde farklı ışık bölgeleri oluşturabilirsiniz.

    -Mercanlar açısından; ince dallı sert mercanlar daha fazla ışık isterken, daha kalın, düz ve tabana yayılım gösteren mercanlar daha az ışık isterler. Tabana yayılan mercanların yüzeyleri daha geniş olacağından, zaten kendilerine yeterli ışığı almaktalar bu nedenle parlak ve güçlü ışığa ihtiyaçları yoktur. Chalice, Favia, Brain, Scolymia, gibi mercanlar yüksek ışığa ihtiyaç duymazlar ve tabanda daha keyifli olurlar, ancak sonradan konuşacağımız gibi, “dışarıdan beslenmeleri” de gereklidir.

    -Acropora, pocillopora, stylophora gibi ince dallı mercanlar daha yüksek ışık isterler ve tankta yüksek yerlere konumlandırılmalıdırlar.

    -Az ışık isteyen taban mercanları için PAR 150-250 değerleri genellikler uygundur, yavaş yavaş iklimlendirerek, PAR 300-350 değerlerine alıştırabilirsiniz. Ama burada dikkat edilmesi gereken nokta, iklimlendirmenin oldukça yavaş yapılmasıdır. Bu mercanları aşırı şiddetli ışığa maruz bıraktığınızda, birden bire çok fazla oksijen üretmeye başlarlar, bu da kendi kendilerini oksitleyerek (peroksit diyor) beyazlamalarına neden olur. Bundan dolayı birdenbire aşırı ışığa maruz bırakılmamalıdırlar.

    -İnce dallı SPS’ ler için PAR 400 civarlarındaki değerlerde gayet iyi olduklarını söyleyebilirim. Daha az değerlerde de yaşayabilirler ama renkleri o kadar parlak olmayabilir. Renklendirme için ışık dışında belli parametreler de var tabii.

    -13:17 -14:00 lambaları değiştiriyor. 20000K Radyum ve 14000K Ushio lambalarının arasındaki PAR farkını ölçüyorum. 20000K lambaların değerleri 50 mikromol daha düşük, (%8-10) ama pek önemli değil, önce de dediğim gibi bunlar çok daha mavi gösteriyor, daha güçlü ışık kullandığımızı düşünürken daha düşük bir PAR ile karşı karşıyayız, sarı ve yeşil renklerde soğurulduğu için tank daha karanlık görünüyor. Aslında benim ve ziyaretçilerim için önemli olan, tankın dışarıdan daha çekici görünüp görünmediği ve en iyi görüntü için kaç adet ve hangi güçte lambaların kullanılabileceği.

    -Tankta metal Halidelere ek olarak 3 tane de “reef bright” mavi LED kullanıyorum ve sadece bunlar yanıyorken, chalice ve diğer LPS poliplerinin renkleri harika bir şekilde açığa çıkıyor, ama ne yazık ki bunu video kamera ile gerçeğe yakın görüntülemek zor, ancak fotoğraflarda bunu gösterebilirim. LED ler ile görünen renkler VHO florasanlara oranla çok daha iyi. LED’ ler bir şekilde ya mercanların renklerini daha fazla ortaya çıkartıyor, bizlerin daha parlak renkleri iyi görmemizi ya da mercanların daha fazla floresan pigmenti oluşturmalarını sağlıyorlar diye tahminde bulunabilirim.

    -Resif hobisinde çeşitli aydınlatma kombinasyonlarına LED’ lerin de eklenmesi görsel açıdan pek çok şey değişti diyebiliriz. Sanjay, 14000K kullanarak olağanüstü bir büyüme yakalamış, kolonileri neredeyse su dışına taşacak ve diplerde gölgede kalan yerlerden dolayı çok çok az beyazlama görülüyor. Çoğu kişi fotoğraflama ve görsel ve pazarlama açısından 20000K ‘leri tercih etmekte. İkisi de için de olumlu konuşabiliriz.

    -16:12- Eski tankımda 14000K ve 20000K ‘lerden oluşan metal Halide kombinasyonu kullanmıştım ve hem büyüme hem de renk açısından çok iyi performans yakalamıştım. Şu anda on altı açılı eski Luminarc reflektörlerden kullanıyorum, denemelerimize göre 2000 yılında piyasadaki çoğu reflektörden %80 daha iyi yansıtıyorlardı. Şu anki reflektörler de bunlara benzer kaliteyi yakalamasına rağmen performanslarından çok memnun kaldığım için yenisi ile değiştirmeyi düşünmüyorum. Önlerinde iki adet starfire(düşük demir içerikli) cam var, her hafta bu camları temizleyerek, kirlilikten oluşan %1-2’ lik ışık kaybını da önlemeye çalışıyorum.

    -Suya yakın olan camlarda biriken tuzu temizlemezseniz giderek kalınlaşıyor ve bir keresinde üç ay boyunca ellemediğim tankımda %60 ‘ a varan aydınlatma kaybı yaşadığımı biliyorum, şok olmuştum. Tuzu temizlediğimde görüntü sanki yeni lamba takmışım gibi değişmişti.

    -Temizlik için beyaz sirke(2 birim) ve alkol(1 birim)ve kullanıyorum. RODI su da işe yarıyor. Tabi bu temizlik işini lambalar sıcakken kesinlikle yapmayın.

    -Tanka baktığımda 20000K ışıkların görüntüsünü daha çok beğeniyorum, ama çok çok şahane denecek kadar değil. Sıkıntı şu, 20000K altında sarı ve pembe renkleri tam anlamı ile alamıyorsunuz, sarı renkler yeşile dönüyor, neredeyse her şey yeşile çalıyor. Morlar idare ediyor ama kırmızı, pembe gibi renkli mercanlar sanki kahverengi morumsu renkler alıyorlar. Bu açıdan baktığınızda 14000K renklerde daha fazla kontrast oluşturup ortaya çıkartıyor, ama yine de parlayan mercan izlemeyi daha fazla tercih ettiğim için bu aydınlatmadan hoşlanıyorum. Mesela şurada gördüğünüz Favia, 20000K altında çok daha güzel görünüyor.

    -Bir diğer gelişme de BTA anemonların son yıllarda daha fazla bölünüp yavru vermeleri. Hiçbir tankta bu kadar fazla bölünme olmuyordu, genelde sadece ikiye bölünen anemonlar görüyordum, ama son zamanlarda sanki ağızlarından yavru atıyorlarmış gibi üçer beşer yayılmaya başladılar. Hobinin ilk senelerinde anemonlar yasak listesinin başındaydılar, ama günümüzde tank koşullarına oldukça uyum sağlayan ve çoğalan türler oldular. Tabii bunda konuk ettikleri palyaçoların anemona sağladığı besinler de önemli.

    -Ayrıca Sustainable Aquatics’ en aldığım kültür mercanların bu ışıklar altındaki performanslarını da merak ediyorum. Biliyorsunuz, doğadan toplanan ya da çiftlik üretimi mercanlar sürekli doğal güneş ışığı altından geliyorlar, tanklarımıza geldiklerinde de o güzelim renkler bir anda kahverengi beje dönüyorlar. Kimse bu renkte mercan istemez, bakalım bu ışıklar altında 6-12 ayda renkleri ne olacak?

    -Son zamanlarda çıkan bir makaleye göre sert mercanların renkleri ve parlaklıkları sağlıklarını da ele veriyor. Parlak canlı renklere sahip mercanlar, kahverengi ya da soluk renkli mercanlardan kesinlikle daha iyi durumdalar. Metal Halide ve özellikle LED kullanan arkadaşlar bu belirtilere dikkat etmeliler.

    -Gelelim aminoasit konusuna; mercan sağlığı ve beslenmesi konusunda önemli yere sahipler, tüm yapıları sudan beslenmek için evrimleşmiş ve aminoasitler de sudan alabilecekleri önemli maddelerden. Bu konuda pek çok firma ile irtibata geçtim ve sonunda içinde en yoğun aminoasit bulunduran ürünü kullanıyorum, o kadar yoğun ki suya eklediğimde tüm tank sapsarı oluyor. (23:26) gördüğünüz gibi sadece 30cc dökeceğim, işte konsantre amino asit. Bunu kullandığımdan beri mercanlar çok daha sağlıklı. Aynı zamanda mercanları eğitmeye çalışıyorum. Mercanlar için vereceğim diğer besinleri, amino asit’ten bir sonraki poliplerinin en açık olduğu gün veriyorum. Aminoasit onlar için bir nevi kimyasal refleks uyandırıyor ve bir sonraki gün beslenmeye hazır halde tüm poliplerini açmış oluyorlar.
     
    TencoMelih ve Oceanic bunu beğendi.
  3. Montimahir

    Montimahir

    Mesajlar:
    5.719
    Yer:
    Bursa
    devamı...

    Akıntı

    -Aydınlatmadan sonra göreceğimiz bir diğer değişiklikte akıntı olacak. Tankı kurduğumda beri Vortech MP’ leri kullanıyorum, ancak 12-14 ay sonra gerçekten rahatsız edici sesler çıkartmaya başlıyorlar, tankın yanında oturamayacak hale geliyorsunuz. 14 ay sonra motorlar da aksamaya başlayınca yedek parça ihtiyacı da doğdu, bu cihazlara büyük miktarda yatırım yaptıktan sonra alınacak parçaların da pahalı olması sıkıntı oluyor. Ayrıca akıntının karşılıklı olmasından rahatsızlık duydum, akıntı tankın ortasında ve belli bölgelerinde çok zayıf kalıyordu.

    -Bu nedenle bir nevi geçmişe dönüş yaşayacağız, eski geleneksel yöntemlere döneceğiz. 10 sene önce hayatımda kurduğum en güzel tanka benzer bir sistem yaratmaya çalışacağız. O tankta “seasquirrel” kullanıyordum, burada da tunze dalga motorlarını döndüren “seaswirl” sistemine geçtim. Bu sistemle kayalarda ve mercanlarda biriken tüm artıkları havalandırabiliyorum, sadece bu da değil mercanlara dadanan pek çok zararlı canlının (flatworm, red bugs) da uzaklaşmalarını sağlıyorum. Ayrıca bu akıntı ile polipler daha fazla açıyor.

    -Mercanların üzerlerine verilen bu tip akıntıların yosun oluşumunu da tetikleneceği yönünde eleştiriler olsa da, Ca,kH,Mg değerlerimi yüksek ve tanktaki besin değerlerini düşük tutarak bu konuda şimdiye dek hiçbir sıkıntı yaşamadığımı söylemeliyim. Bu akıntıda mercanların daha kalın ve sağlıklı iskeletler oluşturduğunu da eklemeliyim. İnce gövdeli Tunzeleri ve seasswirl’ leri birlikte kullanmak ile, Kalın gövdeli ve büyük çaplı Vortech’leri kullanmak yatırım açısından fark etmiyor. Ama akıntı gücü açısından; ufak çaplı akıntı motorları, geniş çaplı daha güçlü motorlardan daha verimli oluyor.

    -Yeni hobiciler için tavsiye edebileceğim, akıntıda dikkat ettiğim şeyler; tek bir noktaya odaklanmayan güçlü akıntılardır. Mercanın üzerine sürekli güçlü akıntı verirseniz tüm dokusunu zedelersiniz, buna neden olmadan mercanın üstünde ve etrafındaki tüm birikimi akıntı ile alarak taşırmaya ve oradan dafiltrasyon sistemlerine ulaştırmak istiyorum. Son olarak ta tüm akıntı sisteminin kontrolüm altında olmasını istiyorum. Tunzelerin yönünü istediğim şekilde ayarlayabiliyorum, akıntıya bakarak ölü bölgelerin de akıntı almalarını sağlıyorum. Gördüğünüz gibi, iki tarafta direkt akıntı için hala motorlarım var, ayrıca tankın arka bölgelerini de hareketlendirmek gerekiyor, çünkü bir yıl gibi bir süre içinde, ölü bölgelerde tahmin edemeyeceğiniz kadar pislik birikiyor. Tanklarınızda ölü bölge bırakmamaya, bıraksanız da sifonlama ile bu bölgeleri temizlemeye çalışın.

    -Tüm bu tavsiyelerimden en önemlisi; akıntının rastlantısal olması ve tüm birikintilerin bir şekilde filtrasyon sistemlerine aktarılması. Geçmişte ben de bu iş için en güçlü motorları kullanıp tankı birbirine katma hatasına düşmüştüm. Gördüğünüz gibi bu sistem istediğim işi fazlası ile yapıyor.

    -Mercan türlerine gelirsek; kalın dallı Acropora türleri için akıntı gerçekten kuvvetli olmalıdır. Diğer ince gövdeli SPS’ ler ortalama şiddette akıntı severler. LPS türleri ise daha nazik ve yavaş akıntıları tercih ederler, kuvvetli akıntılar dokularına zarar verebilir. Sadece birikimi önleyecek akıntılar, hareketler yeterlidir.

    -SPS,LPS, soft karışık tanklarda, bunu sağlamak için tek ve güçlü motorlar yerine çok sayıda daha az şiddetli motorlar kullanabilirsiniz. Dalga yapıcılar da mercanların alışık oldukları akıntılar için başarılıdır, fakat yerim müsait olmadığı için hala akıntı motorları kullanıyorum. Tankların iki tarafına asılı büyük çaplı Vortech’ ler açıkçası beni pek tatmin etmiyor, ayrıca mercanlarımın sağlığı ve görüntüsü açısından da bu önemli.

    -Mercanların ahenk içinde sağa sola sallanmaları yerine(32:36), Tunzeleri farklı zamanlarda çalıştırarak rastlantısal salınım yapmalarını sağlıyorum. Bu da dalga yapıcıların sağladığı tek düze görüntünün bir adım önüne geçiyor. Tunze nin zamanlayıcılarını kullanarak daha rastlantısal akıntılar yaratmak, sistem için çok daha sağlıklı olabilir.

    -Teknoloji hızla ilerliyor, 30 sene önce bunların hiçbirine sahip değildik. Her şeyi sıfırdan yapıyorduk. Bu anlamda teknolojiyi kullanarak işimi kolaylaştırmayı seviyorum. Bir sürü ufak modifikasyonlar sayesinde hem zamandan hem de cebimden tasarruf ederek, tankın karşısında daha uzun oturup tadını çıkartabiliyorum.

    -35:26 Seaswirl ile Tunze’ lerin birleştirilmesi. Geçiş adaptörlerinin yivli kısımlarını, dremel yardımı ile gereken miktarda kesip hazırlıyoruz. Kabloyu parçanın içinden geçiriyoruz. Kabloyu seaswirl ‘in içinden de geçiriyoruz ve bu ikisini birleştiriyoruz.

    -Tankta aydınlatma ve akıntı hakkında iki önemli değişiklik yaptık, etkilerini 2-3 ay içinde, eğer içindeki her şey ölmezse gözlemleyebileceğiz (gülüşmeler).
     
    TencoMelih, Alparslan, cimlikaya ve diğer 2 kişi bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş